Yeryüzünde sayısız şeytan bulunuyor. Bunların sayısı

yaşayan insanlar sayısınca.  İçimiz

dışımız şeytan. Büyüğü küçüğü, büyük oynayanı küçük oynayanı. Bunları

tanımlamak elbette zor. Bu durumun insanın ruhuna kadar sindiği gerçeği göz

ardı edilemiyor. Kin, kötülük, nefret, düşmanlık, haset, katl, hırs, tamah,

nefs vs. kötülük adına ne varsa bu sınıfa dahil.

İnsanlığın bunaldığı bir çıkış yolu bulamadığı bu zamanda

çıkış yolu bulma çabasında olan insanın çabası özellikle bu dönemde çok daha

anlamlı ve değerli.

Müslümanlar Allah ın kendisine bağışladığı bütün değerler

ile farklı bir konumda. Bu kendileri için bir lütuf ve bir bağış. Aslında bu,

bütün insanlık için geçerli. Nasiplenme ve kendini korumaya alma da nasibe,

isteğe ve arzuya bağlı. Dahası niyete bağlı.

İnsan psikolojisi, güçlü karşısında kendini korumaya

alırken, almaya çalışırken bir başka kötülüğün kucağına düşüveriyor. Bir

şeytandan kaçayım derken sayısız şeytanların kucağına düşüyor. Ne tuhaftır ki

kendilerini bilinçli birer Müslüman olarak varsayanlar bu tuzaktan da

kurtulamıyorlar. Âdeta bulunulan toplumu yönlendirme adına bu etkiye

kapıldıkları gibi bu olumsuzlukları etkin kılıyorlar.

İnsanlığın kanını, canını, ruhunu sömüren bütün emperyal

güçler şeytanın ta kendileridirler. Böyle olmasına karşın dalgaların insanları

savurmasıyla birileri şeytan olmaktan çıkıyor başkaları daha azman şeytan

konumunda gösteriliyor. Amerikan emperyalizmi ile Rus emperyalizmi arasında ne

fark var Tuhaf bir durumdur ki geçmişin sağcıları, şimdi aynı çizgiyi temsil

edenler ya da farkında olmadan o izlekte bulunalar Amerikan emperyalizmine

boyun eğiyorlar ve razı oluyorlar. Oysa bölgemizi uzun zamandır işgal eden,

kuşatan, insanımızı öldüren, dinimiz üzerinde oyun oynayan, Müslümanları halden

hale sokan Amerikan emperyalizmi ve ruhu ne hikmetse sevimli ve olumlu

gösteriliyor. Böyle bir hava var.

Suriye işgalini başlatan Batının bir bölümü. Yani Amerika

ve onun güdümünde olan AB. Libya yı, Mısır ı Yemen i darmadağın eden de. Şu

ılımlı İslam denilen, kendi ifadeleriyle İslâmsız İslâm ı yerleştirme

çabasında olanlar da onlar. Afganistan, Pakistan, dünyanın dört bir yanında

Müslümanların kanının akmasının tek nedeni onlar. Bütün terör örgütlerinin arkasında

da onlar. Ama ve fakat ne yazık ki safdil Müslümanlar bunları görmüyorlar. Şu

sağcılık belâsı, şu komünizm belâsı ve travması yüzünden.

Amerika ne ise Rusya da odur. Aralarında hiçbir fark

yoktur. Öyle ki Rusya nın, Sovyetlerin, geçmişten beri Komünizmin şerrine karşı

korunulurken, insanın canını kanını, ruhunu, malını, dünyasını sömüren Amerikan

emperyalizmine o kadar sıcak duruyor.

Ne yazık ki günümüz Müslümanları şeytanlar arasında

tercihte bulunuyor. Bu mantık şeytanları birbirinden ayırmama, birini diğerine

tercih etme anlayışı.

Müslümanlar içlerinde yer eden şeytanları nasıl söküp

atacak Nasıl şu çıkar duygusunu, dünyalık hesabını bir kenara bırakacak Nasıl

şeytanların oyununu bozacak

Kapitalizm batının sömürü çarkı. Bütün kurumları da

onların kemirgenleri. Bankaları, faizleri, kredi kartları ne varsa içimizin

bitleri. Bizler bunlardan sakınmadıkça bu şeytanlardan uzaklaşmadıkça bunlar

bizi çekip çevirmeye devam ederler.

Her insan kendini nasıl koruyacaksa, nasıl sakınacaksa

bunun yöntemini bulmalı. Veliler sürekli abdestli olmayı önerirler. Geçmişte

bunun bir karşılığı vardı. Ne yazık ki günümüz abdestlileri kredi kartsız,

bankasız, kapitalizmsiz, Amerikasız ve Rusyasız yapamıyor. Biri birine diğeri

diğerine sırtını dayıyor kendini aklı sıra güvene alıyor. Batı ruhu

alternatiflerini de kendi içinde uluşturuyor, insanlığı, Müslümanları da

bunlardan birine tercihe zorluyor.

Şeytanlar öyle yaman ki, şer ve ehveni şer olarak insana

görünebiliyor. Seç seçebilirsen. Sorun burada.