Hani Müslümanların şu andaki halini anlatırlarken

İmamesi kopmuş tespih taneleri gibiyiz denir ya işte o tespihin tanelerinin

her birinin öbüründen üstün tarafı yoktur. Üstünlük takvadadır o da ancak

Rabbimiz tarafından bilinebilir.

Biri masanın altına yuvarlanmış, öbürü salonun orta

yerinde duruyor, bir diğeri arandığı halde bulunamamış ama aynı dünya salonunda

varlığını devam ettiriyor.

Bulunduğu yere bakarak onun hakkında karar vermeyelim.

Bulunduğu yerde yaptığı bizim için önemlidir.

Doğrudan dini hizmet yapıyorum iddiasında olanlar, herkes

kendi yaşıyla hesap yapsın, davaya hizmet için başladığı yıllarda tanıdığı kaç

kişi var şimdi aynı hizada

Ayrılanlara dikkat etsinler nerelere gitmiş ve ne

yapmaktadırlar

Bir yerlerde hayırlı bir hizmetin içinde ise ona karşı

ağzımızı kapatalım. Konuşmama orucu tutalım.

Ben, 1960 dan bu tarafa az-çok bildiğimi zannederim.

Siyasette ve diyanette çok savrulmalar oldu. Ayrılanlar

hakkında aleyhte yazılar yazıldı ama birçoğu kaybolan güvercinin, bir kaç

güvercinle yuvaya döndüğü gibi döndüler.

Geçmişte güzel hizmetleri olan değerli insanlar hakkında

yazılan ve çizilenlere bakarak hüsnü zannınızı bozmasınlar.

Çarşamba günkü yazımda ifade ettiğim gibi, Ashab-ı

Kiramdan Muhacir ve Ensar hakkında Rabbimiz, Tevbe 100, Fetih 18 inci ayetleri

indirerek onlardan razı olduğunu haber vermesine rağmen daha sonra taraftarlık

başlayınca ashap hakkında yalan yanlış yazılanlara bakarak bu gün bile ashaba

söven insanlarımız var.

Bir tarafta Ravilere güvenemeyiz laf ebeliğiyle

hadisleri devreden çıkaran bu insanlarımız kendi söylediklerinin bile farkında

değiller. Çünkü ashab-ı kiram hakkında söylenen o kötü haberleri uyduran ve

nakledenlerin rivayet tuzağına düştüklerinin farkında değiller. Sahte ravilerin

sözüne inanarak Allah celle celalühün Fetih süresi ayet 29 da övdüğü ashab-ı

kirama sövme cehaletinde bulunuyorlar.

Değişen bir şey yok, günümüzde o Sevgili Peygamberimizin

ve arkadaşlarının yolundan yürüyerek Allah ın rahmetine ve cennetine ulaşmak

isteyen Müslümanlar, dünya genelinde bulundukları yerin şartlarına göre hareket

ediyorlar.

Ben, bulunduğum şartların etkisi altındayım. Benim doğru

bulduğum metodum, başkasının metoduna göre yanlış görülebilir.

Doğru olan Allah ın kitabı, Rasülünün sünneti ve o yolda

yürüyen Müminlerdir.

Rabbimiz, birçok yerde Allah yolu ndan bahsederken o

yolda yürüyen Müminleri taltif için:

Kim, kendisine yol apaçık belli olduktan sonra Rasüle

karşı gelir ve mü minlerin yolundan baş kasına giderse, biz onu yöneldiğine

kavuştururuz ve cehenneme yaslarız. O ne kötü bir dönüş yeridir. buyurmuş.

(Nisa süresi ayet 115)

Tespih tanelerinin biri siyasetle, öbürü ticaretle, bir

diğeri tespih çekmekle, bir başkası tetik çekmekle, bazıları bilimsellikle,

bazıları filmsellikle, sanatsal faaliyetlerle, eğitimle... 99 tane yol

çizmişler.

Aslında bu doksan dokuz yolun tamamının toplamı Allah

yolundan giden Müminlerin yoluna yaklaşır.

Ama ben Kur an a göre hareket ediyorum diyen

kardeşlerim, bir kere okuduğun meal seni yönlendirir. Meali yazanı çağın

şartları yönlendirir.

Hepsine ihtiyacımız var.

Onun için örnek ve önderimizin Sevgili Peygamberimiz

olduğunu Kur an bize haber verir ve onun anladığı, açıkladığı ve yaşadığı

esastır.

Herkes kendi bulunduğu yerde hizmet ederken diğerleri

için duayı esirgemesin.

Aynı hapishaneden kaçmaya niyet eden mahkûmların her biri

elindeki toplu iğne ile biri tavanı delmeye, öbürü tabanı delmeye, diğer dördü

de dört ayrı duvarı delmeye çalışırken kavga etmenin kendilerine zararı vardır.

Birinin toplu iğnesinin ucundan ışık görününce diğerleri onun yanında

toplanacaklardır.

Onun için Ben Müslümanım ve Müslüman olarak ölmek

istiyorum diyen ve bu yolda çalışan hiç bir insana karşı kötü bir davranış

sergilemediğimiz gibi kötü söz bile söylememeye dikkat edeceğiz.