En acımasız terör örgütü hangisidir
Yüreğinde hiç merhamet olmayan kuruluşun adı nedir
Cami, düğün evi, pazaryeri ayırt etmeden hepsini
bombalayan çete kimdir
Aklınıza gelenden emin misiniz
Bunlar sizin aklınıza kendiliğinden mi geldi yoksa sizin
akılına birilerin tarafından koyulan cevabı kendinizin zannederek o kirli bilgi
birikimini siz mi ortaya çıkardınız
Bu soruları okurken Amerika ve İsrail örgütü aklınıza
geldi mi
Saddam zalimi otuz yıllık iktidarında otuz bin insanı öldürmüş.
Güya Irak halkını kurtarmak için gelen Amerika ve onun
başı olan Bush, bir yılda bir buçuk milyon Iraklıyı öldürmüş.
Bu rakama ulaşabilmesi için zalim Saddam ın tam 1500 (bin
beş yüz) yıl yaşaması gerekirdi.
Dünkü gazete ve televizyon haberlerinde İsrail, üç bin
çocuğu işkenceden geçirdiğini duyuruyordu.
Ama haberleri veren bütün gazete ve televizyonlar İsrail
terör çetesi kelimesini söylemiyordu.
Paris metrosunda patlayıcıyı kimin koyduğu belli değilken
İslami bir örgütü günlerce haber olurken ve terörist denildiğinde hemen
Müslümanlar hatıra getirilirken Ruanda da bir milyon Hıristiyan ın ölmesini
sağlayan Fransa nın cantiliğine leke sürülmüyor.
İsrail, Birleşmiş Milletler in gözetimi, denetimi ve
himayesinde Filistin topraklarının tamamını açık cezaevi haline getirdi.
Her gün istediğini öldürme, dilediğini hapse atma, canı
istediğinde işkence etme yetkisiyle donatılmış İsrail, Amerika nın ileri
jandarma karakolu olarak görev yapıyor.
Ölse de öldürse de kârlı çıkan Batı dır.
Şöyle düşünün, İstanbul da bir kilise veya havranın
kapısı önüne her hafta Türk polisi gelsin ve içeriye girenlerin nüfus cüzdanına
ve fotoğrafına bakarak, onları itip kalkarak içeri alsın.
Yer yerinden oynar.
Birleşmiş Milletler olağanüstü toplanır.
Brüksel deki merkezin ışıkları sabaha kadar yanar.
Türkiye de sağcı ve solcularımız haklı olarak karşı çıkar
ama Kudüs teki Mescid-i Aksa ya her girip çıkan Müslüman beş vakitte iti lip
kakılarak, nüfus cüzdanı kontrolü yapılarak ibadet yapabiliyor.
Erkeklerden elli yaşın üstündekilere, kadınlardan kırk
yaşın üstündekilere Mescid-i Aksa ya giriş izni veren bir cinayet şebekesine
kimse bir şey demediği gibi, terör denildiğinde ilk akla dayak yiyen
Müslümanlar gelir.
Çocuk kaçırma işlemini ilk başlatanlar, dünya genelinde
terör estiren devletlerdir.
Türkiye de hacıların hocaların çocuklarını kaçırdılar.
Kaçırılan o çocuklar eğitildiler, vali yaptılar ama
adamlıktan çıkardılar.
Vali olan kaçırılmış çocuk, hacı anasının elinden Kur anı
alıp yırttı. Başörtüsünü yasakladı, camileri depo yaptı, ezanı yasakladı...
Ama çocuk kaçırmışlar denildiğinde bu terör devletleri
hiç hatıra getirilmez.
Çeçenistan da, Afganistan da, Yemen de, Kaşgar da,
Bağdat ta Halep te evi yıkılan, anne ve babası yakılan çocukların bir yerde
toplanıp evlerinin yıkık yerinde bir sığınak bulduktan sonra asıl teröristlere
direnmeye başladıklarında yaptıkları terör olarak sunuluyor ve ilk inanan da
Müslüman entellerimiz oluyor.
Hâlbuki Rabbimiz: Ey iman edenler, eğer bir fasık size
bir haberle gelirse onu araştırın ki, bilmeden bir topluma sataşırsınız da,
sonra yaptığınıza pişman olursunuz diyor
(Hucurat süresi, ayet 6).