Sayın Ticaret Bakanı Ömer Bolat!
Bugün size yeni bir sorunu anlatmayacağım. Yıllardır yazdığım, defalarca gündeme taşıdığım, gazetelere manşet olan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde dile getirilen fakat hâlâ kalıcı çözüme kavuşmayan bir sorunu yeniden hatırlatacağım.
Üstelik bu defa elimde yalnızca şoförlerimizin şikâyetleri değil, geçmiş yılların gazete manşetleri de var!
Yıl 2024…
Avrupa yollarında çalışan Türk TIR şoförleri sınır kapılarında perişandı. Sırbistan-Hırvatistan sınırında 25 kilometreyi bulan kuyruklar, Sırbistan-Bulgaristan geçişinde kilometrelerce bekleyişler yaşanıyordu.
15 Aralık 2024 tarihinde yayımlanan “TIR şoförlerinin gümrüklerdeki çilesi ve Sıla Yolu sorunları” başlıklı yazımda bu mağduriyetleri belgeleriyle gündeme taşımıştım.
Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya’nın da girişimleriyle TIR şoförlerimizin yaşadığı sıkıntılar Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine taşındı.
Peki, ardından ne oldu?
9 Ocak 2025 tarihli Hürriyet gazetesinin manşetini hatırlayalım:
“BULGARİSTAN’I BAYPAS ROTASI”
Bir başka manşette ise:
“TIR KUYRUĞUNA KÖSTENCE FORMÜLÜ”
deniliyordu.
Açıklamalara göre Türk TIR’ları Bulgaristan sınırındaki uzun kuyruklara girmeyecek, Karasu Limanı’ndan gemilerle Romanya’nın Köstence Limanı’na taşınacaktı.
Günde önce 300, ardından 600 TIR’ın deniz yoluyla taşınması hedefleniyordu.
Manşetler atıldı, projeler anlatıldı, ihracatçılara ve nakliyecilere umut verildi.
Şimdi soruyorum: O gün açıklanan hedeflerin kaçı gerçekleşti? Kaç TIR bu güzergâhtan taşındı? Sınır kapılarındaki kuyruklar ne kadar azaldı?
Aradan neredeyse iki yıl geçti.
Yıl 2026…
Yine aynı sınır kapıları, yine kilometrelerce TIR kuyruğu, yine mağdur şoförler!
Kapıkule, Hamzabeyli ve İpsala’da yaşanan sıkıntılar yeniden gündemde. Şoförler protesto gösterileri düzenliyor. Avrupa’daki 90 gün kalış süresi uygulaması da uluslararası taşımacılık yapan sürücülerimizin karşısına ayrı bir engel olarak çıkıyor.
2 Kasım 2026 tarihinde yayımlanan “Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a açık çağrı: 90 gün engeli ve TIR kuyrukları ne zaman bitecek?” başlıklı yazımda bu sorunları yeniden gündeme taşıdım.
Ve şimdi yeni bir gazete manşetiyle karşı karşıyayız:
“BULGARİSTAN SINIRINA YENİ KAPI”
Habere göre Bulgaristan ile yapılan mutabakat kapsamında Kapıkule’nin kuzeyinde yalnızca TIR geçişlerine hizmet verecek yeni bir sınır kapısı açılması planlanıyor.
Sayın Bakan!
2025 yılında Bulgaristan’ı baypas edeceğinizi söylüyordunuz. Şimdi Bulgaristan ile yeni bir kapı açacağınızı söylüyorsunuz.
Peki, 2025 yılında açıklanan baypas projesi ne oldu?
O proje beklenen sonucu vermedi mi? Verdi ise neden bugün aynı kuyrukları konuşuyoruz?
Yeni sınır kapısı elbette bir çözüm olabilir. Ancak ortada henüz tamamlanmış bir kapı değil, açıklanmış bir mutabakat ve proje bulunuyor.
Benim itirazım yeni kapı açılmasına değil, her krizden sonra yeni bir proje açıklanırken eski projelerin hesabının verilmemesine!
Dikkat ediyorum, ne zaman TIR şoförlerimizin mağduriyeti kamuoyunun gündemine gelse, ne zaman protestolar başlasa, ne zaman gazeteler kuyrukları manşetlerine taşısa, hemen ardından yeni bir çözüm açıklaması geliyor.
2025’te Köstence formülü…
2026’da yeni sınır kapısı…
İnsanın aklına ister istemez şu soru geliyor:
Acaba bu açıklamalar gerçekten sorunları çözmek için mi yapılıyor, yoksa yükselen tepkileri yatıştırıp milletin gazını almak için mi?
Sayın Ömer Bolat!
Türkiye’nin ihracatını taşıyan şoförlerimiz sınır kapılarında günlerce beklerken yalnızca zaman kaybetmiyor. Nakliye maliyetleri artıyor, teslimatlar gecikiyor, firmalar zarar görüyor, ülkemizin uluslararası ticaretteki rekabet gücü olumsuz etkileniyor.
Bir TIR’ın sınır kapısında beklediği her saat, Türkiye ekonomisine de maliyet olarak yansıyor.
Üstelik mesele yalnızca yeni kapı açmakla çözülecek kadar basit değil. Bulgaristan tarafındaki kapasite, personel yetersizliği, gümrük işlemleri, kontroller ve Avrupa’daki sürücülerin 90 gün sorunu da çözüm bekliyor.
Bir tarafta yeni kapı açılacağını açıklarken diğer tarafta şoförlerimizin Avrupa’da karşılaştığı 90 gün engeli devam ediyorsa, sorunun yalnızca bir bölümüne müdahale etmiş olursunuz.
Ben artık yeni vaatler değil, eski vaatlerin sonuçlarını görmek istiyorum!
2025’te açıklanan Köstence projesinin gerçekleşen taşıma rakamlarını kamuoyuna açıklayın.
Yeni sınır kapısının ne zaman açılacağını, kapasitesinin ne olacağını ve kuyrukları ne ölçüde azaltmasının beklendiğini somut bir takvimle ortaya koyun.
90 gün sorunuyla ilgili Avrupa Birliği nezdinde hangi girişimlerin yapıldığını ve hangi sonuçların alındığını açıklayın.
Çünkü bu mesele yalnızca bir gümrük meselesi değil, Türkiye’nin ihracatının, ekonomisinin ve uluslararası taşımacılıktaki itibarının meselesidir.
Sayın Bakan, 2024’te sorun vardı. 2025’te çözüm manşetleri atıldı. 2026’da yine aynı sorunları konuşuyoruz.
Bu durumda vatandaşın sorması gereken soru gayet açıktır:
2027 yılında da yeni bir gazete manşetiyle mi karşılaşacağız, yoksa artık sınır kapılarında gerçekten çözülmüş bir sorun mu göreceğiz?
TIR şoförlerimizin ihtiyacı yeni manşetler değil, beklemeden geçebilecekleri sınır kapılarıdır.