Beşiktaş’taki FourSeasonsHotel’de düzenlenen toplantıya bir heyecanla, bir heyecanla gittim ki anlatamam! Ben heyecanlanmayayım da kim heyecanlansın! Bakar mısınız slogana; “Sabri Ülker Merkezi, metabolizma alanında sis perdelerini aralıyor!” Ne demek bu, peki? Toplantıdan izlenimlerim şöyle;
* 2014 yılında Harvard Üniversitesi T.H. Chan Kamu Sağlığı Fakültesi bünyesinde hayata geçirilen Sabri Ülker Merkezi, bilim dünyasında heyecan meydana getiren buluşlara imza atıyor.
* Merkezdeki Türk doktorlardan Yardımcı Doç. Furkan Burak karaciğere şeker üretme komutu veren yeni bir hormonun keşfini ve bu hormonun tedavi amacı ile kullanılmasını sağlayabilecek bir molekülün geliştirilmesini sağladı. Bu hormon normalde yağ dokusundan yola çıkıp karaciğere
giderek şeker üretme komutunu veriyor. Bu hormonun düzeyleri diyabet, kalp hastalığı ve şişmanlıkta çok yükseliyor. Dolayısı ile bu yükselmeyi önleyebilmek diyabet ve kalp hastalığına karşı yeni tedavi olasılıkları meydana getirme şansı tanıyor. Furkan Burak’ın yaptığı son çalışma da bu öngörünün doğruluğunu ispatladı. Yazdığı makale Science Dergisi’nde yayınlandı ve büyük ilgi gördü.
* Sabri Ülker Merkezi’nde bir dönem çalışan ve Bilkent Üniversitesi’ne dönen Yardımcı Doç. Ebru Erbay ise, daha önce keşfi sağlanan yağ asidi “Lipokin”in kalp ve damar hastalıklarına karşı etkinliğini gösteren ve mekanizmalarını açıklayan bir buluş yaptı. Gıdalar içerisinde de bulunan bu lipokin çok yüksek kolestrolü olan deneysel modellerde ağızdan kullanıldığında önemli ölçüde kalp ve damar hastalıklarının önlenmesine yol açabiliyor. Ebru’nun bu çalışması da Science TM dergisinde yayınlanarak bilim camiası ile paylaşıldı.
* Merkez bünyesinde Kasım 2016’da açılan görüntüleme merkezi ise, adeta hücrenin tomografisini çekerek, yiyeceklerin vücuda girdikten sonraki dakikalarda hücrelerde nasıl bir hareketlenme meydana getirdiğini anında görüntülüyor. Bu sayede gıdaların ve metabolik değişimlerin hastalıklar üzerindeki etkileri de tespit edilebilecek…
Ve daha bir dizi yeni gelişmeler ve icadlar…
Tüm bunlardan sonra gel de heyecanlanma…
***
Yıldız Holding Harvard Üniversitesi ile iki yıl önce önemli bir işbirliğine imza attı.
Bu işbirliği sonucunda hizmete açılan Sabri Ülker Merkezi, tüm dünyada takdirle karşılanan işlere imza atmaya başladı.
Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil başkanlığındaki Merkez, Türk öğrenci ve akademisyenler için de güzel bir çalışma ortamı ve bilimsel köprü oldu.
Geçtiğimiz yıl merkezde yapılan araştırma ve buluşların çoğunda genç Türk öğrenciler de yer aldı.
TOPLANTIDAN FARKLI NOTLAR…
* Açılış konuşmasını Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Ülker yaptı. Ali beyin şu cümlelerini not ettim; “Sabri Ülker 85 yaşına kadar çalıştı. Hep şunu kendisine ilke edindi; ‘Kendim ve ailem için üretmediğim bir mamulü insanlar için piyasaya sürmem.’ Ülker, Murat Ülker ile
birlikte sınırları aştı. Ülker bugün dünyada 4,5 milyar insana ulaşıyor. Acaba yanlış bir meslek mi seçtim diye zaman zaman düşünüyorum, neden bilim insanı olmadım diye! Arzumuz bilimin ve bilim insanlarının hak ettikleri yeri almasıdır. Bilim zehir gibidir. Bünyeye girdiği zaman
çıkaramazsınız...”
