“Kendinizi ve ailenizi ateşten koruyun.” (Tahrim/6)
“Ey Ademoğulları, size avret yerlerinizi örtecek bir elbise ve süslenecek bir elbise indirdik. Bu elbise sizi, şeytanın açılmasını istediği mahrem yerlerinizi örter.” (Araf/26)

Araplar, Cahiliye döneminde Kâbe’yi çırılçıplak olarak tavaf ediyorlarmış. “Allah’a isyan ettiğimiz elbiselerle tavaf etmeyiz!” gerekçesiyle?! Şeytandan insana isabet eden ilk kötülük, avret yerlerini açtırmak oldu. Adem (A.S.) ve Havva anamızı bu noktadan kandırdı. Adem (A.S) ve Havva’nın cennetten indirilmesine çıplak kalmaları neden oldu. (Araf/20-25)
“Hayırlı olan, takva elbisesidir.” (Allah korkusu, iman, vakar) (Araf/26)
“Ey Ademoğulları! Sakın şeytan sizi fitneye düşürmesin.” Sizi kandırmak cennete girmenize engel olmasın.

“Nitekim ana-babamızı, mahrem yerlerini onlara göstermek için soyarak cennetten çıkarmıştı.” (Araf/27) Hz. Lut (A.S.) kavminin, eşcinselliği nedeniyle helaki zikredilir. (Araf/80- 84) “Şeytanlar, iman etmeyenlerin velisi/dostudur.” (Araf/27)

“Setri avret” vaciptir. “Şeytan fuhşu emreder.” (Nur/21)
Rahman tesettürü, iffetin korunmasını emrediyor; (Nur/31, 32; Ahzab/59) şeytan ise açılıp, saçılmayı (Nur/21). “Fıtratın bozulmasını emreder. (Nisa/120) Tesettür emri hem kadınlara hem de erkekleredir.
Müminun suresi 5. ayette cennetlikler sayılırken “iffetlerini koruyanlar” da zikrediliyor.
“Zinaya yaklaşmayın.” (İsra/32)
“Irzlarını koruyanlar, cennetliklerden olacaklar.” (Mearic/29)
Rahman’ın (C.C.) emriyle örtünüyor, şeytanın emriyle açılıyoruz.
“Şeytanı veli edinenler, kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.”
“İman çıplaktır. Elbisesi takva, süsü hayâ, meyvesi ilimdir.” (S.A.V.)

“Dilini, gözlerini, kulaklarını, elleri ve ayaklarını, avret yerlerini haramlardan koruyanlara cennet vaadi var.” (S.A.V.)
Çocuklarımızın ellerindeki “mayınlı” telefonlarla ailemizi nasıl koruyabileceğiz?!
“Hayâ imandandır.” (S.A.V.) Kadına da erkeğe de. Kadına daha çok yakışır.
Eğitim sistemimizde ahlâkın yeri nicedir?
“Utanmadıktan sonra dilediğini yap” (S.A.V.)
İffet korunmadan, aile nasıl korunabilir?!

Medya, internet, mayınlı/akıllı telefon, dijital araçlar ailemizi tehdit ediyor.
Temiz kazançlarla sağlam aile kurulabilir.
Din, hayat, akıl, iffet, mal korunmalı. Devletin görevlerinden.
Islah/koruma adı altında ifsad yapılıyor. “Ailenin korunması.”

LGBT sapkınlık yolu açılıyor, yasal korumayla. Sonra şikâyetler, mitingler?!
Ailenin korunması, iffetin korunmasıyla sağlanabilir. Temelinde güzel ahlâk olmayan hukuk ailenin korunması için yetmez. Temiz lokmalarla beslenen ailede huzur ve güven olur.
Aile kavramı bizde ne anlamda;Batıda ne anlamda.Tanımları farklı.
Ailenin korunması; iffetten, güzel ahlâktan yoksun kimselerin koyduğu yasalarla nasıl sağlanabilir?
Ailenin korunması adı altında aile ifsad ediliyor. (Bakara/11-12)
Ailenin temelinde, güzel ahlâk olmazsa, güvenli olmaz.
“Çağdaş aile” kriterini yakalamamıza bir adım kaldı: Aynı cinslerin “evliliği”nin yasallaşması, normalleşmesi?!

Sadık habercimiz (S.A.V.) ahir zamanda bu sapıkların bir kısmının “domuz”, bir kısmının da “maymun” suretine çevrilerek, helak edileceğini haber veriyor.
LGBT sapkınlığı sadece ailemizi değil, ülkemizi tehdit ediyor; yerin dibine batıracak bir musibet...
Fuhuş ve faiz normalleşerek bekamızı tehdit edecek boyutta.
Hem devlet hem de STK’lar LGBT sapkınlığından sorumludur.

Faiz ve fuhuş yaygınlaşırsa ilahi koruma kalkar; her türlü musibet sarar. (S.A.V.)
Ailenin korunması, midenin haramlardan korunması, helal kazançla başlar. Haram lokmalar ana rahmindeki çocuğu etkiler...
Zinaya yaklaşmamak da gözler ve sözlerin korunmasıyla, ihtilatla başlar. Bu nedenle harama bakmak, hem erkeğe hem de kadına yasaklanmıştır. (Nur/31, 32)

Rahman; tesettürü, iffeti, takvayı emrediyor; şeytan da açılmayı/çıplaklığı, fuhşu, LGBT’yi emrediyor. Kimin kullarıyız?! Rahman’ın mı, yoksa şeytanın mı? Zina, eşcinsellik suç değil, hak ve özgürlük olarak gösteriliyor yasalarda.

“Besmelesiz” (beşeri, laik, seküler) hukuk, öğretim ve eğitimle kurulan aileler/evler , “örümcek yuvası” gibi zayıf/güvensiz olur. (Ankebut/41). Huzurlu, güvenli ve müreffeh, geçimli bir hayat; ancak şükredebilen ailelerde/toplumlarda mümkündür. (Nahl/112) Ailede de ülkelerde de “İslamsız saadet olmaz” gerçeğini anlamalıyız, vesselam.