Kur’an-ı Kerim’den sonra en sahih kaynak olarak kabul edilen ve muhaddislerce ezberlenip nesilden nesile sema yoluyla nakledilen “SAHİH-İ BUHARİ İSTİMA VE KIRAATI” çok şükür ülkemizde de icra edildi. 16 Zilhicce 1440 (17/8/2019) tarihinde başlanıp 25 Zilhicce 1440 (26/8/2019) tarihinde sona eren ve sabahtan akşama kadar süren kıraatla SAHİH-İ BUHARİ tam metin olarak okundu. Ben de Rabbime hamd olsun tüm celselerine katıldım ve her katılan gibi Sahih-i Buhari rivayet etme ve okutma icazetini aldım. İcazet programına başta çağımızın en büyük âlimlerinden olan Muhammed Ali Sabuni olmak üzere çok sayıda muhaddis katıldı.

Ülkemizde bilinçli bir şekilde yürütülen hadis düşmanlığına karşı herhalde en büyük cevap bu şekilde verilmiş oldu. Zira bu programa katılım çok üst düzey seviyede ve çok kalabalıktı. Buhari okumalarının devam ettiği an çok feyizli ve bereketli geçti. Zaman zaman karilerin okurken gözyaşına boğulduğu ve bütün camiyi hıçkırıklara boğduğu müstesna anlar yaşadık. Keşke bu atmosferi en azından din adına insanların önüne çıkıp konuşan, imamete geçip namaz kıldırırken herkese yaşatma fırsatı olsa.

Programa çok geniş bir coğrafyadan katılım oldu. 43 ayrı ülkeden 500 civarında âlim ve hoca katıldı. Bu vesile ile Dağıstan’dan Yemen’e, Bangladeş’ten ABD’ye kadar birçok ülkeden sırf bu program için İstanbul’a gelmiş birçok âlim ve ilim sevdalısı ile tanışma ve konuşma fırsatı bulduk.

Program; Irak Hocalar ve Hatipler Derneği ile başında Üstad Bessam Hicazi’nin bulunduğu Daru’l-Hadis müessesesi tarafından organize edildi. Yine bu vesile ile İslam için çalışan, projesi olan herkes için yapılacak çok işin olduğunu da gördük. Zira Türkiye’de 100’den fazla ilahiyat ve bu ilahiyatlarda halen görevli veya emekli olmuş onca profesör varken maalesef bu tür programlar icra edemiyorlar, etmiyorlar. Bir derneğin başardığını 100 ilahiyat fakültesinden herhangi bir tanesi aklına bile getirmiyor. Bu arada bu programı kaçıranlara Edirnekapı Mihrimah Sultan Camii’nde devam eden ikinci bir Sahih-i Buhari hatim programının olduğunu hatırlatayım. Muhaddis Şeyh Muhammed Ebu’l Huda’nın okuduğu ve yaklaşık 1000 kişinin takip ettiği program 1 Eylül tarihine kadar devam edecek.

İmam Buhârî Hazretleri’nin bu kitabı, bütün hadis kitapları arasında İslâm âlimleri tarafından en sahih hadis kitabı olarak kabul edilmiştir. Hiçbir âlim bir başka hadis kitabının Buhârî’nin kitabından daha sahih olduğunu ileri sürmemiştir.

İmam Buharî sahih oluşuna hükmedilen bütün hadisleri bu kitabına almış değildir. O sadece sahih hadisler arasından kendi şartlarına uyanları seçmiş ve kitabına koymuştur. Zira İmam Buhârî kendi Sahih’inin dışında kalan pek çok sahih hadis-i şerif bulunduğunu kendisi de ifade etmiştir.

Ebul-Heysem el-Küşmeyhenî, Firabrî’den o da Buharî’den şunu işittiğini rivayet etmiştir (İmam Buhari diyor ki): “Önce gusül abdesti alıp iki rekat namaz kılmadıkça El-Camiu’s-Sahih’in içine hiçbir hadis almadım. El-Camiu’s-Sahîh’i altıyüz bin hadis içinden seçip onaltı senede tasnif ettim ve bunu kendim ile Allah arasında bir hüccet kıldım. El-Câmiu’s-Sahîh kitabına sahih olduğunu gerçekten bildikten sonra iki rekât namaz kılıp, bir de Allah’a istihâre etmedikçe hiçbir hadis koymadım. Bu kitabıma sırf sahih olan hadisleri koydum, sahih hadislerden bir kısmını da kitap uzamasın diye bıraktım.” (İbn Hacer, Hedyü’s-Sârî, 1407 s. 9).

İmam Muhammed b. İsmail el-Buharî hazırladığı bu esere şu ismi vermiştir: “El-Camiu’s-Sahîh Müsnedul-Muhtasar min Umûri Rasulillah (s.a.v.) ve Eyyâmihi”

Câmiu’s-Sahih 97 kitab ve 3730 babdan oluşmaktadır. Tekrar olunan hadisler dâhil 7275 hadis-i şerif bulunmaktadır. Mükerrerler dışında dört bin hadis vardır.

Câmiu’s-Sahih’te hadisler konularına göre kitaplara, her kitap da kendi arasında bâblara ayrılmıştır. Eserde, üzerinde ihtilaf edilmeyen hadislere yer verilmiş, râvilerin güvenilir olması hususunda titiz davranılmıştır. Râviler birbirine bağlanarak ilk kaynağa kadar götürülmüştür. Üç râvili hadislerin sayısı da yirmi ikidir. Değişik senetle gelen hadisler Sahih’te yer almaktadır. Ancak aynı senet ve aynı metinle birden fazla yerde zikredilen hadislerin sayısı yirmi üç kadardır. Buhârî, aynı hadisi, aynı hadisin çeşitli rivayetlerini bir yerde toplamak yerine, ilgili oldukları yerlerde tekrar etmiştir.

Sahih-i Buhârî’nin pek çok nüshaları bulunmaktadır. Zira Buhârî, Sahih’ini bizzat kendisi on binlerce talebeye okutmuştur. Bu kadar talebe içinden bin kadarı Sahih’in râvisi olmuştur. Bunların içinden de ancak beş tanesinin isimleri bilinmektedir. Bunlar, sırasıyla El-Firebrî, En-Nesef, En-Nesevî, El-Bezdevî ve El-Mehâmilî’dir

Sahih-i Buhârî üzerinde ayrıca pek çok şerhler de yazılmıştır. Bu şerhlerden bu gün elde mevcut ve mütedâvil olanları Kirmanî’nin şerhi, İbn Hacer’in F’ethul-Barî’si; Aynî’nin “Umdetül-Kârî”si ve Kastallânî’nin “İrşâdu’s-Sârî” isimli şerhidir.