* Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu 18 Aralık 2002 tarihinde

evinin önünde suikaste uğrayarak hayatını kaybetti.

* Suikastın failleri 13 yıldır bulunamadı.

* Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Necip Cem İşçimen,

olayın tekrar incelenmesi talimatını verdi ve 13 yıl sonra Necip Hablemitoğlu

suikastı dosyasını yeniden açtı.

* Savcılık ayrıca olaydan sonra kayıplara karışan

saldırganların içinde olduğu otomobille ilgili görgü tanıklarının verdiği

ifadeleri de tekrar incelemeye aldı.

* O dönem görgü tanıklarının verdiği ve eksik olarak

gördükleri bir plaka üzerinden yeniden inceleme yapılacak.

* Savcılık, bir adım daha attı; o dönem istihbarat ile

terör birimlerinin başında bulunan emniyet müdürleriyle ilgili de bilgi istedi.

* Jandarma ve Emniyet kriminalden Hablemitoğlu

suikastında kullanılan silahın o tarihten önce veya sonra başka eylemlerde

kullanılıp kullanılmadığı bilgisini de isteyen Başsavcıvekili İşçimen,

Hablemitoğlu nun görüşmelerinin dökümü ile telefon trafiğine ait HTS

kayıtlarını da talep etti.

***

Umut veren bu gelişmeden sonra bir gelişme daha yaşandı;

Necip Hablemitoğlu nun eşi Şengül  Hablemitoğlu, Ahmet Hakan ın Tarafsız Bölge

programında, Olay günü benim gördüğüm bir takım şeyler var. Bunları ilk savcıya

da ilettim, dosyada da bulunuyor. Olaydan sonra da bir takım gelişmeler var,

onlarla ilgili zaman içerisinde hiç konuşamadım, konuşmak istiyorum ama

güvenmem gerek savcıya dedi.

Şengül hanım başka şeyler de söyledi;

* Bu cinayet Ergenekon içerisinde de değerlendirildi.

Şimdi de paralelciler yaptı deniyor. Bunları duyunca yaralanıyorsunuz. Bu

cinayet rüzgara göre değişiyor. Siyasetin nesnesi haline geliyor. Bu durum bir

malzeme haline dönüşüyor. Bu yüzden kırgın olduğumuzu hep söylüyorum.

* Bizim önümüzde Ergenekon öncesi dönem, Ergenekon

dönemi ve 17-25 Aralık sonrası yaşanan 2 yıllık süreçte Hablemitoğlu

cinayetinin algılanması. Hablemitoğlu cinayeti 3 aşamada karartıldı.

* Paralel yapıyla mücadelede Hablemitoğlu cinayetinin

bir malzeme olarak kullanıldığını düşünüyorum. 2 yıldır medya Bunu paralel

yaptı dememizi bekliyor. Biz böyle bir şey diyemeyiz. Biz ne aile ne de

avukatımız burası yapmış diyemeyiz. Adres gösteremeyiz.

***

Şengül Hablemitoğlu nun anlattıkları önemli.

Devlete burada düşen görev, Şengül hanımın güvenebileceği

şartları oluşturmak ve karanlık bir sayfanın aydınlatılmasına ön ayak olmaktır.

SADECE ALİ BABACAN MI

Yazılarında TBMM kulislerinden renkli izlenimler aktaran

bizim Ahmet Yavuz, Babacan ın Değerli Yalnızlığı nı kaleme aldı, dün. Haklı

olarak.

Ben bir ismi daha merak ediyorum; Cemil Çiçek.

Neredeyse doğduğundan bu yana kabine(ler)de görev alan,

Bakan ya da üst düzey görev üstlenen bir isim Cemil bey.

1 Kasım seçimlerinde milletvekili seçildi ama yeni

dönemde ne Bakan olabildi ne de TBMM Başkanı. Cemil Çiçek in Meclis

Komisyonlarından birine Başkan olması elbette beklenemezdi. Zaten geriye ne

kaldı ki! denebilir, elbette.

***

Parlamento kulislerinden hatırlıyorum; Cemil Çiçek,

kabinede görev al(a)madığı dönemlerde bol bol fıkralar anlatırdı.

Milletvekillerini ve gazetecileri gülmekten yerlere yatırırdı.

Uzun lafın kısası Sahi, neler yapıyor bu aralar Cemil

bey. Çevresiyle paylaşacağı o kadar çok malzeme biriktirmiştir ki

En iyisi bizim Ahmet e sormak

ADALET HERKESE LAZIM!

