Cumhur İttifakı’nın nefret ve husumet söylemleri yüzünden Bağcılar’da ayrı siyasi görüşteki gençler çatıştılar, kan döküldü…
* 30-40 yıllık arkadaşlıkların, dostlukların arasına parti fitnesi girebiliyor.
* Biri Cumhur İttifakı’nda biri Millet İttifakı’nda iki gencin cepheleri farklı olduğu için evlenmekten kaçındıklarını gözlemliyoruz.
* Biz birbirimize karşı böylesine bir husumet içindeyken, ABD büyükelçilik binasını Kudüs’e taşımakta, levhalarını Kudüs sokaklarına yerleştirerek, adım adım, Siyonist projeyi gerçekleştirmekle meşguldür.
* Hem beka sorunumuz var deniyor, hem de bekamızı tehdit eden, 20’den fazla yabancı üssün, özellikle de İncirlik Üssü’nün varlığı, görmezden geliniyor. İncirlik’ten kalkan uçaklar, bir kandil gecesinde, Şam’ı bombaladılar.
* Irak’ta, Libya’da, Suriye’de, Afganistan’da, Yemen’de düşmanlığı açığa çıkan Batılı güçlerle (ABD, AB, İsrail) stratejik ortaklığı sürüyor. Ortadoğu’da milyonların katliamına, tecavüzlerine, tehcirlerine dur demek gibi bir sorumluluğumuz yok mu?
* Mavi Marmara olayında belki de tarihimizin en talihsiz antlaşmalarından birisine İsrail’le imzayı koyduk. Şehitlerin kanları pahasına. Mavi Marmara Türkiye’ydi. Aslında Türkiye vurulmuştu.
* En çok vurgulanan “bölünmezlik” ilkesine rağmen Avrupa Birliği ortaklığı, BOP’ta “eş başkanlık”, Siyonistlerden “cesaret ödülü” ile hatta talimatla çıkartılan “ikizler yasası” ile bölünmenin önü açılmıyor mu? AB ortaklığı ile egemenlik uluslararası güçlere kısmen de olsa devredilmiyor mu? Roma’da papanın heykeli altında imzalanan AB Anayasası fotoğrafı neyin nesidir?
* MHP ile birlikte uygulanan “ulusalcı politika”, karşıt ırkçılığı “kürtçülüğü” büyütüp beslemiyor mu?
* Cumhuriyet tarihinin en büyük dış borçlanması bağımsızlığımızı tehdit etmiyor mu?
* Samanı, canlı hayvanı, tarım ürünlerini bile ithal etmek zorunda kalmadık mı?
* Bu politikalarla “millilik ve yerlilik” nasıl açıklanabilir? Bu ne yaman çelişkidir?!
* Dışardan kuşatılmışlık varken içerde ayrımcılık kime yarıyor?
* AK Parti seçim beyannamesinde özetle 16 yıl yapamadıklarını seçimden sonra yapmayı vaat ediyor. Bu ne kadar inandırıcı oluyor? Bu kaçıncı yeni milat?
* Çıkartılan ittifakla ilgili yasada Cumhurbaşkanlığı seçimi için gerekli 50+1’in sağlanmasının gittikçe zorlaşması, iktidarın sürekli kan kaybetmesi ve MHP’nin de baraj sorunu yaşıyor olmasının getirdiği bir zorunluluk. Bu ittifak istenmese de Millet İttifakı’nı oluşturdu. Böylece Cumhur İttifakı ihtiyacı Millet İttifakı’nın kapısını açtı. Böylece Saadet Partisi’nin önündeki en büyük engel olan yüzde 10’luk baraj kalkmış oldu. Örneğin Saadet Partisi %9.99 almış olsaydı bu seçim işbirliği olmadan hiçbir milletvekili çıkaramayacaktı. Millet İttifakı ile baraj sorunu olmayacağı için oy zayiatı da olmayacak. Her parti aldığı oy nispetinde milletvekili çıkartabilecektir. Böylece inşallah Saadet Partisi de TBMM’de temsil edilebilecektir. Yani CHP dün AKP’nin, Sayın Cumhurbaşkanı’nın TBMM’ye taşınmasına aracı olurken, bu gün de SP’nin taşınmasına aracı oluyor. AK Parti’nin Cumhurbaşkanlığı seçiminde, MHP’nin milletvekili seçiminde işbirliği amacıyla çıkarılan “seçim ittifakı” yasası, aynı şekilde baraj problemi yaşayan partilerin “öngörülemeyen bir şekilde” bir araya gelip Millet İttifakı’nı oluşturmalarına imkân sağlamıştır. Millet İttifakı’nda Saadet Partisi, CHP, İYİ Parti kendi amblemleri ve listeleriyle seçime girecekler. Bu beklenmeyen gelişme Cumhur İttifakı’nın paydaşlarını karşı oluşumu “kısa yoldan” suçlamaya itmiştir. Bunun anlamı, “Biz işbirliği yaparız, bizim dışımızdakiler yapmasın”dır.
* Sorun RTE’nin gidip yerine bir başkasının gelmesi sorunu değildir. Sorun ilkeseldir. Sistemle ilgilidir. Mevcut durumda yasama ve yargı doğrudan veya dolaylı olarak yürütmenin denetimindedir. Kuvvetler ayrılığı, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve güçlü yasama yoktur. Bunun kabul edilmesi mümkün değildir. Yasama ve yargı yürütmeyi denetleyebilmelidir. Adalet istikrara feda edilmemelidir. Kaldı ki istikrar da kalmamıştır.
* Cumhurbaşkanlığı adaylığı için 100 bin imza zorunluluğunun da TBMM’de temsil edilen AKP, MHP, HDP’li için değil de Saadet Partili, İyi Partili biri için bir engel olarak düşünülmediğine kim inanabilir?
* Saadet Partisi, gönüldaşlarının duaları, 5-10 TL’lik mobil aidatları ve üstün fedakârlıkları ile seçim çalışmalarını sürdürüyor. Bakalım güçlü, varlıklı, imtiyazlılar mı, yoksa mazlum ve mağdurlar mı kazanacak? Milli Görüşçüler zaten her halde kazanıyorlar.