Duygu ve düşüncelerin kendine özgü biçim, üslup, teknik ve kavram ya da kelimelerle ifade edilmesinde şiirin özel, aynı zamanda vurucu bir yeri vardır. Duygu ve düşüncelerin mahiyeti sınırlı konulara indirgenemiyeceğine göre, çeşitlilik göstermesinin yanında, değişmez olanı farklı biçimlerde anlatma işlevi şiirin temel niteliklerinden biridir aynı zamanda.
Bu bakımdan zamanın geçmesi, şartların değişmesi, şiirin bu niteliğini ortadan kaldırmaz. Bu bağlamda şair, toplumun vicdanı, bir başka söyleyişle ma şeri vicdan olarak ortaya çıkmaktan hiç bir zaman geri durmaz. Halk şairi, şair diye nitelendirilse de, o bu sorumluluğun gereğini hep yapagelmiştir.
Zengin bir şiir damarına sahip olan Elbistan, yani Kahramanmaraş toplumun vicdanı olmayı derin bir sorumluluk duygusuyla yerine getiren şairlerin meşheri olmuş, olmayı da sürdürmektedir. Bu alanda sessiz, ama önemli araştırmalar yapan Cemil Çiftçi, aslında en az üç ciltten fazla bir derlemeyi tek cilt halinde yayımlamıştı: Maraşlı Şariler,Yazarlar, Alimler (Kitabevi, İstanbul 2000).
Kitabta yer alan şairlerden bir tanesi de Ahmet Çıtak tır (1893-1963). Çıtak Elbistan ın Kızılcaoba mahallesinde doğar. Babası, Halep İdare Meclisi nin Elbistan temsilcisi tüccar Hasan Efendi, annesi Teslim e hanımdır. İlk eğitimini müteakip Rüşdiye ye devam eder. Yüzügüllü Ahmed Efendi den ders alır. Kayseri ve İstanbul Medreselerinde eğitimini sürdürür. Onyedi yaşında evlenen şair, ilk çocuğunun muştusunu bir mısrayla dile getirir: "Onsekizde oldu dölümüz bizim." Maraş ağzında "döl", erkek çocuktur. Tabii bir "döl" de kalmaz. 1956 yılında Refik Ahmet Sevengil e onaltı çocuğunun olduğunu bildirir. Ne yazık şair Çıtak, Mersin de bulunan kızını ziyarete giderken sonuncu çocuğu Abdurrahman Çıtak ile Trafik kazasında hayatını kaybeder.
Kahramanmaraş/Elbistanlı şairlerin kullandığı Türkçe, Karacaoğlan ın kullandığı Türkçeyle benzerlik gösterir. Kıvrak anlatım, incelikli ve vurgulu söyleyiş, Türkçe nin bâkir ve zenginliğini barındırır. "Sizindir" başlığını taşıyan ince ayar eleştiri ağırlıklı şiirinin nükte tadıyla karılmışlığı hemen anlaşılır.
Maraş İHL ikinci sınıfındayken okulumuza gelerek şiirlerini bizimle paylaşan Ahmet Çıtak ın adı geçen şiirini siz okuyucularıma takdim ederken, rahmet ve duayla anmanızı da rica ediyorum.
SİZİNDİR
Mebuslar köylüye ikram ederler
Edin babam edin devran sizindir
Lâ-yüs el dağına çama giderler
Kesin babam kesin orman sizindir.
Kime ne söylesen ağzı havalı
Soluğu yetişen çaldı kavalı
Hazır oldu buğday, açın çuvalı
Ölçün babam ölçün harman sizindir.
Kayboldu arada vicdan hizası
Böyle mi bulunur Allah rızası
Ağzını açana hapis cezası
Yazın babam yazın ferman sizindir.
Altın stokumuz çekti suyunu
Hürriyet kırpılan Mernos koyunu
Bin köylüye bedel bir dans oyunu
Oynan babam oynan meydan sizindir.
Dost diye dirildik başlarınıza
Akıl yetmez oldu işlerinize
Yunan papazını döşlerinize
Sarın babam sarın yâran sizindir.
Şu asil millete sızlıyor içim
Bu nasıl idare ne kötü geçim
Apartıman bitti gelmez mi seçim
Yapın babam yapın her yan sizindir.
Adaleti ezdik zulümü açtık
Doluya uğradık yağmurdan kaçtık
Ali yi ararken Yezid e düştük
Varın babam varın Mervan sizindir.
Bir ezana bağladınız dilimiz
Feryat eder mezardaki ölümüz
Kımıldasa cop a değer kolumuz
Vurun babam vurun seyran sizindir.
Her türlü adalet sizde bulunur
Vicdanı olanın bağrı delinir
Dört senelik maaş peşin alınır
Alın babam alın zaman sizindir.
Ahmet Çıtak daim doğru söz derim
Pervam yok kimseden kazanıp yerim
Sormaz mı mahşerde Mevlây-ı Kerim
Gidin babam gidin mizan sizindir.