Bir siyasetçinin oğlunun kumarhanede çekilmiş
fotoğrafları bir gazetede yayınlandı geçtiğimiz günlerde. Kumar masası
resimleri, takdir edilir ki, pek de itibarlı sayılamayacak nitelikte addedilir.
Eski başbakanlardan Mesut Yılmaz ın benzer fotoğrafları çıktığında ciddi bir
tepki doğmuştu mesela.
Günümüzde artık toplumsal tepki diye bir şey kalmadı.
Bunu toplumun uyutulmasına mı, insanların gönüllü boşvermişliğine mi, yoksa
iktidar tarafından tahkim edilmiş medya tarafından gösterilmeyişle mi
ilintilendirmek gerekir, tartışılır. Ancak haberi bile olmayanlar kadar, haberi
olduğu halde önemsemeyenler, zerre tepki vermeyenler gibi bir grubun varlığı da
tartışılmaz bir gerçekliktir artık.
Toplumun bireyleri, günümüzde her olayı siyasi bir arka
planla değerlendirmekte ve kendi desteklediği siyasi harekete aleyhte bir durum
varsa görmemeyi yeğlemektedir. Bu takım tutar gibi parti tutma acayipliğinin
olduğu yerde, toplumun doğru ve sağlıklı tepkiler vermesinin beklemek de
beyhude çabaların en başta geleni olmaktadır haliyle.
Bu boşvermişlik duygusu ve hali, aslında siyasetçiyi
vekil tayin edip sorunlarına çözüm üretmesini bekleyen halkın kendi kalesine
gol atmasından farksız. Siyaset kurumu, halka karşı hesap verme sorumluluğunu
hissetmediği anda, popüler tabiriyle milletin hizmetkarından açıkça milletin
efendisi ne dönüşüvermektedir. Yaşanılanlar ortada
Bu kumar masası görüntülerinin üzerine açıklamada bulunan
siyasetçiden beklenen nedir bu durumda Ortada hoş olmayan ve yanlış bir durum
olduğunu kabullenip özür dilemek ve gerekli uyarıları yapacağını söylemek
Yani, yapmış bir haylazlık, çekeceğim kulağını dese,
bunu anlayışla karşılamayacak hiçbir kime bu topraklarda yaşamamaktadır. Gayet
normal bir baba davranışıdır bu.
Ancak, gelin görün ki, bu fotoğrafı bir komplo ile izah
etme yoluna girmek, başlı başına sorunlu bir tavırdır. Üstüne üstlük, yapılan
açıklamada yapmış bir yanlışlık gibi bir pişmanlığa dahi yer vermeden
doğrudan komplo tramvayına atlamak, daha da vahimdir.
Bu ülkede siyasetçilerden bir kere de olsun pişmanlık
göremeyeceğiz herhalde Gelsin komplo lar, gitsin kumpas lar!
Netice itibariyle, bir komplo vs varsa bile bu toplumun
bireylerini ilgilendirmez. Öyle bir durum, iktidar partisinin kendi sorunudur.
Toplumun fertleri olarak, idarenin emanet edildiği kimselerden beklenen,
toplumun değerleriyle uyuşmayan hal ve tavırlara yol açılmamasıdır.
Siyaset kurumu da, bu ülkenin insanları kadar insanlık
erdemlerine riayet etmekle mükelleftir neticede. Güç kavgaları, ayak oyunları,
komplolar, kumpaslar, biz sokaktaki vatandaşları, siyaset kurumuna vekalet
vermiş insanları ilgilendirmemektedir.
Aslında, siyasetiler bir anlamda kendilerine de kötülük
ediyorlar bu hırsla, bu hesaplı kitaplı tavırlarla, söylemlerle. Farkına
varmadan, bir güç ihtirasına, iktidar tutkusuna kendilerini kaptırıyorlar ve
sürekli yüksek gerilim yaşayarak yaklaşıyorlar olaylara. Oy alabilmek uğruna
birbirlerine düşman edilen bu ülkenin insanları da bu yaklaşımın bir
neticesidir. Bir sorun kendinize; hangi güç, iktidar vs için bu kadar yoğun bir
mücadeleye değer Kumar masasındaki görüntüye olumsuz bir laf bile
söyleyememek, bu toprakların hangi değeriyle örtüşür
Siyasetin hayatın her alanına bir şekilde nüfuz etmesi ve
bir anlamda da bozması , insani ve ahlaki erdemlere de bulaşırsa vay halimize!
Bir baba, oğluna bir haramdan uzak durmasını söyleyeceği yerde, siyaset uğruna
komplo vs diyorsa (doğru olsa bile), o siyasetten kaçmamız gerekmez mi