Saadet Partisi, anayasa değişikliğine ilişkin olmazsa olmazlarını yaklaşık bir hafta önce açıkladı. Genel Başkan Temel Karamollaoğlu, bu talebi, ziyaret ettiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da ayrıca sundu. 

Telefon ve mailden, sosyal medyadan çok sayıda mesaj aldım; “Adnan Bey bu talepler nelerdi?” diye. Hatırlatma babında Saadet Partisi’nin bu itirazlarını madde madde sıralıyorum. İşte o maddeler...

1) Kuvvetler ayrılığı ilkesi mutlaka sağlanmalıdır: Kuvvetler ayrılığı ilkesi olmazsa olmaz şarttır. ‘Yasama-yürütme ve yargı’ arasındaki uyum ve denge, birinin diğeri üzerinde herhangi bir hâkimiyet ya da vesayet oluşturmasına imkân vermeyecek şekilde düzenlenmelidir. 

2) Güçlü bir meclis olmazsa olmaz şarttır: İcranın tek elde toplandığı cumhurbaşkanlığı sisteminde istikrar en önemli avantajlardan biridir. Hükümeti kuramama ya da kurulmuş hükümetin güvenoyu ile düşürülmesi gibi kaygılar olmayacağı için güçlü bir icraat imkânı ortaya çıkacaktır. Ancak güçlü bir yürütme organı ile doğru orantılı olarak güçlü bir Meclis’in varlığı da olmazsa olmaz şarttır.

3) Seçim barajları mutlaka kaldırılmalıdır: Güçlü bir Meclis için, ‘Siyasi Partiler Kanunu’ndaki seçim barajları tamamen kaldırılmalıdır. Böylece TBMM, toplumun bütün kesimlerinin temsil edildiği, gerçek manada, ‘Milli irade tecelligâhı’ olma özelliğini kazanacaktır. Yine güçlü bir Meclis için, TBMM’nin, kanun yapma, bütçeyi onaylama, değiştirerek onaylama ve denetleme hakkı mutlaka korunmalıdır. 

4) Sadece TBMM kendini feshedebilmeli: Özellikle TBMM’nin kendi iradesinin dışında feshine imkân tanıyacak her türlü düzenlemeden mutlak suretle uzak durulmalıdır. Çünkü böyle bir yetki Meclis’in itibarını zedeler. 

5) Önemli bakanlıklar TBMM onayına sunulmalı: Milli Savunma, Adalet ve İçişleri gibi bazı önemli ve stratejik bakanlıklara atanacak isimlerin TBMM’nin onayına sunulması, sadece TBMM’de değil, millet nezdinde de Hükümet’e saygınlık kazandıracaktır.

6) Bakanlar için gensoru hakkı korunmalıdır: Hakkında suç isnadı bulunan bakanlar için, ‘gensoru’ benzeri bir soruşturma ve hesap sorma mekanizmasının varlığı, TBMM’nin millet adına denetleme anlayışının bir gereği olarak görülmelidir. 

7) Partili cumhurbaşkanı tarafsızlık ilkesine aykırıdır: Yeni düzenleme ile gündeme gelen ‘partili cumhurbaşkanı’, kamuoyunda haklı bir endişeye neden olmuştur. Gerçekten de cumhurbaşkanının partisiyle ilişiğinin kesilmemesi, Anayasa’nın amir hükmü olan, ‘tarafsızlık’ ve ‘eşitlik’ ilkesine gölge düşürmekle kalmayacak, toplumun bütününü kucaklama noktasında eksiklik olarak algılanacaktır.  

8) Yargı bağımsızlığı olmazsa olmaz şarttır: Yeni anayasa teklifi çerçevesinde üzerinde titizlikle durulması gereken en önemli unsurlardan biri de yargı bağımsızlığıdır. Yargı, ne Yasama’nın ne de Yürütme’nin etkisinde kalmayacak şekilde düzenlenmelidir. 

***

Saadet Partisi’nin talepleri böyle… Ve buradan da bir temennimi iletmek istiyorum; bu değişiklikler yapıldığında paketin geneli etkilenmiyor ki! Ve bu değişiklikleri gerçekleştirmek için –dün gece bitmediyse şayet- hâlâ yeter zaman da var. 

Teklifle ilgili maddelerin tümü üzerinde oylama yapılmadan önce, önergelerle bu değişiklikler sağlanabilir…

Hatırlatmış olayım dedim…

KANAL 42’DE BİR GECE…

Yakından takip ettiğinizi biliyorum. 

Konya merkezli yayın yapan Kanal 42 TV, bir süredir İstanbul’da da canlı yayınlar gerçekleştiriyor. Selim Akduman’ın moderatörlüğünde, Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş’ın daimi konuk olduğu “Gündemin İzinde” adlı program her hafta salı akşamı saat 21:00’de ekrana geliyor. 

