Samsun/Asarcık, Musaağa Mahallesi’nden yazan Alaattin Öksüz diyor ki;
* “Samsun/Asarcık Musaağa Mahallesi Merkez Camii’ne Durmuş Arkan tarafından 30 yıl önce vakfedilen 2 dönümlük iki arsa, “Asarcık İlçe Belediye Başkanlığı’nca” satılarak “belediye giderlerinde” kullanılmak isteniyor. Satış dayanağı ise çıkarılan Büyükşehir Belediye Yasası’dır.”
* “Köy halkı olarak arazilerimizin satılmasını istemiyoruz! Bu arsaların Musaağa Mahallesi Merkez Camii adına kalmasını istiyoruz. Gereğini arz ederim.”
* “Ayrıca köyümüzün tam ortasına fabrika yapılıyor. Biz fabrikaya karşı değiliz. Fabrikanın köyün tam ortasına yapılmasına karşıyız. Lütfen bu konuda bizlerin sesi olup bizi dinlerseniz çok seviniriz.”
***
Bugüne kadar bu köşede çok farklı mağduriyetleri, haksızlıkları gücümüzün yettiğince dile getirmeye çalışıyoruz. Bu mağduriyeti de duyurmakla beraber daha ayrıntılı olarak kaleme alacağım, inşallah…
MİLLÎ GAZETEDEN AL DOĞRU HABERİ!
“Uyan artık, daralıyor bak çember!
Bu tağuti sistemden razı olmaz Peygamber!
Millî Gazete’den al doğru haber!
Davamız İslam’dır güzel kardeşim!”
(Cumali Ay)
BATILILAŞMA İHANETİ!
D. Mehmet Doğan... Yazar, fikir adamı, Türkiye Yazarlar Birliği kurucu ve şeref başkanı.
İmam hatip ortaokulu yıllarımda okumuştum, D. Mehmet Doğan’ın “yakın tarihe yönelik bir meydan okuma” olarak da nitelenen eseri “Batılılaşma İhaneti” kitabını.
Çok iyi hatırlıyorum; Vakıf Öğrenci Yurdu’nda kalırken yine bir vakıf kuruluşu olan ERDAV Kitabevi’nden aldığım Batılılaşma İhaneti kitabı, yurtta elden ele o kadar çok okundu ki sayfaları yıprandı.
Şimdi bu kitabın yeni bir baskısı yapıldı. Hem de 39. baskısı...
D. Mehmet Doğan’ın üniversite öğrenciliği yıllarında yazdığı ve çoğu Hareket dergisinde yayınlanmış makalelerinden oluşan “Batılılaşma İhaneti” tabu yıkıcı, zihin dönüştürücü etkisi sebebiyle aradan geçen bunca zamana rağmen hâlâ önemini koruyor.
Böyle bir dönemde kitap baskısı yapmak o kadar kolay olmasa gerek! Bu yönüyle de Batılılaşma İhaneti kitabının yeni baskısı takdir edilmesi gereken bir tarih/kültür çalışması. Nice baskılara… Tebrikler…
***
(D. Mehmet Doğan / Batılılaşma İhaneti/ Yazar Yayınları / Tel: 0312 232 05 71-72 / www.yazaryayinlari.com / [email protected])
MİLLÎ GAZETE’M!
Medya, sistemlerin toplumsal değişimini sağlamak, öte yandan iktidarların da kitleleri yönlendirmek için kullandığı etki bakımından 4. kuvvet olarak bilinir.
Medya, topluma siyahı beyaz, beyazı siyah gösterme becerisiyle halkı aldatır ve belli bir yöne yönlendirir.
Medyanın büyük bir bölümü, iktidarların ayakta kalması için iktidarlar tarafından parayla satın alınmak suretiyle troll görevi görmektedir.
İşte böyle bir aldatma ve yönlendirmeler üzerine satılık kalemlerin foyasını meydana çıkarmak, mazlumun yanında yer almak, Hakk’ın ve haklının sesi olmak… Kadim değerlerimizden aldığı inancı günümüze yorumlamak... Doğru ve ahlaklı bir haber vermek için yerli ve milli olan bir gazeteye ihtiyaç hasıl olmuştur.
