YEREL seçimlerin konuşulduğu bugünlerde engelli dünyası da, Türkiye Engelliler Meclisi kurma hayallerini gerçekleştirebilmek için, Engelliler Konfederasyonu’nun yapmış olduğu proje kapsamında 22 Eylül 2018 Cumartesi günü Çankaya ilçe sınırlarında adresi bulunan engelli sivil toplum kuruluşları başkanlarının katılmış olduğu bir toplantı tertip ederek, bize göre verimli ve faydalı bir çalışma ortaya koydu.

Türkiye’de çok partili demokrasi dönemine geçildiğinden bu yana, siyasi partiler toplumun hemen hemen bütün kesimlerinin Meclis’te temsil edilmesi hususunda belli bir gayret göstermişlerdir. Özellikle de kadınların daha çok sayıda Meclis’e girmeleri hususunda kotalar koymuşlar, son genel seçimlerde ise gençlere de ayrı bir önem vermek suretiyle meclise girmeleri hususunda hemen hemen seçime giren her parti azami gayret sarf etmiştir. Ne yazık ki, toplumun ayrılmaz bir parçası olan, nüfusun %12,29’unu oluşturan engelliler için bu özen, bu gayret, bu çaba ve bu ihtimam maalesef gösterilmemiştir. Sanki engellilerin böyle bir demokratik hakları yokmuş gibi...

Denebilir ki, yerel meclislerde ve TBMM’de hiç mi engelli yok? Evet, var. Var ama nasıl? Ne kadar? 600 kişilik TBMM’de 10 milyon engelliyi temsilen ancak 3 engelli milletvekili var. Yerel meclislerde ise bazı illerde bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda olduklarını biliyoruz. Bu yeterli mi? Tabi ki değil. Onun için yakınıyor, serzenişte bulunuyor engelliler her fırsatta. Aslında sandıkta demokrasi işliyor. Bunda bir tereddüt yok. Engellinin oyu da bir, Cumhurbaşkanı’nın oyu da birdir. Engelinden ötürü oyu yarım veya çeyrek sayılmıyor. Yani seçme hakkında bir problem yok, ama seçilme hususunda maalesef gereken haklar verilmemiştir. İşte bu esastan yola çıkarak, bir ütopya olarak da düşünülen Türkiye Engelliler Meclisi’ni kendilerinin oluşturması, gelecekte TBMM’ye ve yerel meclislere girmenin yolunu da açacaktır. Bu yolu esasen, 1994 yerel seçimlerinde zamanın Milli Görüş partisi olan Refah Partisi, iki görme engelliyi Erzurum’da ve Diyarbakır’da olmak üzere Belediye Meclisi’ne seçmek suretiyle açmıştı. Bu tarih engelliler için bir milattı. Aynı zamanda engellilerin siyasete attıkları ilk adımdı. O günden bugüne bir takım gelişmeler, kımıldamalar olduysa da, arzu edilen ve olması gereken seviyeye maalesef gelemedi. Şimdi ise önümüzde yerel seçimler var. Bu, engelliler için bir fırsat, siyasi partiler için de samimiyetlerini ölçme ortamı doğmuş olacak. Geçmişte Milli Görüş partileri yukarıda belirttiğimiz gibi samimiyetini ortaya koymuş ve birçok alanda ilkleri başlattıkları gibi, engelliler konusunda da bir ilki başlatmışlardır. Şimdi ise aynı misyonu taşıyan Saadet Partisi, bu hassasiyeti gösterecektir. Ama bu yetmez. Tüm Siyasi Partilerin ve özellikle iktidar partisinin önem ve özen göstermesi gerekiyor. Yoksa güzel vaatlerle, güzel sözlerle, gönül okşamalarla engelliler kaldırılamaz. Klişe olacak ama halka hizmeti hakka hizmet esasından gören, anlayan, icra eden bir iktidar görmek istiyor engelliler. Bu da onların tabii hakkıdır. Lakin nasıl olacak? Bu milletin özü, mayası olan Milli Görüş’le olacak ancak. Ya Milli Görüş iktidar olacak, ya da iktidar Milli Görüş’e dönecek. Bundan başka bir alternatif, mazlumun, garibin, engellinin derdine çare olamaz. Vesselam.