Zaman zaman niçin siyasi yazı yazmıyorsunuz diye hep

sorulmuştur. Herkes siyasi yazı yazıyor, fakat Kur an mucizeleri ve iman

hakikatleri konusunda yazı yazıldığına çok şahit olmuyorum. Oysa ahir zamanda

yaşıyoruz, insanların büyük bir kısmı imani zafiyet içindeler. Peygamberimiz

(sav) ın hadislerine baktığımızda ahir zamanda yaşayanların imanında gel/gitler

olacağını, Müslümanlar arasında büyük bir fitne çıkacağını, akşam iman

edenlerin sabaha küfre düşeceğini, dünyalık menfaatlerini sonsuz ahiret hayatına

tercih edeceklerini görüyoruz.

Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: Resulullah (s.a.v.)

buyurdular ki: Kıyamet kopmazdan önce gece karanlığının parçaları gibi

fitneler olacak. (O VAKİT) KİŞİ MÜMİN OLARAK SABAHA ERER DE KÂFİR OLARAK AKŞAMA

KAVUŞUR. MÜMİN OLARAK AKŞAMA ERER, KÂFİR OLARAK SABAHA KAVUŞUR. BİRÇOK KİMSELER

AZICIK BİR DÜNYALIK MUKABİLİNDE DİNLERİNİ SATARLAR. (Tirmizi, Fiten 30,

(2196).)

İnsanlar öyle bir devir yaşayacaklar ki, O DEVİRDE DİNİ

ÜZERİNE SABRETMEK, ELİNDE ATEŞ TUTMAK GİBİ ZORDUR. Çünkü o devirde mümin, (öyle

hakaretlere maruz kalır ki) davarından daha zelil, (daha haysiyetsiz bir)

duruma düşer. BU HAKARET VE BASKIYA BİR ÇOK İNSAN DAYANAMAZ. ZAYIF OLANLAR,

FİRE VEREREK, BEŞ PARALIK MENFAAT İÇİN DİN VE MUKADDESATINDAN RÜŞVET VERME

DURUMUNA DÜŞER. Gündüz ve gecelerin akması öyle devir getirecektir ki, o zaman

biri kalkıp alenen: Bir avuç menfaati için bize din (ve mukaddesatını) kim

satacak diye sorar. Bu soruş boşa değildir de: Birçokları dinlerini çok az

bir dünya malı karşılığında satar.

Sevgili Peygamberimiz (sav) ın dikkat çektiği gibi bugün

Müslümanların büyük bir bölümü imani zafiyet içindedir. İslam dünyasının

yaşadığı tüm sıkıntıların temelinde de yine bu iman zafiyeti bulunmaktadır.

Müslümanlar arasında bitmek bilmeyen bir fitne baş göstermesi, mezhep

ayrılıkları içine girilmesi, Kur an ı Arapça okumalarına rağmen, doğru

uygulamaları hayatlarına geçirememeleri, benden olmayan ölsün mantığıyla

Müslüman kardeşinin kanını dökmekte sakınca görmemeleri bu iman zafiyetinin en

açık delillerindendir.

Bu nedenle şu an için en etkili mücadele; Kur an

mucizeleriyle sürekli imani telkinler verilmesi ve iman hakikatlerinin

anlatılmasıdır. Akılla, ilimle, Kur an mucizeleriyle, iman hakikatleriyle

anlatım yerine klasik bir anlatım tercih edilirse etkili olması mümkün

değildir. Örneğin; İmanı zayıf olan insanlara tasavvuf anlatarak yaklaşılırsa

her zaman istenilen sonuç elde edilemez. Öncelikle bu kişilerin imanının

güçlendirilmesi gerekir. Kişinin aklının, Allah ın varlığını görüp, kalbinin

imanı kabul etmesi şarttır. Nitekim bundan önceki yüz yıla baktığımızda yapılan

dini anlatımlar, İslam âlemindeki karışıklıkları ve herc-ü merci

engelleyememiştir. Bunun için öncelikle, Kur an mucizeleri ve iman

hakikatlerinin anlatılarak insanların imanının takviye edilmesi,

güçlendirilmesi gerekir. Ancak tahkiki iman, ayne l yakin imanla Allah a bağlı

kişilerin imanları çok güçlü olur. İman zaafı olan kişiler rahatlıkla her türlü

kötülüğün pençesine düşerken, güçlü iman sahipleri sürekli vicdanlarını

kullanacakları için kötülük yapmaya güçleri yetmez. Gerçek İslam ahlakını

yaşayan insanlardan oluşan toplumlarda ise özlenilen sevgi, saygı, huzur,

barış, adalet ve gerçek demokrasi hâkim olacaktır. İşte bu nedenle siyasi

yazılar değil, iman hakikatleri ve Kur an Mucizeleri hakkında yazı yazmayı

tercih ediyorum.