Zaman ve mekân içinde ve onlara bağlı olguların, olayların, duygu ve duyarlıkların, düşünce ve görüşlerin, kanılar ve inançların, eylem ve davranışların; olumlu ve olumsuz, yararlı ve yararsız, verimli ve verimsiz, zevkli ve acılı, mutlu ve mutsuz oluşlarının toplamı olarak tanımlanabilir hayat. Ona bakış da bunlar içindekilerden birisinin veya birkaçının öne çıkarılması, onlara ağırlık ve öncelik verilmesi söz konusu olabilir. Böylece söz konusu ağırlık ve öncelik, hayatın bütününü, anlamını, özünü, nitelik ve özelliklerini yüzeyden ya da derinden kavramayı, özümlemeyi, duyumsamayı ve düşünmeyi, tasarlamayı ve gerçekleştirmeyi sağlayabilir, en azından belli bir yaklaşımı imkân dâhiline taşıyabilir. Seçilen ya da seçmek durumunda kalınan bu imkân ticaret veya zanaat, siyaset veya berduşluk (boheme), bilim ve sanat olabilir. Öte yandan, özellikle bilim ve sanat alanlarında ayrıca yeni bir seçim de yapılabilir.

Bu konuda örnek bir çalışmayı Atıf Bedir, “Hayatın Şiiri Edebiyat” (Hece Yayınları, Ankara 2021) adlı incelemesiyle ortaya koymuştur.

Genel yaklaşım olarak edebiyat tarihi ve edebiyat araştırma ve incelemelerinde yazarın hayatı, kişiliği, yazarlığı bağlamında yaklaşımlar benimsenmiştir. Bir bakıma özneden nesneye gidiş, amaçlanan sanat ve edebiyat olgusunu, dolayısıyla ağırlıklı konu olarak seçilen eserin, ürünün oluşumu, anlamı, önemi, işlevi, etki ve gücü gibi öğeler açıklanmaya, irdelenmeye, değerlendirmeye ve yorumlamaya çalışılmıştır.

Atıf Bedir, farklı bir yönteme başvurarak, sanatçının, edebiyatçının, yazarın bir eserinden, sözgelimi bir şiirinden, romanından, günlüğünden, davranışından, yaşayış tarzından hareketle, sanatçının, edebiyatçının, yazarın, kişiliği yanında sanatını, edebiyatını bütün olarak kavrama, anlama, değerlendirme ve yorumlama imkânına kapı aralamaktadır. Sözgelimi Necip Fazıl’ın “Ata Senfoni” (Türkiye Jokey Kulübü, İstanbul 1958) eserinin at yarışları, İngiltere’ye götürülüşü ve geleneksel bir şekilde her yıl düzenlenişi arasındaki bağlantıya dikkat çekiyor. Yine Tolstoy’un “Hacı Murat” (ç. Nihal Yalaza Taluy, 2. Basılış, Varlık Yayınları, İstanbul 1966), André Gide’in “Günlük”ü (ç. Fuat Pekin, MEB Yayınları, İstanbul 1990), onlara, kişiliklerine ve sanatlarına bakışta farklı bir bakışın olabileceğini sunuyor. Ayrıca sanatçının, edebiyatçının, eserine imge şeklinde yerleşen bir takım durumları, olayları, tutumları işaret ediyor. “Üsküp”ün Yahya Kemal’in kişiliği, sanatı dolayımında belirleyici bir işlevi bulunduğunu ileri sürüyor. Sabahattin Ali’nin “Kürk Mantolu Madonna” (2. Basılış, Varlık Yayınları, İstanbul 1966) adlı romanının Doğu edebiyatında “resme âşık olma” durumunun bir imge olarak yer aldığı yaklaşımı vurgulanıyor. Sezai Karakoç’un “Alınyazısı Saati” şiirinin (Gün Doğmadan, Diriliş Yayınları, İstanbul 2000, içinde, s. 627 vd.) “Doğudan gelecek atlı” çağrışımıyla, düşünce ve sanatının kavranılmasına, anlaşılmasına yardımcı olabileceği yorumuna yer veriliyor.

Öteden beri düşünce ve edebiyat alanında, adeta odak bir konu, aynı zamanda sorun biçiminde yaklaşılınan “yerellik”, “evrensellik”, İsmet Özel ve Rasim Özdenören’in katılımıyla Nazif Gürdoğan’ın yönetiminde gerçekleştirilen oturum yankılarıyla sunuluyor. Kuşkusuz bu konu ya da sorun, salt o çerçevede ele alınmakla ortadan kalkmış sayılmamalıdır. Yeni yaklaşımlara ve bakış açılarına hâlâ açık durmaktadır, denebilir.

Atıf Bedir, Erdem Bayazıt, Akif İnan, Alaeddin Özdenören şiirlerinin, hayatlarının akışı içinde nasıl bir süreç izlediğini canlı tanıklıkları, deneyimleri ve özümlemeleriyle ortaya koyuyor. Özellikle Alaeddin Özdenören hakkında verilen bilgiler, onun şiir dünyasına nüfuz etmede önemli bir işlev üstlenebilirler. Nazif Gürdoğan’ın düşünce etkinliğini açıklamada yararlı gözlemler, tespitler yapılmaktadır. Yücel Kayıran’ın “Efsus’a Yolculuğu”, Afşin ve Yedi Uyurlar olarak da bilinen efsanenin anlaşılması, değerlendirilmesi ve yorumlanması için farklı bir yaklaşım imkânı verebilir. Ayrıca, Nuri Pakdil, Arif Ay, Turan Koç, Ali Göçer, Kamil Aydoğan, Mustafa Sarıçiçek’in anlatıldığı bölümler, kitaba zenginlik katmaktadır.