Nasreddin Hocamız “parayı veren düdüğü çalar” derken meğer ne kadar haklıymış!
Gerçekten de bastırıyorlar parayı ve düdükleri, istedikleri gibi öttürüyorlar!
“Anket yalanlarından” söz ediyoruz ya da “yalan anketlerden” bahsediyoruz.
Kamuoyu araştırma şirketleri öyle anket sonuçları yayınlıyorlar ki, duyduğumuz zaman “bu kadar da olmaz” diye isyan ediyoruz.
Kimi anketler ana muhalefet partisi CHP’yi ve onun yeni genel başkanı Özgür Özel’i parlatıyorlar.
CHP’nin birinci parti konumuna geçtiğini, Özgür Özel’in de Erdoğan da dâhil olmak üzere tüm rakiplerinin önünde olduğunu iddia ediyorlar!
Netice itibarıyla bu bir anket deyip geçiyoruz.
Kimi anketler ise ana muhalefet partisi CHP’nin birincilik konumunu koruyamadığını ve aldığı beğenilerin düştüğünü ileri sürüyorlar.
Bu sonuca da hiçbir itirazımız olmuyor.
Anket böyle sonuçlanmıştır deyip gülüp geçiyoruz.
Ama aynı ankette iktidar partisi AKP’nin yeniden birinci parti konumuna geldiği ve aldığı beğenilerin de yükseldiği iddia edilince “bu kadar da olmaz” demeye başlıyoruz.
Son dönemlerde iktidardaki parti yani AKP hangi başarılı işe imza atmıştır da tekrar birinci parti konumuna geçmiştir?
Ya da aldığı beğeni neye dayanmaktadır?
Tamam, parayı veren düdüğü çalacağına göre düdüklere de parayı verenlerin isteklerine uygun olarak ötmek düşer!
Bari bunu yaparken aklımızla alay etmeseler!
Emeklilerin durumu mu düzeltildi?
Asgari ücretlilerin durumu mu ıslah edildi?
Çarşı pazar fiyatları mı kontrol altına alındı?
Yani enflasyon mu düşürüldü?
Bu tür soruları uzatmak mümkün!
Ama hiçbirine olumlu cevap vermek mümkün değil.
Her şey olumsuz giderken iktidar partisine beğeni nasıl artar?
İktidar partisi AKP, bırakın tekrar birinci parti haline gelmeyi ikinci parti konumunu bile koruyabilirse ne âlâ!
“Anket yalanları” ya da “yalan anketler” ile tekrar birinci parti olunamaz ki!
Zira bu tür yalanlara kendilerinden başka inanacak hiç kimseyi bulamazlar!