Gencecik fidanlar bir bir toprağa düşüyor. Çocuklar yetim, anneler, babalar ve eşler çaresiz haldeler. Yavrular; ”iki aydır babamı görmedim! Neredesin baba ” diye feryat figan ediyor. Yürekler paramparça. Diğer taraftan Avrupa’ya gitmek için, şişmiş botlarla tehlikeli yolculuğu göze alan çaresiz mülteciler. Ve sahile vuran çocuk cesetleri. Dünya seyretmekte, Ölen Müslüman olunca; üç maymunu oynamaktalar. Dünya üç maymunu oynaya dursun,  Müslümanlar birbirini öldürmekte, savaştan rant elde etmek isteyen süper güçlerse kasalarını doldurmaktalar. Bizler ise; başımızda bizi idare eden nasılsa bir Müslüman “bir bildiği var” düşüncesiyle algının gücüne teslim oluruz. Bu gidişat nereye kadar sürecek diye sorgulamayız.

Neredesin ey insaf Neredesin ey vicdan Neredesin ey insanlık Hiç biri yok ortada! Gönüller maneviyatsız kalmış. Beyinler maddiyat peşine koşmakta. Diğer taraftan cenazede hiçbir şeyden habersiz bir yaşında çocuk balonuyla oynamakta; bizler evlerimizde bir film seyreder gibi haberlerde bu yaşananları seyretmekteyiz. Artık her şey normalleşti bizim için. Ölen asker, ölen polis kimin umurunda Ya yetim kalan çocuk Maneviyatsız kalplerde yaşananlara yer olur mu hiç Olmaz tabi!

Bizler bir projenin ürünüyüz. Maneviyatı şırınga ile çekilmiş, yerine maddiyat şırınga edilerek melez hale getirilmiş hibrit bir insan. Ektiğimiz hibrit tohumdan bir farkımız yok! Son kullanma tarihi geçmiş ürünler gibi değersiz bir insan yığınına dönüştürülmüşüz. Menfaatimiz uğruna toprağa düşen insan umurumuzda değil. Mücahitlerin müteahhit olduğu bu dönemde Siyonizm’le nasıl mücadele edeceğiz.

Siyonizm’in piyonu Ateist terör örgütünden insanlık beklemenin bedelini en ağır şekilde yaşamaktayız. Barış sürecini yapanlar bilmeliydi ki; vicdanı olmayanlarla barış olmaz! “Nerdesin baba ” diyen yavrucuğun haykırışlarını Demirtaş görmüyor mu Kendi çocuklarına bakıp, yetim kalan çocukların acısını yüreğinde hissetmiyor mu Maneviyatı olmayan birinden vicdani muhasebe beklenebilir mi Neden Brüksel’e gidiyor da Kandil’e gidip gereğini yapmıyor Uşaklık yapanlar efendilerinin emrinden çıkamazlar. Ortadoğu’yu sömürmek için oyun kuran batı hem Türkiye’ye hem de terör örgütlerine efendilik yapmaktadır. Ne zaman bunu görüp, aslımıza rücü edersek; oyun bozulur 13 yıldır AB’ye gireceğiz diye ne kadar İslam’ı hassasiyetlerimiz varsa ayakaltına altık. O kadar şuurumuzu kaybettik ki, biat sarhoşluğundan gerçekleri göremedik.

Barış süreci devam ederken ne oldu da birden terör hortladı. Bunun altında yatan gerçekleri bir türlü anlayamadık. Yetim kalan çocuklar, sahile vuran Suriyeli Aylan Kurdi’nin cansız bedeni bize çok şey söylüyor söylemesine, kalpler biat etmekten bir türlü haykırışları duyamamakta. Girmeye çalıştığımız AB ülkeleri, “Ben Müslüman istemiyorum” diyor da, algıdan sarhoş olmuş kalpler; ”Biz neden Müslüman düşmanı AB’ye girmeye çalışıyoruz ” diye sormak aklına gelmiyor

ABD’nin %75 petrolünün karşılandığı Ortadoğu’da daha kolay yoldan petrolu kendi ülkesine ulaştırmak için bu bölgede oyun kurucu olduğunu anlayamadık. Büyük Ortadoğu Projesiyle 22 Ülkenin sınırlarını değiştirmek isteyen ABD, Türkiye başbakanına eş başkanlık görevini neden verdiğini hâlâ sorgulamış değiliz.