Bu dünya böyle gitmez. Bu düzen insanı, insanın kurdu haline dönüştürmüş durumda. Yolun sonunda felaket var. İnsanlık artık bir tercih yapmak zorunda. “Büyük balık küçük balığı yutar”, “Güçlü olan her zaman kazanır” gibi ne kadar yanlış anlayış varsa hepsini sorgulama zamanımız geldi de geçiyor bile. İnsanlık sonunu kendi elleriyle hazırlıyor. Artık dur demek şart. Herkes başkası için yaşamayı hayatının merkezine alırsa bu sorunların üstesinden gelmek için bir umut doğabilir. Bunun yolu da İslam Birliği düşüncesinin hayata geçirilmesiyle mümkün olur. Kim ne derse desin önemli değil. Bu çözüm dışında hangi yola yönelirse yönelsin fark etmez. İnsanlığı bu girdaptan çıkaracak olan yegâne kurtuluş İslam Birliği’dir. Başka çıkış yolumuz yok. Bu idealin motor gücü ise Türk ve Arap toplumlarıdır. Bu birlikteliğin ve İslam Birliği çözümünün kendi çıkarlarına zarar vereceğini bilenler, bu iki toplumun bir araya gelmesini engellemek adına ne kadar manipülasyon, provokasyon varsa yapmaktan geri durmadılar, durmuyorlar. Her türlü oyuna karşı uyanık olmak, Türklerin, Arapların ve bütün Müslümanların üzerine mazlumlar tarafından yüklenen bir vebaldir. Tuzakların farkına varmak ise ancak feraset sahibi bir anlayışla mümkün olur. Herkes bilsin ki; tuzak kurucu en başta Siyonizm’dir. İslam toplumuna bakışı dejenere etmek için kullanılan ise oryantalizmdir.
Siyonistler işbirlikçiler vasıtasıyla Osmanlı’yı yıktılar ama kurulacak devlet için özellikle Türk ve Arap toplumlarının hazırlanmasını hedeflediler. Fiziken ayrılmaları yetmez, ruhen de ayrılmalılar dediler. Bunun için öncelikle işin basın ayağını oluşturdular. Modern baskı makineleri kullandılar. Tarih, turizm, magazin ekleri dağıtarak ilgi çekmeyi başardılar. Bu süreçte Siyonizm’in temel gayelerini aşama aşama hayata geçirmeyi tasarladılar. Bu planlar; a)Türk milletinin gözünde Arap, Arapların gözünde Türk imajının lekelenmesi b) Filistin topraklarında bağımsızlık mücadelesi verenlerin terörist olarak yansıtılması c) Hem Türk hem de Arap toplumunda aşırı milliyetçiliğin körüklenmesi d) Siyonizm karşıtlarının her iki toplumda itibarsızlaştırılması e) Mezhepsel farklılıklar üzerinden yeni çatışma alanlarının oluşturulması ve f) İsrail’e mali yardım için çalışmalar yapılmasıydı. Yıllar içinde bütün bunların uygulanması için çalışmalar yürüttüler.
Oryantalizm ise misyonerlik faaliyetleri için bir atölye çalışmasıydı. Temel hedefi İslam dünyasındaki birlik ve beraberliğin son bulmasını temin etmekti. Oryantalistler bunun için özelde Ortadoğulu, genelde ise bütün Müslümanları katı ve vahşi olarak gösterdiler. Kız ve erkek kardeşlerin öldürülmesi, şehvet düşkünlüğü, inatçılık, tembellik ve otoriteye körü körüne bağlılık gibi İslam ile hiçbir ilgisi olmayan konuları, sürekli gündemde tutarak bütün Müslümanların dünyadaki algılarını olumsuz etkilemeye çalıştılar. Yani İslamofobi’ye altyapı oluşturdular.
Siyonizm’in oyunlarına ve oryantalizmin manipülasyonlarına rağmen, İslam’ın Türk ve Arap toplumlarını birbirine bağlayan en güçlü bağ olduğu gün gibi ortadadır. Din birliğiyle birlikte, kültürel miras ve coğrafi konum ortaklığı da, bu iki toplumun ayrılmaz bir bütünün parçaları olduğunun en önemli kanıtlarıdır. Siyonizm’in hedeflerinin boşa çıkarılması için ilk hedef coğrafyamızda akan kanın durdurulması olmalıdır. Herkes üzerine düşeni acilen yapmak için harekete geçmelidir. Böyle giderse bu sürecin sonunda kaybedenler belli, kazanan ise Siyonizm olur. Batı’nın terimleri ve bakış açısıyla düşünmeden, kendi gerçeklerimiz üzerine kurulu yeni bir yol haritasına ihtiyacımız var. Uyanmak için fazla zamanımız kalmadı. Dini, dili, ırkı, mezhebi, mensubiyeti ne olursa olsun bütün mazlumların bize ihtiyacı var. Umutsuzluk yok. Ümitsizlik bize yakışmaz. Bu cümleleri kurarken fitnenin sağanak halinde üzerimize yağdığını görmüyor değilim. Asıl şimdi daha yüksek sesle İslam Birliği idealini dillendirmemiz lazım. Önümüzde iki seçenek var. Ya bu olumsuzluklara teslim olacağız ve sadece biz değil bütün insanlık kaybedecek, ya da bütün mazlumların destek ve dualarıyla hep birlikte kazanacağız. Üçüncü bir alternatif yok…