“Bir zulmü engelleyemiyorsanız onu duyurun” buyurur Hazreti Ali (radıyallahu anh) Efendimiz. Kâfirin, zalimin, münafığın şeytani planlarından, yeryüzünde işlenen insanlık suçlarından, geniş kitlelerin haberdar olmasını sağlamak bugünün dünyasında medya kanallarına düşmekte. Bugünlerde 54. senesine merhaba diyen ‘Millî Gazete’, zulmü duyurma vazifesini hakkıyla yerine getirmiş olmanın onurunu taşıyor.
Cennetmekân Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın fikir öncülüğünde ve bizatihi talimatıyla 12 Ocak 1972 tarihinde ‘Hak Geldi Batıl Zail’ oldu ayetini sloganı yaparak yayın hayatına başladı Millî Gazete. İslam ahlakına, maneviyatımıza, kültürümüze aykırı ne varsa Millî Gazete’nin eleştiri oklarının hedefi oldu.
Siyasette, ekonomide, eğitimde, sağlıkta ve daha birçok alanda iyinin, güzelin, faydalının; kötüye çirkine zararlıya galip gelmesi adına nice zorluklarla yayın mücadelesini bugünlere dek sürdürdü. Millî Gazete’nin var oluş amaçlarından biri de ‘ümmet’e ve ümmetçilik fikriyatının yayılmasına hizmet etmekti. Irkçılık, faşizm, kavmiyetçilik belasının fevç fevç yayıldığı bir dönemde Millî Gazete’nin yayınları ilaç gibi geldi mümin yüreklere, zihinlere... Zira Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’inde ‘Müslümanlar ancak kardeştir’ buyurmuştu ve Millî Gazete de Türk, Kürt, Arap, Acem, Boşnak, Çerkez demeden İslam’ı benimsemiş, herkesin kardeşliğini yeniden tesis etmenin mücadelesini verdi.
İmkânlar kısıtlıydı, baskılar çok ağırdı ama Millî Gazete’nin ümmet mücadelesi adına ortaya koyduğu eserlerin tesiri hep yüksek oldu. Bugüne dek milyonlarca insan, Millî Gazete’nin manşetlerini, köşe yazarlarını, haberlerini okuyarak Filistin, Bosna Hersek, Çeçenistan, Moro, Afganistan, Cezayir ve daha fazla İslam beldesindeki mücadeleler hakkında bilgi ve fikir sahibi oldu. Bugün Millî Gazete’de sorumluluğu fevkalade ağır ve bir o kadar da kıymetli vazifelerin emanet edildiği bu aciz kardeşiniz de bu milyonlarca insandan sadece biri olarak Millî Gazete’nin satırlarını okuyarak yetişti. Millî Gazete’deki mesaimiz süresince, İslam dünyasındaki birçok acı hadiseye şahitlik ettik. Haçlıların Afganistan-Irak işgallerini, Arakan’daki soykırım sürecini, Mısır darbesini, Bangladeşli âlimlerin darağacında idam edilmesini, Moro cihadının kritik bir dönemini ve şanı büyük Filistin mücadelesinin her şeyini Millî Gazete’nin mutfağında takip ve tetkik etme imkânına ulaştık.
Millî Gazete’nin önceliği hep, zulme uğrayan Müslümanların haklarını savunmak oldu. Kim ne der, kim bizi kınar, endişeleri ne umurumuzda ne de gündemimizde oldu. Ümmet coğrafyasında önemli bir olay vuku bulduğunda bu gazetenin yazı işlerinde nice manşetler değişti, Molla Abdulkadir’in şehit edildiği akşam, Gazze’ye ilk kara saldırısının başladığı gece Millî Gazete’yi baskıya yetiştirmenin heyecanı, Erbakan Hocamızın “Sizden Filistinli bir yavruyu kurtarmanın heyecanını istiyorum” sözündeki mâna ile eşdeğerdi.
Türkiye’de İslami yayın yapan birçok medya kuruluşu İslam dünyasını ilgilendiren bir haberi Millî Gazete’den olduğu gibi alır virgülüne bile dokunma gereği duymaz, zira bilir ki bu alanın en liyakatli kalemleri, en hakkaniyetli mütefekkirleri Millî Gazete’dedir.
Bugün İslam dünyası kan revan içinde. Filistin başta olmak üzere Sudan, Yemen, Lübnan, Arakan, Keşmir, Hindistan, Mısır, Tunus ve daha nice yerlerde Müslümanlar çok zor imtihanlardan geçiyor. Hak-batıl mücadelesinde bu çileler hep var oldu ama biz Millî Gazete olarak Müslümanların ümidini kırmama, azim ve mücadele ruhu aşılama üzerine bir yayın çizgisi geliştirdik.
İslam âleminin geleceği adına umud vaad eden gelişmeleri okurlarımıza müjdeli haberler olarak sunmayı vazife bildik. Gönül coğrafyamızda yer yer tohum açan güzelliklerle hem sevindik hem de okurlarımızı sevindirdik. Bugün 54. yılımıza, Hz. Ali (keremellahu vecheh) Efendimiz’in ‘“Bir zulmü engelleyemiyorsanız onu duyurun’ emrini ‘başüstüne’ diyerek hakkıyla yerine getirebilmenin kıvancıyla giriyoruz. Ve bir gün şu muhteşem olayın yaşanacağına canı gönülden inanarak cümlelerimi tamamlıyorum; Hakk’ı hâkim kıldığımız o zafer gününde özgür Kudüs’ün kapılarından içeri girdiğimizde bir mücahit elindeki ‘Millî Gazete’yi kaldırıp büyük bir aşk, azim ve heyecanla şöyle haykıracak: ‘Hak geldi ve batıl zail oldu.’
‘Hakikatin sancaktarlığı’ vazifesi sana çok yakışıyor. Ömrün bereketli olsun… Nice 54 yıllara Millî Gazete…