İsrailli politikacılar inadım inat demeye devam

ediyorlar!

Hiçbir uyarı onları yola getirmeye yetmiyor!

Ve Filistinlilere karşı katliamı sürdürüyorlar!

Gazete sayfaları ile televizyon ekranları bu

katliamlardan geriye kalan fotoğraflarla dolu!

Yüzlerce masum çocuk bu katliamlarda can verdi!

Binlercesi de yaralanarak sakat kaldı!

Filistinliler can verirken, İsrailliler ne yaptı

İnsanlıktan nasiplerini hiç almadıkları için

bombaladıkları yerlere hâkim bir tepeye çıkıp olayı seyrettiler ve düşen her

bombanın ardından sevinç çığlıkları attılar!

İsrail in izlediği bu vahşet politikalarının ardından

bizim yetkililerce yapılan açıklamaların da derde derman olacak hali yok!

Ancak içlerinde kabaran öfkeyi söze dökerek biraz

kendilerini rahatlatmaktan başka bir şey yapmış olmadılar!

Ne İsrail i bir kez daha ikaz etmelerinin bir faydası

var!

Ne İsrail in yaptığının uluslararası toplumun yüz

karası olduğunu ilan etmelerinin bir faydası var!         

Ne de İsrail in tüm dünya için büyük bir tehdit olduğunun

altını çizmelerinin bir faydası var! Bu tür açıklamalar İsrail in bir

kulağından girip ötekinden çıkıp gidiyor!

Onlar zaten kulaklarını bizimkilerden gelecek

açıklamalardan çok ABD den ve Batı dan gelecek açıklamalara vermiş durumdalar!

ABD bunca vahşete rağmen ortada orantısız güç

kullanıldığına dair bir kanıt olmadığını söylediğine ve Merkel de destek

verdiğine göre İsrail in şımarıklığı daha sürüp gidecek demektir! İsrail i

hizaya sokacak tek şey onların anladığı dil ile konuşmaktır!

Onlar meselelerini hep şiddetle halletmeyi düşündükleri

gibi bu sorunu çözmek isteyenlerin başvuracağı yöntem aynısı olmadıkça İsrail i

frenlemek mümkün gibi gözükmemektedir!

Hele arkalarında ABD gibi destekçileri olduğu sürece de

bunun oldukça zor olacağı aşikârdır.

Bir İsraillinin ayağına diken batması bile ABD için büyük

mesele olurken yüzlerce Filistinlinin canından olması bir şey ifade etmediğine

göre İsrail zulmünden şikâyetçi olanlar kendi çözümlerini kendileri üretmek

durumundadırlar!

ABD den dolayısıyla da Birleşmiş Milletler gibi

kuruluşlardan bu konuda etkili bir adım atılmasını beklemek aşırı iyimserlik

olur!

Özetle söylemek gerekirse Müslümanlar kendi başlarının

çaresine bakmak zorundadırlar!

Rahmetli Erbakan hoca boşuna Müslümanların kendi

Birleşmiş Milletler ini kurması gerektiğini söyleyip durmuyordu!

Bugün İsrail vahşetinden şikâyetçi olanlar Erbakan

hocamızın bu sözlerinin boş sözler olmadığını idrak edebilmiş olsalardı

muhtemelen bugün bambaşka noktalarda olurduk! Dış politikada Erbakan ın

eksikliği ne kadar çok hissediliyor değil mi