Dünya diken üstünde yeni bir bölgesel savaş ihtimalini korkuyla izlerken, beklenen haber son dakika olarak düştü. Günlerdir birbirlerini hedef alan iki ezeli düşman, namluları şimdilik yere indirdi. Suların giderek ısındığı körfezde patlamaya hazır bir bomba gibi duran gerginlik, yerini zorlu bir müzakere sürecine bırakıyor.
O MASADA NELER KONUŞULACAK?
ABD merkezli haber sitesi Axios'un üst düzey yetkililere dayandırdığı habere göre, iki ülke arasındaki tehlikeli restleşme yerini geçici ateşkese bıraktı. Tarafların, kilitlenen Hürmüz Boğazı düğümünü çözmek için Salı günü Katar'ın başkenti Doha'da bir araya geleceği aktarıldı. Sürecin detaylarını paylaşan ABD'li bir yetkili, "Tüm saldırıları durdurmaya karar verdik." ifadelerini kullandı. Bu kritik zirveye ABD teknik heyetinin başında Nick Stewart'ın katılacağı kaydedildi. Bir diğer yetkili ise teknik görüşmelerin süreceğini, şimdilik her iki tarafın da sahadan geri çekileceğini ve ticari gemilerin boğazda serbestçe seyrüsefer yapabileceğini vurguladı. Aslında İsviçre'de İran'ın nükleer programı üzerine kurulması planlanan masanın, artan sıcak çatışmalar yüzünden acil kodla Katar'a taşındığı ve tek gündemin Hürmüz Boğazı olarak değiştirildiği ifade edildi.

TAHRAN GÖRÜŞMEYİ NEDEN İPTAL ETTİ?
Hatırlanacağı üzere diplomatik temaslar son günlerde adeta pamuk ipliğine bağlıydı. İran Dini Lideri'nin Eserlerini Koruma ve Yayımlama Ofisi üyesi Mehdi Fezaeili'nin devlet televizyonunda yaptığı açıklamalar krizin perde arkasını araladı. Fezaeili, İranlı teknik müzakere heyetinin dün İsviçre'de yapılması planlanan o görüşmeye katılmadığını duyurdu. Tırmanan çatışmalar nedeniyle toplantının Tahran tarafından reddedildiğine dikkat çekildi. Fezaeili, İran yönetiminin masaya oturmadan önce karşı tarafın bazı şartları yerine getirip getirmediğini test etmek istediğini vurguladı. Masadaki en büyük şartın ise İran'ın dondurulmuş milyarlarca dolarlık varlıklarına yeniden erişim sağlaması olduğu kaydedildi.

AMERİKAN BASININDAN FLAŞ İDDİA
Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, bu hafta sonu İsviçre'de yeniden başlaması beklenen temasların, alevlenen saldırılar yüzünden tamamen rafa kalktığını öne sürmüştü. Askeri sahadaki hareketliliğin diplomatik kanalları tıkadığına dikkat çekildi.





