Aslında dünyayı ayağa kaldırması gereken bir iddia!
İddia şu: Ünlü Rosthchild ailesi, IMF ye rakip banka
kuran Rusya lideri Putin in uçağının vurulmasını istedi ancak yanlışlıkla
Malezya uçağı düşürüldü.
Hatırlayacaksınız, Milli Görüş lideri, önceki Başbakan
Prof. Dr. Necmettin Erbakan Dünyayı yöneten perde arkası güçleri, karanlık
odakları, asıl güç merkezlerini anlatırken bu aileye sık sık göndermelerde
bulundu.
***
Peki, Rosthchild ailesi nasıl bir aile
* Dünyadaki belli başlı telekom şirketlerine el atanlar
hep onlar... Telekom özelleştirmelerinde hep onlar birincil rolde...
* Musevi ve Alman asıllı bankerler ailesi olarak
tanınıyorlar...
* Dünyayı yöneten aile olarak biliniyor.
* Reuters i o aile kurdu.
* Yahudi bankerlerin en tepesinde yer alan bir aile.
* 500 seçkin gazeteciyi malikânelerinde ağırlayanlar yine
onlar.
* Kırım savaşını ve Bağdat demiryolu inşasını o aile
finanse etti.
***
Rothschid ler ailesi...
Mayer Amschel Rothschild (Frankfurt 1743 1812) ailenin
atası.
1800 de Mayer Amschel in beş oğlundan üçüncüsü olan
Nathan (Frankfurt 1777 - Londra 1836) Manchester a ve daha sonra da Londra ya
yerleşti ve burada ticari ve mali büyük işler çevirdi.
İngilizlere Napolyon a karşı mücadelelerinde para
sağladı, kara Avrupa sına geçip imparatora karşı mücadeleyi finanse ederek
yardımda bulundu. En küçük kardeşi James (Frankfurt 1792 - Paris 1868) bu işte
ona yardım etti. James, 1812 de Paris e yerleşti ve özellikle İspanya savaşı
sırasında Wellington a paralar aktararak büyük kazançlar sağladı.
Rothschildler bu aşamadan sonra kendi haberleşme
servislerini, Reuters i kurdular (bir söylentiye göre, Waterloo savaşının
sonucunu ilk öğrenen Nathan olmuştur) ve büyük başkentlere -Londra, Paris,
Napoli, Viyana- yerleştiler. Mayer Amschel in dördüncü oğlu Carl (1788 1855)
Napoli de bir firma kurdu, ikinci oğlu Salomon (1774 1855) ise, 1820 de
Viyana ya yerleşti.
Kardeşler, paranın fiilen yer değiştirmediği ve alım
satım işlemlerinin sadece hesaptan yapılan aktarmalarla tesviye edildiği takas
(veya clearing) sistemi sayesinde muazzam kazançlar sağladılar. Napolyon un
yenilgiye uğratılmasından sonra, Louis XVIII e mali yardımda bulunmuş olan
Rothschildler, Fransa nın müttefik devletlere olan borçlarının ödenmesinde
kolaylık sağladılar.
***
Malikânelerinde dünyanın hemen her noktasından ünlü
isimleri ağırlamaları ile biliniyorlar.
Gazeteci Güneri Civaoğlu, bu ailenin malikâne sinde
ağırlanan 500 seçkin gazeteciden birisiydi.
1800 lü yılların başından 1940 lı yıllara kadar dünyanın
kaderini etkilemiş olan ve dünyanın gidişatına yön veren ailelerden biri olarak
bilinen bu aile, tüm dünyadan 500 gazeteciyi Fransa daki şatolarına bir müddet
için seminer veya eğitim gayesi ile davet edip ağırlamıştı.
Rothschidler bir görüşe göre Yahudi bankerler arasında
hiyerarşinin en tepesinde olan bir aile. Bu nedenle de siyasi Siyonizm akımının
lideri Theodor Herzl, ilk olarak Rothschildlerden yardım istemişti.
***
Aile, kısa süre sonra Filistin e yapılan Yahudi göçünün
en önemli destekçisi haline gelmişti. Osmanlı Bankası Rothschildler tarafından
kurulmuştu. Kırım savaşını ve Bağdat demiryolunun yapımını finansa eden de aynı
aile idi. Wickers Armstrong firması ile önemli imtiyazlar aldılar.
Rothschildler, 1900 lü yılların başında Rusya
petrollerinin önemli üreticisiydi.
