Dün, 29 Ekim 2024, Salı idi…
Cumhuriyetin kuruluşunun 101. yıl dönümüydü…
Bundan 101 sene önce Cumhuriyet nasıl kuruldu, öncesinde Meclis nasıl açıldı? Önce kısaca bu fotoğrafa göz atalım.
Sonrasında önemli bir değerlendirmeye yer vermek istiyorum.
Milli iradenin tecelligâhı olan Meclis, 104 sene önce, Cuma namazının ardından dualarla, hatimlerle, salâvatlarla, tekbirlerle ve kurbanlarla açıldı.
***
Yer; Türkiye Büyük Millet Meclisi, Grup Toplantı Salonu.
Kürsüde konuşan; Millî Görüş lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan.
Erbakan Hocamız, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı konusunda şu cümleleri dile getirdi;
* “Cumhuriyet'in aslı bizim, bir kere daha sesleniyorum: Aslı bizim olan bir şeyin alternatifini biz niye yapmaya çalışalım bre şaşkınlar?”
* “Niye Cumhuriyet'in aslı bizim? Cumhuriyet nasıl yapıldı, bilmiyorsanız öğrenin! Bakın Cumhuriyet bu yeni devletin kuruluşu, Batılı emperyalistlerin, düşmanların ülkemizden denize dökülüşü bu ülkenin evlatlarının ABD mandasını isteyenlerin değil, bağımsız devlet isteyen Millî Görüşçü evlatlarının gayreti ile başarılmıştır. İstiklal Savaşı böyle yapılmıştır.”
* “İstiklal Savaşı'nın hazırlıkları, Millet Meclisi'nin kuruluşu için yapılan çalışmalar Erzurum ve Sivas'ta yapıldı. Sivas'ta yapılmış olan toplantının sembolik resmine bugün baktığımız zaman ne görüyoruz? Mustafa Kemal'in bir yanında Sivas Kadısı Hasbi Efendi diğer yanında Erzincanlı Şehit Fevzi Efendi.”
* “Meclis açılıyor, Hacı Bayram'da dua yapılıyor. Açılış yapılırken Meclis’in kapılarının her birinde Müfü ve Kadı var. Açılışları Müftü ve Kadı yapıyor. Soruyorum şimdi bre taklitçiler! Bu savaşı yapan bu müftüler, bu kadılar sizin gibi solcu muydu, yoksa sizin gibi mason muydu?”
* “Sizin gibiler o gün Amerikan mandasını istiyorlardı; tıpkı sizin bugün Ortak Pazar’ı istediğiniz gibi. Onun için Cumhuriyet'in sahibi biziz. Siz Cumhuriyetin cürufusunuz! Ve inşallah çok yakında bu zihniyetler yıkanacak temizlenecek, siz de Millî Görüşçü olacaksınız…”
***
* Curuf: “Erime durumundaki madenlerin yüzeyinde toplanan madde, dışık. Kaloriferlerden çıkan yanmış kömür artığı.”

ÇOK KONUŞULAN LATİFE!
Erbakan Hocamız, 29 Ekim 1926 Sinop doğumlu.
Bir sohbetinde Cumhuriyet Bayramı kutlamaları ve doğum günü ile ilgili şöyle bir latife yapmıştı;
* “Ben, bu konuda doğum günümü kutlayanlara latife ile şu cevabı veririm: “Doğum günüm için Türkiye'nin her yerinde bu kadar merasime ne gerek var?” Ama şunu ifade etmek isterim ki; Cumhuriyet Bayramı'nda doğmak insanı memnun eden bir husustur.”
* “Cumhuriyetin kendisi de bir doğuştur. Onunla birlikte doğmuş olmak bir sevinç kaynağıdır. İnşallah beraberce doğduğumuz Cumhuriyetimizi lider ülke yapacağız, yeni bir dünya kuracağız ve bütün ülkelerin önüne geçireceğiz.”

ERBAKAN HOCA’NIN BAHSETTİĞİ ERZİNCANLI ŞEHİT FEVZİ EFENDİ KİMDİR?
Erbakan Hoca’nın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’yla ilgili konuşmasında bahsettiği, Millet Meclisi’nin açılışında Mustafa Kemal’in hemen yanında yer alan Erzincanlı Fevzi Efendi kimdir?

