Yaşlı bir kadın sizinle özel bir sorunumu paylaşacağım,
isim vermeden yazabilirsiniz dedi. Dinledim, olayın içine girdim ve bir
annenin çocuğuna karşı hissedebileceği duyguların her türüne şahit oldum.
Sevgi, öfke, nefret, bağımlılık, şefkat Anne çocuk arasındaki bağın sarsılmaz
bir kuvvete sahip olduğunu düşündüm. Bilmiyorum sizler ne dersiniz
Kadın duygularını şöyle anlatıyordu:
Memur emeklisi bir aileyiz. Eşim benden iki yaş büyüktür.
Aynı bankadan emekli olduk. On yıl süren tedavinin ardından Allah bize bir oğul
verdi. Çok mutlu olduk. Çünkü onu her ikimiz de çok istemiştik. Rahmetli annem
Allah ım hayırlısı ne ise o olsun diye dua edin derdi. Ama biz hayırlı olmasa
da razıyız yeter ki bir evladımız olsun diyorduk. Rabbim duamızı kabul etti ve
oğlumuz dünyaya geldi
Oğlumun doğumundan sonra ev iyice şenlenmişti. Artık
bütün hayallerimizi onun adına kuruyorduk. Eşim eve daha erken geliyor, bana
yardımcı oluyor ve vakti oğlumuzla birlikte geçiriyorduk. Yıllık iznim
bittiğinde, annemle anlaştık, biz gelinceye kadar oğlumuza o bakacaktı.
Zamanın nasıl geçtiğini hiç anlamadık, oğlumuz büyümüş ve
ilkokula başlamıştı. Onu okula birlikte bırakıyorduk akşam da annem alıyordu.
Oğlum başarılı bir çocuktu. Onun için ileriye dönük hayaller kurmaya
başlamıştık.
Oğlum liseye başladığında ise duygularımız alabora
olmuştu. Onu tanımakta güçlük çekiyorduk. Eve geç geliyor, kapıyı vurup çıkıyor
ve bizimle tartışıyordu. Sustuk, yeter ki mutlu olsun dedik. Fakat liseden
sonra kontrolü tamamen kaybettik. Okumuyor, çalışmıyor ve bizimle sürekli
tartışıyordu. Askerden geldikten sonra iyice değişti bizi dövmeye ve tehdit
etmeye başladı. Madde bağımlısı olmuştu, eve geldiğinde para istiyor
vermediğimiz taktirde bizi kesici aletlerle darp ediyordu. İki kere ölümden
döndük. Şu an hayatımızdan emin değiliz, her an her şey olabilir. O yüzden,
oğlumuzdan habersiz Anadolu nun bir köyünden küçük bir ev aldık. Buradaki evi
ona bırakacağız, muhtarla da anlaştık, ona her ay para göndereceğiz. Fakat
adresimiz gizli kalacak ve böylece canımızı korumuş olacağız. Biz oğlumuzdan
kaçmak zorundayız yoksa canımız tehlikede
Anneyi dinlediğimde, onun şefkatinin öfke, korku ve
nefretini bastırdığını ve anneliğin bir şubesi olarak kuvvetli şekilde devam
ettiğini gördüm. Kendisini tehdit eden evladından nefret etse dahi sevgi ve
şefkatinden hiç ödün vermiyor, onun barınacağı mekânı, geçimlik harçlığını
düşünüyordu. Bunu yapsa yapsa ancak bir anne yapabilir diye düşündüm.
Bilmiyorum sizler ne düşünürsünüz