* Sabri Ülker Merkezi’nin Başkanı Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil, esprili bir bilim adamı. Rahat ve hoş tavırlı. “Düşük kan şekeri ölümcül, yükseği değil. CA33 antikoru şu an hayvanlarda karaciğerde şekeri düşürüyor. Bu insanlar için nasıl uygulanabilir onu araştırıyoruz... Bunu kim yaparsa
başarılı olabilir. Tüm hayatta sağlıklı kalınabilir mi? İşte, ‘Ap2’ molekülleri belki bunu sağlayacak…” cümleleri önemliydi. Gökhan bey, “Ap2 geni takımı”, “Düzenleyici hormonlar...” dan da söz etti. Teknik terimler olduğundan ekrana ve öyle baktım… Ama hiç kuşku yok önemli tespitlerdi…
* Dr. Ebru Erbay (Bilkent Üniversitesi), Dr. Furkan Burak (Harvard Üniversitesi), Dr. Erkan Yılmaz (Ankara Üniversitesi)... Üç isim de Sabri Ülker Merkezi’nin yetiştirdiği bilim adamları. Bu üç isim bugüne kadar olan hikayelerini ve deneyimlerini sorular eşliğinde salondakilere anlattı.
* Sabri Ülker Vakfı Başkanı Oltan Sungurlu da programdaydı. Oltan bey bir zamanların ünlü politikacılarından. Eski Adalet Bakanı. Turgut Özal’a yakın bir isimdi. Her sonbaharda Gümüşhane’nin meşhur bitki çayı Kuşburnuyu TBMM koridorlarında dağıtmasıyla bilinirdi. Oltan beyin, “Ben
vakıf başkanıyım ama inanın biz tamamen bu işlerin dışındayız...” demesi ilginçti…
* Toplantıda kimler mi vardı; Yeni Şafak yazarları neredeyse tam kadro yemekteydi; Yaşar Süngü, Kemal Öztürk, Hasan Öztürk, Ayşe Böhürler, Ersin Çelik. Hürriyet’ten Sedat Ergin ve Vahap Munyar’ı gördüm. Lorbi’den Mustafa Kaya her zamanki güler yüzüyle mekandaydı. sabah.com.tr
Genel Yayın Yönetmeni İsa Tatlıcan ve milliyet.com.tr Haber Müdürü Ercan Sarıkaya da programdaydı. Sarıkaya ile internet medyası üzerine hayli sohbet ettik; “Gelecek internette.” dedi.
* Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Ülker ev sahibi idi zaten. Mehmet Tütüncü, Mete Buyurgan, İbrahim Taşkın, Zuhal Şeker, Begüm Mutuş da programdaydı…
SABRİ ÜLKER BİLİM ÖDÜLÜ
Son bir not daha…
Sabri Ülker Bilim Ödülleri kendi alanında önem taşıyor…
Akademi, endüstri ve araştırma enstitülerindeki bilim insanlarını desteklemek, teşvik etmek ve araştırmaların toplum faydasına sunulmasına destek olmak gayesiyle, Sabri Ülker Vakfı tarafından söz konusu ödül bu yıl dördüncü kez verilecek.
Sabri Ülker Vakfı’nın ilk kez 2014 yılında hayata geçirdiği “Sabri Ülker Bilim Ödülü” yarışmasının bu yılki teması “Beslenme, Metabolizma ve Toplum Sağlığı” olarak belirlendi.
Son başvuru tarihi 15 Mart 2017…
Katılım üst yaş sınırı 45.
Sabri Ülker Bilim Ödülü yarışmasına tamamlanmış projelerle sadece İngilizce başvuru yapılabiliyor.
Ödül töreni, 3 Mayıs 2017 tarihinde. Ödül, 100 bin TL. Şunu ifade etmeliyim; çok değil ama az bir para da değil… Genç bilim insanlarını ve bilimsel araştırmalarını teşvik amacıyla düzenlenen yarışmaya Türkiye ve dünyadan akademi, endüstri ve araştırma enstitülerinden bireysel ya da
ekip olarak başvuru yapılabiliyor.
***
Sabri Ülker, hayattayken hayırlı işlere vesile oldu, işadamı olarak. Her zaman söylüyorum, yineleyeyim; “Bizim mahalle”de ne kadar yayın-mevkute varsa, Sabri (Ülker) beyin hemen hepsinde mutlaka bir katkısı var. Şimdi ikinci kuşak Ülker ailesinin neler yaptığını da takip ediyoruz…
Bu vesileyle Sabri Ülker’e bir kez daha rahmet diliyorum…