Erzincanlı Fevzi Efendi’yle ilgili biraz bilgi vermek istiyorum;
* Fevzi Efendi, Şeyh Fehmi Efendi’nin oğlu olarak 1280/1864 tarihinde Erzincan’da doğdu. Gençlik döneminde kaybettiği babasının yerine dergâhın son postnişini olduğu biliniyor.
* Ahmed Fevzi Efendi’ye Osmanlı Meşihat Dairesi tarafından mahreç mevleviyeti verildi.
* Ahmed Fevzi Efendi, esasen bir tarîkat şeyhi olarak, gerek Osmanlı gerekse Cumhuriyet döneminde vatan savunması ve ülkenin düşmandan kurtulması konusunda büyük gayret gösterdi. Tıpkı, babası Fehmi Efendi gibi.
* Ahmed Fevzi Efendi’nin, babasıyla beraber Sultan Abdulhamid’i ziyaret ettiği tarihçiler tarafından zikredilir.
* 1. Dünya Savaşı’nda Rusların Erzincan’ı işgaliyle halkın buradan göçe zorlanmasına karşı çıkıp engel olması üzerine esir edilerek Tiflis’e götürülmüş daha sonra buradan kurtularak Erzincan’a dönmüştür.
* Ahmed Fevzi Efendi, 1919 yılında Ordu müfettişi göreviyle kurtuluş savaşına katıldı.
* Erzurum Kongresi’ne Erzincan delegesi olarak katıldı, Temsil Heyeti ile Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Temsil Heyeti’ne seçildi.
* TBMM’nin 1. Döneminde Erzincan milletvekili olan Ahmed Fevzi Efendi, 1924 yılında vefat etti.
* İstiklal madalyası sahibi olan ve Meclis’te Şeyh Hacı Ahmed Fevzi Efendi olarak anılan, Terzi Baba kolunun son postnişininin mezarı Erzincan Terzi Baba mezarlığındadır.

ADİL, DÜRÜST, VATANSEVER BİR KİŞİ: KADI HASBİ EFENDİ!
Erbakan Hoca’mız, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’yla ilgili konuşmasında, Millet Meclisi’nin açılışında Mustafa Kemal’in hemen yanında yer alan bir isimden daha bahsetmektedir; Sivas Kadısı Hasbi Efendi.
Kimdir peki, Sivas Kadısı Hasbi Efendi?
Erbakan Hoca’nın atıfta bulunduğu Hasbi Efendi ile ilgili biraz bilgi vermek isterim;
* Hasbi Efendi, Kurtuluş Mücadelesi esnasında, ülkemizin sıkıntılı günlerinde Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarına sonuna kadar destek verdi.
* Saygıdeğer bir kişiydi. Yurtsever ve milliyetçi, görevini hakkıyla yerine getiren bir kadı idi.
* Özgeçmişi hakkında çok fazlaca bilgi bulunmamaktadır.
* Adalet Bakanlığı arşivinde hakkındaki sınırlı bilgiler şu şekildedir; “Kadı Hasbi Efendi, adil, dürüst, vatansever bir kişidir. Bir belgede naklinin yapılmaması için Sivas halkı ileri gelen Türk ve Ermenilerinin adları vardır. Başvurularında Hasbi Efendi’nin hizmetleri, ahlaki davranışları belirtilmektedir.”
* “Batum sancağının Livane ilçesinin Murgul bucağında 1869 yılında doğdu. Muhammet Hilmi Efendi’nin oğludur. İlk öğrenimini Livane’de yapıp, İstanbul’a gelmiş, Mektebi Nüvvab’ta okumuş, burayı 3 Mayıs 1902’de bitirmiştir.”
* “İlk görevi Hisar Niyabetidir (16 Kasım 1902). 1909’da Elâzığ, 1913’te Adana Merkez Kadılığı, 31 Ekim 1916’da Sivas Merkez Kadılığı görevlerinde bulundu. Eylül 1920’de Yargıtay üyeliğine atandı. Çeşitli tarihlerde Erzurum, Kayseri, Adana hakimliklerinde bulunmuş, sağlık nedeniyle emekli olmuştur.”