Bu haftaki programa Milli Gazete’den kalabalık bir ekip olarak davetliydik; Ercan Özcan, Gökçen Göksal, Muhammed Altındal, Bilali Yıldırım ve bendeniz. Mustafa Kurdaş, il dışından geldiği için programa ikinci yarısında dahil oldu. Konu, Milli Gazete’nin 45. kuruluş yıldönümü idi. Şunu anlattım: “Milli Gazete gerçekten farklı bir gazete, gerçekten ‘milletin’ gazetesi. Örneğin, bizde günde 2 kez yayın kurulu toplantısı yapılır. Bu toplantılarda haberlerin seçilmesi, sunumu tartışılır ve karara bağlanır. Bir kelime üzerinde bile uzun mülahazalar yapıldığını bilirim. Buraya dikkat; yayın kurulu toplantısına zaman zaman okurlar da dahil olur. Görüş belirtir. Bu hiçbir gazetede yaşanmayan, gerçekleşmesi mümkün olmayan bir sahne...”

***

Programın ilk bölümü sonrası, yayının yapıldığı Yenibosna’daki İhlas binasından ayrıldık.  Sonrasındaki 10 dakika hayli zor geçti! Niye mi? Siz sormayın, ben de söylemeyeyim!.. 

***

Bir not; Kanal 42’yi çok izlenen, takip edilen ve de bence en önemlisi kendi yağıyla kavrulan bir kuruluş haline getiren Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Küçükgünay’ı tebrik ediyorum.

TEŞEKKÜRLER HOCAM!

İlkokul öğretmenim Behzat Erdağı aradı; 

“Milli Gazete’yi çıktığı günden bu yana okurum ve abonesiyim. 45. yıla kavuştu elhamdülillah. Milli Gazete yıllardan bu yana sadece hakkı ve doğruyu haykıran bir gazete. Ayrıca Milli Çocuk ve Maaile dergilerini de çok sevdik. Allah (C.C.) başarılarınızı daim kılsın. Tebrikler…”

Çok teşekkürler hocam… Allah razı olsun. 

Ayrıca bu minvalde gelen tüm mesaj ve telefonlar için de teşekkürler…

BU SEMPOZYUM KAÇMAZ…

Biliyorsunuz, 4-5 Mart 2017 tarihlerinde ESAM tarafından düzenlenen Milli Görüş Sempozyumu yapılacak…

Sempozyumda sunulacak bildiriler aşağı yukarı şekillenmeye başladı. Neler mi; 

* Erbakan ve Milli Görüş

* Yeni Bir Dünya Fikri ve Milli Görüş

* Türk Siyaseti ve Milli Görüş

* Siyasal İletişim ve Milli Görüş

* Kamu Yönetimi ve Milli Görüş

* Yerel Yönetim ve Milli Görüş

* Hukuk ve Milli Görüş

* Adil Ekonomik Düzen ve İslam Ekonomisi

* Dış Politikada Milli Görüş

* D-8, D-60, D-160

* Dini Hareketler ve Milli Görüş

* Sanayi ve Milli Görüş

* Mühendislik, Ar-Ge ve Milli Görüş

* Eğitimde Milli Görüş

* Sağlıkta Milli Görüş

* STK ve Milli Görüş

* Şehir Planlama ve Mimarlıkta Milli Görüş

***

Şu kadarını söyleyeyim; bu sempozyum kaçmaz!..

HAKİKATEN MERAK ETTİM!

Sırayla gidelim; 

* Kemal Kılıçdaroğlu, “görüşmem lazım!” diyerek Devlet Bahçeli’den randevu talep etti.

* Bahçeli, talebe olumlu yaklaştı ve Kılıçdaroğlu’na randevu verdi.

* Bahçeli, Kılıçdaroğlu’na randevu verdikten hemen sonra sosyal medyadan CHP’ye salladı da salladı. CHP’nin anayasa değişikliği teklifine yönelik politikasını yerden yere vurdu, 

* Şöyle bir atmosfer oluştu; herhalde Bahçeli’nin bu açıklamalarından sonra Kemal Bey daha da görüşmeye gitmez!

* Ama öyle olmadı, Kılıçdaroğlu yine de Bahçeli’yle görüşmeye gitti.

* Bir ayrıntı; Kemal Bey, Devlet Bey’le tek başına görüştü. Grup başkan vekilleri toplantıya girmedi. 

* Görüşme sonrası Kemal Kılıçdaroğlu kısa bir açıklama yaptı, Bahçeli tek kelime etmedi. 

***

Hakikaten merak ettim; içerde neler konuşuldu?