Derin yapılanmaların üzerine gidilmesi noktasında,
tarihi bir dava olarak nitelendirilen, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın
savcısıyım dediği Ergenekon Davası nda peş peşe tahliyeler geldi.
Özel Yetkili Mahkemelerin (ÖYM) kaldırılması, tutukluluk
süresinin 10 yıldan 5 yıla indirilmesi ve Anayasa Mahkemesi nin bireysel
başvurular karşısında hak ihlalleri olduğuna ilişkin kararlarından sonra
tahliyelere gelmeye başladı.
Ergenekon tahliyeleri en fazla kime yarar Ergenekon
tahliyeleri en fazla kime zarar verir 17 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet
Operasyonu nun bu tahliyelerde bir etkisi var mıdır AKP iktidarı,
Ergenekoncuları tahliye ederek Cemaat e bir mesaj mı vermek istiyor İktidar,
hedefine aldığı Cemaat e, Artık seninle ben değil, belalıların uğraşsın,
Ergenekoncular hayırlı olsun! mu demek istedi Son dönemde yaşanan
iktidar-Cemaat kavgası olmasaydı, Ergenekon tahliyeleri yaşanmayacak mıydı
***
Bu soruları artırmak mümkün ve bu sorulardan her biri
ayrı ayrı izaha muhtaç.
Ama ben dikkatinizi bir başka alana çekmek istiyorum
Ergenekon Davası nda önceki gün tahliye edilen isimlerden
Prof. Dr. Yalçın Küçük, özellikle Sabetayist lerle ilgili düşünce ve yorumları
ile ünlü
Hatırlayacaksınız;
Küçük, yazdığı bir kitapta, Bülent Arınç ve Abdullah
Gül ün de Sabetayist olabilecekleri iddiasına yer verdi.
Abdullah Gül de, bu iddialara cevap vermişti.
Şöyle demişti, Gül; Sizlerin bir bilim adamı olarak
insanlar için çok hassas olan bu konulara daha ciddi yaklaşmanızı beklerdim...
Kaldı ki sizin her türlü sorunuza cevap verebilirdim. Çalışmalarınızda gerekli
kaynaklara ulaşmanız noktasında elimden gelen yardımı da yapardım. Kitabınızda
bu haksız iddiaların bugünkü vahametinin ötesinde, gelecek nesillerin
bilgilendirilmesi noktasında da yanlış kanıların oluşmasına neden olacağını
sizler de takdir edersiniz sanırım.
Bugünün siyasi hayatını, tarihe doğru not etmekle görevli
olan sizlerin, toplum nazarında önemli mevkilerde bulunan şahsiyetler için daha
hassas, delilli hareket etmeniz gereğini vurgular, sonraki çalışmalarınızda bu
hususu gözeteceğinizi ümit eder, başarılar dilerim.
***
Peki, Yalçın Küçük şimdi kimi hedefine koyacak
Muhtemelen, İlker Başbuğ u. Zira, Başbuğ un adı Köşk
adayları arasında geçiyor. Bunun ne anlama geldiğini Küçük ü tanıyanlar iyi
bilir
***
Sabetayizm konusunda kısa bilgi vermek istiyorum; Osmanlı
döneminde İzmir de Yahudi hahamı olan Sabetay Sevi, 1665 te kendini Mesih ilan
etti. Yahudi din adamları onu hain ilan etti. Yargılandı, idamdan kurtulmak
için Müslümanlığı seçti. Bu görünüşte bir Müslümanlıktı. İzmir ve Selanik te
yoğunlaşan cemaati, uzun yıllar dış görünüşte Müslüman, içte Sabetay inancına
sahip bir hayat sürdü. Cemaat, cumhuriyet döneminde kapalı yapısından zaman
içinde sıyrıldı.
BAK ŞU TESADÜFE!
Bugün 12 Mart
12 Mart 1971
tarihinde, askeri muhtırası verilmemiş olsaydı, TSK içinde kurulmuş olan ve
başında Em. Korg. Cemal Madanoğlu nun bulunduğu gizli askeri cunta fiilen 9
Mart 1971 Milli Demokratik Devrim ini yapacaktı.
Cunta içine sızmış
ve önemli görevler üstlenmiş olan Mahir Kaynak vasıtası ile darbe önceden haber
alındı ve darbeye adı karışan ve Orgeneral rütbesinden daha kıdemsiz olanlar
re sen emekliye sevkedildi.