Kısacası Rothschildler yüzlerce fonda, onlarca bankada
(ki bunların arasında Citicorp da bulunuyor), pek çok madencilik kuruluşunda,
biyoteknolojide, kimya sanayiinde, demir çelikte, emtia ticaretinde, deniz
taşımacılığında, silah sanayiinde, hâsılı paranın olduğu her yerde olan bir
aile.
Ortadoğu nun çıbanbaşı katil devleti İsrail, vuruyor da
vuruyor, öldürüyor da öldürüyor.
Merhum Abdurrahim Karakoç un Filistinli bir çocuğun
dilinden yazdığı şiiri okumuş muydunuz daha önce
Filistin de yaşanan acıya bir de çocuk penceresinden
bakmaya ne dersiniz! İşte o şiirin bir kısmı;
Ben Filistinli çocuk
Sizin yuvanız gibi sıcacık,
Benim de yuvam vardı ufacık.
Siz ne kadar şanslısınız!
Rüyalarınız bile şen şakrak,
Ben ise rüyamdan bile ağlayarak,
Gece uykumun arasında,
Uyanıyorum korkarak!
Siz yaşadınız mı hiç
Top mermileri arasında bağırarak,
Tankların altında ezilirken,
Korkuyla uykudan uyandığınızı,
Gördünüz mü hiç
*
Gündüz böyle, gece böyle, rüyada böyle,
Hangisi gerçek, hangisi düş,
Bilmiyorum ben de.
Ben böyleyim işte,
Ben, Filistinli çocuk!
*
Üzülüp ağladığım zaman,
Gelip başımı okşayan,
Gözyaşlarımı silen bir babam olsaydı! n n n
Ama yok artık benim babam!
Çünkü ben, babası zindanlarda çürüyen,
Ona ağıtlar yakıp üzülen,
Filistinli çocuk!
*
Nerde buzullar arasında sıkışıp kalan
Balinaları kurtarmaya çalışanlar
Nerede petrole batan kuşlara,
Üzülüp ağıtlar yakanlar
Nerede sokak köpeklerine acıyıp,
Onlara yardıma koşanlar
*
Bir balina, bir kuş, bir köpek kadar,
Benim de değerim var.
Yıllardır dinmedi gözyaşım,
Ben hep ağlıyorum!
Gözyaşlarım bile kurudu,
Tıpkı çöller gibi!
Sen benim gözlerimden yaşların,
Aktığını mı sanıyorsun
Senin gördüklerin gözyaşı değil,
Onlar, gözyaşı yerine akan,
*
Belki de hiçbir zaman,
Artık olmayacak babam!
Keşke ben de sizler gibi,
Koşup Baba! diyebilseydim
Kollarına atılıp, sarılsaydım boynuna,
Oyunlar oynasaydım onunla.
*
Bir kuş, bir köpek, bir balina kadar
Bana yardıma koşmayanlar!
Ben inlerken zulüm altında,
Ben ezilirken tanklarla,
Kollarım kırılırken taşlarla,
Herkes bana seyirci kalıyorsa,
Utansın bütün insanlık!
Utansın bütün dünya!
*
İsrailli askerler tarafından,
Kolları taşlarla kırılan,
Bacakları tekmeyle, dipçikle ezilen,
Feryadıma hayvanlar bile dayanamazken,
Herkes tarafından seyredilen,
Ben, Filistinli çocuk!
(Abdurrahim Karakoç)
Bir de şaşırtın be arkadaş!
Dâhili telefonum çaldı.
Arayan Mustafa Kurdaş
Genel Yayın Yönetmenimiz
Bana şu ana kadar herhangi bir telefon gelmedi dedi.
Geçen yazımda, Uyuşturucu maddesi Bonzai gibi hassas ve
önemli bir konuyu başından bu yana bir kuyumcu titizliği ile takip eden ve en
küçük bilgi kırıntısını gazetede değerlendiren Milli Gazete ye yetkili ve
ilgili kuruluşlardan en azından bir teşekkür geldi mi, gelmedi mi Söz,
Mustafa Kurdaş ı ve Ercan Özcan ı gördüğüm ilk yerde soracağım diye yazmıştım
ya, hani!
Kurdaş, ben sormadan cevabını verdi.
Sonra telefonu kaldırdım bu kez ben sordum, Yazı İşleri
Müdürümüz Ercan Özcan a:
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ndan, Yeşilay dan
ya da benzer kurum kuruluşlardan sana gelen bir teşekkür telefonu, maili var
mı
Yok dedi.
Bir de şaşırtın be arkadaş, bir de şaşırtın!