ABD Başkanı Donald Trump, G7 Zirvesi'nde dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Trump, 'Biz olmasaydık İsrail yok olurdu' dedi.
İSRAİL'E AÇIK UYARI: SORUMLU DAVRANIN!
Bölgedeki yangın her geçen gün büyürken Trump, Netanyahu'nun Lübnan ve Hizbullah'a yönelik operasyonlarını açıkça hedef aldı. "Netanyahu'nun Lübnan'a saldırmasından hiç hoşnut değilim" diyen Trump, çarpıcı bir gerçeği de kayıtlara geçirdi.
"ABD olmadan İsrail yok olurdu" ifadeleriyle Tel Aviv yönetimine aba altından sopa gösteren ABD Başkanı, "Hiçbir başkan benim yaptıklarımı yapmazdı. Ama artık Netanyahu'nun da daha sorumlu davranması gerek" sözleriyle rahatsızlığını vurguladı. İsrail'in Beyrut'a yönelik müdahalelerinin, 'Büyük İran' ile daha büyük bir krizin kapısını aralayabileceğine dikkat çekildi.

İRAN ANLAŞMASI İKİNCİ AŞAMAYA GEÇİYOR
Trump, İran ile yürütülen müzakerelerde birinci aşamanın tamamlandığını tüm dünyaya ilan etti. Anlaşmanın adil ve başarılı olduğuna vurgu yapılırken, ikinci aşamanın çok daha kolay geçeceği ifade edildi.
Tahran'ın nükleer silah elde etmeye sadece iki haftası kaldığı gün yüzüne çıkarken Trump, "Biz olmasaydık İran her yeri yok edecekti, çok büyük sorunlar yaşanırdı" diyerek kıl payı dönülen felaketin boyutlarını aktardı. İran'a kesinlikle yatırım veya para aktarımı yapılmayacağının altı çizilirken, ülkedeki tüm nükleer malzemenin ele geçirileceği kaydedildi. Rejim değişikliği senaryolarına ise "asla işe yaramıyor" denilerek kapılar tamamen kapatıldı.
İMZALAR NE ZAMAN ATILIYOR?
Diplomasi kulislerinde haftalardır konuşulan mutabakatın ayak sesleri aslında 15 Haziran'da duyulmuştu. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in ifşa ettiği tarihi anlaşma süreci, 19 Haziran'da İsviçre'de atılacak imzalarla resmiyete dökülecek.
Lübnan'ı da kapsayan bu kritik mutabakat, İsrail cephesinde hesapları fena şaştı. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın Lübnan'ın güneyinden kesinlikle çekilmeyeceklerini açıklaması, bölgedeki sinir harbinin daha da tırmanacağını gösteriyor. Öte yandan Trump'ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Suriye yönetiminin ülkeyi yeniden toparlama çabalarını "muazzam bir iş çıkardılar" sözleriyle övmesi, bölgesel denklemlerde tamamen yeni bir sayfanın açıldığı şeklinde yorumlandı.





