Sürühayvanların içgüdüsel olarak bir araya gelmeleri ve
öndekileri takip etmeleri ile gerçekleşir. Burada öndekiler nereye giderse
arkadakiler onları takip ederler. Sürüye dahil olmuş bir hayvan buradaki
ortamın bir parçasıdır. Geçtiğimiz yıllarda bir uçurumdan aşağı atlayan koyun,
bütün sürünün telef olmasına sebep olmuştu. Çünkü arkadakiler öndekini
bilinçsizce takip etmektedir.
Sürünün bir parçası olmak ve sürü ile birlikte hareket
etmek hayvanlar aleminde geçerli bir kural olabilir. Fakat insan için bilinci
ayakta tutmak ve her harekette ve her eylemde şuurlu ve uyanık olmak esastır.
Çünkü ahiret yurdunda suçu öndekine atfetme mazereti üretemeyiz, böyle bir
hakkımız yok. Orada hepimiz kendi eylemlerimizden, yaptıklarımızdan ya da yapamadıklarımızdan
sorumluyuz. Otorite olarak gördüğümüz kişileri şartsız kabul etme eğilimine
sahibiz. Bu bizi bilinçsiz yığınlar haline getiriyor.
Tarafında yer aldığımız kişi ya da grubun tavırlarını ise
şartsız kabul ediyor ve bu kimselerin hatalarını görmezden geliyoruz. Yani
benim tarafım haklıdır anlayışına sahibiz. Mesela: Benim annem gelinine her
türlü haksızlığı yapabilir ama onu savunmalı ve desteklemeliyim
Benim hocam hata yapmaz, günah işlemez, hocayı yanlış
anlamış ya da kıskanmış olabilirler.
Benim siyasetçim asla hata yapmaz, günahsızdır,
kusursuzdur, eğer bir kusur varsa insanların uydurmasındandır. Benim çocuğum asla kötü olamaz ama
kıskandıkları için çamur atmaya çalışıyorlar anlayışına sahibiz. Anne babalar
unutmayın, benim evim, benim mahallem, benim ırkım, benim camiam, benim
arkadaşlarım hata yapmazlar yapsalar da ben bunu görmemeliyim anlayışı ile
büyüyen çocuklar ileriki yaşamlarında bilinçsiz insan yığınlarına dönüşüyor. Bu
kimselerin hayatları öndekilerin tavırlarına göre biçimleniyor ve hiçbir zaman
iradelerini kullanamıyorlar. Kendilerinden daha güçlü ve daha etkin gördükleri
kişi ya da gruplara katılıp bu kişilerin eylemlerini akıl ve irade süzgecinden
geçirmeden kabul ediyor ve savunuyorlar. Siz onlara hakikati ne kadar anlatırsanız
anlatın, onlar kendilerine enjekte edilen düşüncelerinden vazgeçmeyip, eğer
böyle olmasaydı büyüklerimiz yaparlar mıydı diye savunacaklardır. Siz onlara
büyüklerin eylemlerinden önce Allah ın dinine bakmamız gerektiğini
söylediğinizde yine bir mazeret bulup işin içinden sıyrılacaklardır. Çünkü
sürüye dâhil olmuş kişinin en belirgin özelliği bilinçsizce yapılan taklittir.
Bilinçsizce yapılan taklitlerde ise kişi aklını ve iradesini kullanamaz.
Toplumun harcı insandır, insanı yetiştiren ise anne
babadır. Her birimiz bir anne babanın tedrisatından gelmekteyiz. Öyleyse
çocuklarımıza sadece bilgi vermekle kalmamalı aynı zamanda bilinç de
kazandırmalıyız. Eğer çocuklarımıza, İslam ekseninde bir bakış açısı kazandırır
ve hayata buradan bakmayı öğretebilirsek bu çocuklar ileriki yaşamlarında
sürüleşmez, bilinçli ve aktif olurlar. Bundan emin olabilirsiniz.