Zaman derin sonuçlar bırakarak geçip gidiyor. İnsan bu dünyada olduğu müddetçe her yıl geçip gidecektir. Zamanın son sürat akışında insan kendince ne kurtarırsa kendi haritasında o yer alır. Dehrin bir kesitinde yaşamıyla yer alan insan bütün kesitler için akıştan kenara çıkardıklarıyla yaşar. Zamanın elinden kurtardıkları gelecek zamanlar içindir. Her şeyi her daim yenileyen zaman kendi hızından ödün vermiyor. Zamanın çarkında öğütülemezler vardır; insan o akışta kimyası ve sırrı bozulmamış olanları alırsa gelecek zamanlar için fiziği bozulmaz bir ruh meydana getirebilir. Her yıl geliyor ve insan yaşadığı müddetçe geçip gidiyor. 2025 yılı geldi ve geçip gitti. Ne kaldı geriye 2025’ten. Bana göre 2025 nasıl geçti?

Otuz yıldır edebiyat dergilerinde şiirlerim yayımlanıyor. İlk şiirim 1996 yılında yayımlandı. 1996 yılından bu yana kesintisiz bir şekilde dergilerde şiirlerim yayımlanıyor. Otuz yıldır otuzüç farklı dergide şiirlerim yayımlandı. Her yıl dergilerde ortalama on şiirim yayımlandı. Otuz yıldır her yıl dergilerde en az üç şiirim yayımlandı. Bir yılda onbeş şiirim yayımlandığı da oldu on şiirim yayımlandığı da. İlkokul birinci sınıfta okuma yazmayı öğrendikten sonra şiir yazmaya başlamıştım halen yazmaya devam ediyorum. Ölene kadar…

2025 yılı benim açımdan nasıl geçti. Her yıl gibi çok hızlı geçti. Neredeyse göz açıp kapayıncaya kadar. 2025 yılında edebiyat dergilerinde yedi şiirim yayımlandı. Üç şiirim Muhit dergisinde yayımlandı. Üç şiirim Yitiksöz dergisinde yayımlandı. Bir şiirim Hece dergisinde yayımlandı. Başka bir dergiye bu yıl şiir göndermedim. İstense de göndermediğim (gönderemediğim) dergiler oldu. Dergilerde şiir yayımlatmayı her zaman önemserim. Bir dergide ilk önce kendi şiirimi okurum. En az üç kere. Sonra diğer şiirleri okurum. Dergilerdeki her şiiri okurum. Ben olsaydım şunu şunu koyardım, şunları koymazdım diye kendimce seçerim, bunu kimse bilmez tabi kendi kendime yaparım. Bir dergide kendi şiirimden sonra beğendiğim şiiri birkaç kere okurum. Dergilerde şiiri yayımlanmış her ismi değerli görürüm. 2025 yılında edebiyat dergilerinde kendi şiirlerimden başka şiirler de okudum. Beğenmediklerim de vardı beğendiklerim de. Kendi dergim olsaydı beğendiklerimi neden beğendiğimi yazardım. Beğenmediklerimi yazmazdım. Çünkü heves kırmamak lazım, dahası kalp kırmamak gerek.

Kendi dergim olsaydı deyince yine bir hüzün çöktü. Otuz yıldır edebiyat dergilerinde şiirlerim yayımlandı. Yayımlanmış beş şiir kitabım var. Şiirlerim üzerine üçyüzden fazla yazı yazıldı. Otuz yıldır edebiyat dünyasının içindeyim. Bu zamana kadar ismim herhangi bir derginin jeneriğinde yer almadı. Bu zamana kadar kendim de dergi çıkaramadım. Hep bir edebiyat dergisi çıkarma hayalim var. Yirmibeş yıldır var bu hayalim. Ama bu zamana kadar çıkaramadım. Neden çıkaramadım? Dergi çıkaracak param olmadı. 2025 yılında da dergi çıkarmayı hep hayal ettim ama bir türlü gerçekleşmedi. Bir edebiyat dergisi çıkarmadan ölürsem gözüm açık gidecek!

2025 yılında başka ne yapamadım. Onbeş yıldır kurma hayalini kurduğum yayınevini 2025 yılında da kuramadım. Yayınevinin ismi hazır, hangi kitapları yayımlayacağım listem hazır. Hazır olmayan ne. Yayınevi kuracak param yok. Bir yayınevi kurmadan ölürsem gözüm açık gidecek! Hayatımda zengin olmayı hiçbir zaman hayal etmedim ve istemedim ama yayınevi kurmak için zengin olmayı bile istedim! Yayınevi kurmak için kaç kere teşebbüsüm oldu ama olmadı. Geçmişte birlikte yayınevi kuralım diyen arkadaşlar oldu, ortaklık parasını yani bana düşen payı bulamadım. İnsanın bu dünyada birçok şey içinde kalır ya benim dergi çıkaramamış ve yayınevi kuramamış olmak içimde kaldı hep. Elbet başka binlerce şey var içimde kalan. Ama onlar olmadı olmasına bari bunlar olsaydı! Yayınevi kurmak ve dergi çıkarmak olsaydı! 2025 yılı nasıl mı geçti?

Gerçekleşmemiş hayallerle, ısrarla edilen umutlarla!