Önce İslam tarihinden bir anekdot;

Halife Hz. Ömer zamanında, bir ticaret kervanı gelip,

gece Medine nin dışında konakladı. Yorgunluktan hemen uyudular. Bu sırada,

herkes uyurken, Halife Hz. Ömer, şehri dolaşıyordu. Dolaşma esnasında bunları

gördü.

Hz. Ömer, Abdurrahmân bin Avf ı da yanına alarak sabaha

kadar nöbetleşe, bu kervanı beklediler. Sabah namazında mescide gittiler.

Kervanda bulunan bir genç, o sırada uyanmıştı. Bunları takip edip, arkalarından

gitti.

Soruşturup, kendilerine bekçilik eden şahsın Halife Hz.

Ömer ile arkadaşı olduğunu öğrendi. Gelip, arkadaşlarına anlattı. İnanamadılar:

Sen yanlış görmüşsündür. Halifenin, gecenin bu vaktinde burada işi ne O

sarayında kuş tüyü yatağında yatıyordur.

- Sizin gibi önce ben de inanamadım.

- Sonra nasıl inandın

- Sabah olup ortalık aydınlanınca, buradan ayrıldılar.

Ben de merak edip arkalarından gittim. Camiye girdiler. Yolda karşılaştığım

birisine; Bu kim diye sordum. Halifemiz Ömer diye cevap verdi.

Bu konuşmaları dikkatle dinleyen kafile halkı, derin bir

sessizliğe büründü. Kimsenin konuşacak, bir şey söyleyecek hâli kalmamıştı.

Uzun süren bir sessizlikten sonra, içlerinden biri

sessizliği bozdu: Daha ne duruyoruz Bu hâl İslâmiyet in gerçek din olduğuna

delil olarak yetmez mi

Diğerleri de bu söze katıldılar. Roma ve İran ordularını

perişan eden, adaleti ile meşhur yüce Halifenin, bu merhamet ve şefkatini

görerek, İslâmiyet in hak din olduğunu anladılar ve seve seve hepsi Müslüman

oldular.

***

Adalet hak edenden yana değil, kanunları kullanandan

yana, kuvvetliden, güçlüden yana işlerse, adaletin olmadığına inandığın bir

ülkede yaşamak seni gün geçtikçe her yerin oradan farklı olmadığı düşüncesine

sokabilir. Ki bu çok tehlikelidir!

Peygamberimizin (S.A.V.) en bilinen özelliklerinden biri

Muhammed ül Emin olmasıydı. Yani, Emin olunan, kendisine güvenilen

olmasıydı

Adaletin olmadığı yerde anarşi hakim olur.

* Geçenlerde izlediğim Casuslar Köprüsü filmi bana her

nedense bunları hatırlattı.

MESCİD-i AKSA DAYANIŞMA GECESİ

Burak Derneği ilk kıblemiz Mescid-i Aksa yı tanıtmak ve

milleti Kudüs ve Aksa konusunda bilgilendirmek amacıyla her yıl İstanbul un

farklı ilçelerinde Mescid-i Aksa Günleri adı altında uluslararası bir program

düzenliyor.

Etkinliklere özellikle Ortadoğu ülkeleri başta olmak

üzere birçok ülkeden katılım oluyor. Burak Derneği nin 3. Mescid-i Aksa Günleri

etkinlikleri çerçevesinde tertiplenen Mescid-i Aksa Dayanışma Gecesi

Programının bu sefer ki adresi Pendik Yunus Emre Kültür Merkezi. 18 Aralık 2015

Cuma günü saat 19.00 da düzenlenecek programa Araştırmacı-Yazar Dr. Muhammed

Şerafeddin KALAY, Filistinli Akademisyen Yrd. Doç. Dr. Mounjed EBUBEKİR ve

birçok STK temsilcisi katılacak. Ahmet Hakan KARAGÜL ün ezgileriyle

renklendireceği Mescid-i Aksa Dayanışma Programı na çok sayıda vatandaşın

katılım sağlayacağı düşünülüyor.

BURAK Mukaddes Mekanları Tanıtma ve Kültür Derneği.

(www.burak.org.tr)

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ

* milligazete.com.tr baştan sona yenileniyor. Kısa bir

süre sonra Milli Gazete nin web sayfası iddialı yeni yüzü ile hemen yanınızda

olacak.  Fazla ipucu vermek istemiyorum

ama büyük sürprizler var. Herkes bir başka heyecanlı. Biraz daha sabır

NOT: Bugün, 16 Aralık 2015, Çarşamba. 1) Emekliler yılda

15 20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli

nasıl geçineceğim diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP

iktidarı, 2011 den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine

getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu

çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli.

Otur, sıfır!