Erbakan Hocamızın bizzat direktifi ile Millî Gazete’miz 12 Ocak 1973 tarihinde ilk yayın yönetmeni Hasan Aksay abi tarafından yayın hayatına başlamıştır.
Bir toplumsal hareketin, siyasi, iktisadi ve medya ayağı olmadan başarıya ulaşması mümkün değildir.
Hocamız, Millî Görüş’ün siyasi ayağını Millî Nizam Partisi’yle, ekonomik ayağını 200 ortaklı Gümüş Motor ile medya ayağını da Millî Gazete’mizi kurarak, efsanevi bir şekilde Millî Görüş hareketinin temellerini atmıştır.
Millî Gazete’miz görev olarak kendi hinterlandını oluşturmak için halkımızın iyi, doğru, güzel ve faydalı haberleri alarak bilinçlenmesine yardımcı olmak, özel olarak Millî Görüş teşkilatlarının gücünü göstermek, teşkilatların nasıl olması, nasıl çalışması gerektiğinin de eğitim ayağını üslenmiştir.
Millî Görüş’ün gören gözü, duyan kulağı, düşünen aklı olmuştur.
***
Eğer bugün dünden daha dağınık ve farklı düşünüyorsak bunda başat sorun Millî Gazete’mizi okumadığımızdandır.
Dün aynı dünya görüşüne sahip olup aynı kavramlara aynı manaları yükleyip aynı tanımlarla düşünerek aynı eylemleri aynı anda ortaya koyabiliyor ve bir olay karşısında Edirne’den Kars’a, Samsun’dan K. Maraş’a aynı düşündüğümüzle öğünüyorsak, bunda Millî Gazete’mizin en büyük pay sahibi olduğunu unutmamalıyız.
Ahlaki değerlerin erozyonunun had safhada olduğu, kendi ailemizi televizyon başından kaldırmaya gücümüzün yetmediği bir vakadır.
Ocakların söndüğü, boşanmaların evliliği geçtiği bir ortamda her sabah Millî Gazete’mizi ailemizle beraber okuma mecburiyetimiz vardır.
Belki maddi imkânsızlıklardan, yapılan zamlardan dolayı birçok kurum gibi Millî Gazete’miz de zor günler geçiriyor. Bizlerin aboneliğine ihtiyacı vardır.
Ama şunu da kulağımıza küpe yapalım ki; Millî Gazete’mizin bizim yardımımızdan çok, bizim Millî Gazete’mize daha fazla ihtiyacımız vardır.
Millî Gazete’mizin 51 kuruluş yılı mübarek olsun.
Rabbim ebedi olarak sonsuza kadar istikamet üzere devamını nasip eylesin.
Yayında emeği geçen tüm emektar kardeşlerimi, Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş Bey’in şahsında tebrik ediyorum.
Allah ayaklarına taş değdirmesin. Kötülerle karşılaştırmasın. İyi ki varsın, Millî Görüş’ün gören gözü, duyan kulağı Millî Gazete’m.
Selam ve dua ile… (Cuma Şahin, Adana, AGD-MGV)
MESAJ PANOSU!
“Adnan Bey, hayırlı işler, selam ve sevgilerle… Millî Gazete’mizin 51. yılına ayak basması nedeniyle Millî Gazete’mizin imajı, duruşu, referansı, ideali, doğruluğu, hakkaniyeti, mazlumun yanında yer alması… Daha çok şeyler yazabiliriz ki, tamamlayamayız! Şükürler olsun, gazetemizin temelini sağlam atmış, mekânı cennet olsun rahmetli Erbakan Hocamız. Millî Gazete’mizin 51. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bazı illerde kutlamalar, etkinlikler oluyor. Bu etkinlikler ülke geneli, yani Kars’ta, Edirne’de, Van’da, Adana’da icra ediliyor. Ama köşelerde kalan il ve ilçelerde de olması lazım gelmez mi? Ücra köşelerdeki Millî Gazete sevdalıları, daim abone olanları, dağıtıcıları, okuyucuları, kardeşinden beklemediğini Millî Gazete’sinden bekleyeni de var… İstanbul’da, Ankara’da olduğu gibi bu illeri ve ilçeleri de hatırlasak olmaz mı acaba? Çünkü o gazeteyi basanlar kadar okuyanlar da var. Selam ve sevgilerimle…” (Kadir Öztaş, Erzurum/Oltu)