Devrim gazetesinin
genel yayın yönetmeni Hasan Cemal çok sonraları anılarını anlattığı
Cumhuriyeti Çok Sevmiştim adlı kitabında o zamanki maksatlarının ulusalcı
subayları ikna ederek onlarla birlikte bir Milli Demokratik Devrim darbesi
yapmak olduğunu yazdı.
12 Mart
Muhtırası nı veren Memduh Tağmaç, Orgeneral rütbesindekiler hariç bu 9 Mart
1971 Milli Demokratik Devrimine adı karışan başta Tümgeneral Celil Gürkan olmak
üzere tüm subayları re sen emekliye sevketti.
1. Ordu Komutanı
Faik Türün de bu darbeye adı karışan tüm Devrim yazarlarını Ziverbey Köşkü nde
Milli İstihbarat Teşkilatı vasıtasıyla sorguya çekti.
12 Mart günü,
silahlı askeri bürokrasinin muhtırasının TBMM kürsüsünden okunmasına karşı
çıkan tek milletvekili Hasan Korkmazcan oldu.
Şu tesadüfe bakın ki, bir askeri Muhtıra nın
yıldönümünde, bir darbe davası olarak nitelendirilen Ergenekon Davası nda
emekli paşalar birer birer tahliye edildi.
CEVAP VE DÜZELTME
Bursa Gürsu İMKB Anadolu Lisesi Müdürü Mehmet Akif
Barçin, Noter kanalıyla bir açıklama gönderdi. Cevap hakkımı koruyarak Müdür
beyin açıklamasını sütunlarıma aynen alıyorum;
Gazetenizin 23.02.2014 tarihli nüshasında, köşe yazarı
Adnan Öksüz tarafından kaleme alınan köşe yazısında, köşe yazarı, okul müdürü
olarak görev yapmış olduğum Gürsu İMKB Anadolu Lisesinden bir mektup aldığını,
mektupta 3 yıldır okulda mescit açtırabilmek için mücadele edildiğini, benim il
milli eğitim müdür yardımcısını ve ilçe milli eğitim müdürünü dinlemediğimi,
başörtülü öğrencilerin başının okulun dışındaki bekçi kulübesinde açtırmak
istediğim, cumaya giden öğrencilerin isimlerini aldığım, umursamazlığımız
yüzünden okulda 15 çam ağacının kesildiği ve bunların bir traktör kasasına
yüklenerek götürüldüğü iddia edilmiştir.
Kaleme alınan yazı mesnetsiz bir mektuba göre doğruymuş
gibi kabul edilerek ve doğruluğu araştırılmadan kaleme alınmıştır. Hakkımdaki
isnatların tümü dayanaksız ve mesnetsizdir. Okuldaki kılık kıyafet uygulaması
mevcut yönetmelik kurallarına göre tanzim edilmekte olup başı açık ya da örtülü
öğrenciler arasında ayrım yapılmamaktadır. Ayrıca okulumuzun bulunduğu mevki
asayiş yönünden sıkıntılı olduğundan hangi nedenle olursa olsun öğrenci
velisinin izni olmadan öğrencinin dışarıya çıkması mahzur teşkil etmektedir.
Bunun dışında Cuma namazına giden öğrencilerin isminin alındığı iddiası tamamen
asılsızdır. Ayrıca kuruyan ağaçların kuruması ile okul idaremizin hiçbir ilgisi
bulunmamaktadır. Ağaçlar belediye tarafından kesilmiş bir kısmı da asayiş
eksikliği nedeniyle başıboş gezen kişiler tarafından yakılmıştır. Ayrıca
okulumuzda namaz kılma yeri kız ve erkekler için ayrı ayrı olmak üzere 2 tane
mevcuttur.
Basın etik ilkeleri ve kuralları çerçevesinde haberin
doğruluğu araştırılmadan yapılan haber onurumu zedelendiğinden 5187 sayılı
yasanın 14. Maddesi gereğince düzeltme ve cevap hakkıma ilişkin yazımın
gazetenizde yayımlanması gerektiği hususu ihtaren tebliğ olunur.
NOT: Bugün 12 Mart 2014 Çarşamba... 1) İşte geldi 2014 ve ikinci ay da bitti Bu
parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011 seçimleri öncesinde yeni ve sivil
anayasa sözünü yerine getiremedi, sınıfta kaldı, çuvalladı. 2) Yoksul-zeki
Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları, 28
Şubat darbesi döneminde kapatıldı. Vakıf olan bu yurtların asıl sahiplerine
iadesi noktasında şu ana kadar tık yok. Du bakali n olacak