Kur an-ı Kerim de sözlerinden dönen, adalet sahibi insanları öldüren, peygamberlerini bile öldüren millet diye bahsedilen millet, Beni İsrail dir.
" Onlara zillet ve meskenet damgası vuruldu. Allah ın gazabına uğradılar. Bu, Allah ın ayetlerini inkâr etmeleri, haksız yere Nebileri öldürmeleri nedeniyledir. Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları nedeniyledir." (Bakara 61)
Kendilerini Firavunun zulmünden kurtaran Musa aleyhisselama bile ihanet eden topluluk olarak tanıtılır. Müminlere karşı en katı düşmanın Yahudiler olduğu bildirilir.
"Elbette mü minlere karşı düşmanlıkta insanların en şiddetlisi olarak Yahudileri ve birde müşrikleri bulacaksın." (Maide 82)
Tarih boyunca başkalarına kurdukları tuzaklara hep kendileri tutulduğundan iki bin yıldır devletsiz dolaşmışlar. İnsanlık yapıp kendilerini koruyan milletlere zarar vermeye kalkmışlar ve koruyan devletler onları kovmuşlar.
Nehri geçmek üzere olan kurbağaya akrep rica etmiş ve karşıya geçirmesini istemiş. Kurbağa, akrebi sırtına almış karşıya geçirirken nehrin yarısında kurbağayı sokmaya kalkmış. Kurbağa, yardım ettiğini niçin sokmak istediğini anlayamadığını söyleyince akrep "Huyum bu benim" demiş. Kurbağa başını içine çektiğiyle birlikte suyun içine dalıvermiş ve akrebin boğulmasını sağlamış.
Hızbullah karşısında kendi başlattığı harbi kaybeden İsrail, Amerika nın desteği de yeterli olmayınca Birleşmiş Milletlerden yardım isteyince bir günde karar çıkıverdi.
Eğer İsrail galip gelse, Lübnan ın tamamını ezip geçseydi bu kararı almayacaktı. Almayacağının delili de 400 ü çocuk olmak üzere Lübnanlılar ölürken bu kararı almadı. İsrailli askerler ölmeye başlayınca aldı.
"İsrail deki Şaron u durdurmalıyız.
Bu adam savaş sevdalısı, başka bir derdi yok, onu durdurmalı."
Bu sözler bana ait değil. Bu sözler, Amerika da birkaç defa Demokrat partiden başkanlık aday adayı olmuş Lyndon LaRouche ait. 24 Temmuz 2001 günü, yani 11 Eylül den kırk sekiz gün önce B.M. de ve Washington da 250 kişinin önünde konuşmuş.
İsrailli askerler huyları gereği sınırın öbür tarafına füze atmaları gerekecek. Elinde olmadan bunu yapacak ve birkaç tane Alman askerini öldürecek. Arada zaten dinmeyen kin ve kan var.
T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü nün 1993 yılında yayınladığı "Musul-Kerkük İle İlgili Arşiv Belgeleri" isimli eserin 393 ncü sayfasında Van valisi Haydar ın İstanbul a gönderdiği 08 Mayıs 1917 tarihli telgrafta İngilizlerin, Barzan şeyhini ve çevresindeki insanları kendi taraflarına çekmek için çalıştıklarını anlatırken bir yerinde "İngilizler, mukavemet göreceklerini anladıkları yerleri doğrudan işgal için Kürt milliyeti menfeatine çalışmakta olduklarına dair meşayih, ulema ve ruesayı ikna ve itma ile temini husnu kabulleri için .."
Yani İngilizler, Kürtlerin içinden bir kısmını kendi taraflarına çekmişler. Kendi taraflarına çekilen ve İngiliz valiye koruma olan Kürtler tarafından Barzan ın Birekberan köyünde vali ve yanında bulunan elli dokuz kişi öldürülür. (Bak sayfa 405)
Koruyan Kürtler, korunan İngilizleri öldürürler.
İtalyan askerlerinin veya Fransız askerlerinin iç dünyaları, Alman askerlerinin iç dünyasından farklı değil. Belki Alman askerlerinin kini beş gram fazla gelebilir.
"Görelim Mevla neyler, Neylerse güzel eyler."