Server Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Av. Mehmet Ali Bulut patronajında çıkan Edebiyat Ortamı dergisi 100. sayısında (Eylül-Ekim 2024), Özgür Filistin (Gazze ve Soykırım) soruşturmasına yer verdi sayfalarında.
Bu önemli soruşturmada sorulara verdiğim cevaplar şöyle:
SORU: Gazze/Filistin’deki vahşet ve soykırım bize neler söylüyor? ABD ve ortaklarının İsrail’e desteğinin, dünyada ne türden sonuçları olacak? Bütün bu olup bitenler, dünyada neleri değiştirecek, öngörünüz nedir?
CEVAP: “Gazze/Filistin’deki vahşet ve soykırım bize insanlığın bittiğini gösteriyor!
Gazze/Filistin’deki vahşet ve soykırım bize demokrasinin, insan haklarının tamamen sözde kaldığını gösteriyor!
Gazze/Filistin’deki vahşet ve soykırım bize Batı medeniyetinin “tek dişi kalmış canavar!” olduğunu bir kez daha ispatladı!
Gazze/Filistin’deki vahşet ve soykırım bize Birleşmiş Milletler’in tamamen Siyonizm’in güdümünde ve kontrolünde olduğunu bir kez daha ortaya koydu!
Gazze/Filistin’deki vahşet ve soykırım bize güya yeryüzündeki tüm çocukların korunması için kurulan ve Müslüman ülkelerin sunduğu ödeneklerle ayakta duran UNİCEF ve benzeri batı(l) örgütlerin tamamen yalan ve dolandan ibaret olduğunu bir kez daha gün yüzüne çıkardı.
***
Siyonist ve işgalci İsrail’i bölgeye bir çıbanbaşı olarak yerleştiren, besleyen, büyüten ABD ve ortaklarıdır, elbette. Bunda kimsenin bir kuşkusu yok!
Ancak şunun çok iyi bilinmesi gerekir ki zulümle abat olunmaz. Zulüm ebedi olmaz!
Elbette Gazze soykırımının yakın bir gelecekte çok somut sonuçları olacaktır.
Bu somut sonuçlardan en önemlisi, bir İslam coğrafyası ve bir Müslüman beldesi olan Filistin’in yakın zamanda -başkenti Kudüs olan ve bir karış toprağının işgal altında olmadığı- tam bağımsız bir devlet olarak ortaya çıkması olacaktır.”
DOLAR İMPARATORLUĞU: NEREYE KADAR!
Edebiyat Ortamı dergisinin Gazze soruşturmasında sorulara verdiğim cevaplara devamla;
“Bundan sonra öngörüm daha doğrusu temennim şudur;
* Dolar imparatorluğu devam ettiği sürece Müslüman coğrafyaya hayat hakkı yok! Bu böyle biline!
Neden böyle düşünüyorum? Çünkü;
* Dolar imparatorluğu devam ettiği sürece, daha çok Müslüman katledilecek! Müslüman kadınlara tecavüzler devam edecek! Müslüman kadınlar kocasız, dul kalmaya devam edecek!
* Dolar imparatorluğu devam ettiği sürece, Müslüman çocuklar yetim ve öksüz kalmaya devam edecek!
* Dolar imparatorluğu devam ettiği sürece, Müslüman ülkelerde taş üstünde taş, omuz üstünde baş kalmayacak! Müslümanlara ait kadim medeniyetler yok edilmeye devam edecek!
* Dolar imparatorluğu devam ettiği sürece, Müslüman ülkeler geri bırakılmaya devam edecek! Müslüman ülkeler emperyalistlere kazançlarını faiz olarak vermeyi sürdürecek! “Ben yemiyorum, al sen ye!” demeyi sürdürecek!
* Dolar imparatorluğu devam ettiği sürece, okula giden çocuğumuza vermemiz gereken harçlık ABD, İngiltere, Siyonist İsrail, Batı ülkelerinin ceplerine akmaya devam edecek!
* Dolar imparatorluğu devam ettiği sürece, emekliler açlığa mahkûm edilmeye devam edecek. Her 6 ayda bir emekli maaşlarının ne kadar olacağını tartışmaya devam edeceğiz.
* Dolar imparatorluğu devam ettiği sürece, gelir adaletsizliği devam edecek. Zenginin daha zengin, fakirin daha fakir olduğu bu vahşi kapitalist mekanizma sürecek.
* Dolar imparatorluğu devam ettiği sürece, silah baronları her savaş çıktığında avuçlarını ovuşturmaya devam edecek.
* Dolar imparatorluğu devam ettiği sürece, fırından aldığımız her ekmeğin bir kısmı sömürgecilerin hesaplarına faiz olarak aktarılacak.
* Dolar imparatorluğu devam ettiği sürece, alın terimiz karşılıksız kalmaya devam edecek, hakkının hakkını almasına engel olunacak!
* Dolar imparatorluğu devam ettiği sürece, davul bizim sırtımızda olacak, davulu çalanlar başkaları olacak! Irkçı emperyalistlere hamallık yapmaya devam edeceğiz.
* Dolar imparatorluğu devam ettiği sürece, analarımız daha çok ağlayacak! (DEVAMI GELECEK YAZIDA…)

SABRİ ÜLKER VAKFI
Faaliyet alanında önemli çalışmalara imza atan bir vakıftan söz etmek istiyorum; Sabri Ülker Vakfı…
Sabri Ülker anısına kurulmuş olan ve misyonunu Sabri Ülker’in hayat felsefesinden derleyen bir vakıf…
Beslenme ve sağlık alanlarında bilimsel faaliyetlerde bulunuyor.
Sabri Ülker -Gıda Araştırmaları Enstitüsü- Vakfı Bilim Kurulu şu isimlerden oluşuyor;
* Dr. Talat İçöz (Sabri Ülker -Gıda Araştırmaları Enstitüsü- Vakfı Başkanı), Prof. Dr. Beraat Özçelik, Prof. Dr. Diána Bánáti, Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil, Prof. Dr. Hünkar Korkmaz, Dr. Julian Stowell, Dr. Laura Fernández Celemín, Prof. Dr. F. Nur Baran Aksakal, Prof. Serhat Ünal, Prof. Dr. M. Temel Yılmaz, Dr. Zeki Ziya Sözen, Prof. Dr. Zehra Büyüktuncer Demirel.
***
Sabri Ülker adını anmışken...
Yaklaşık 10 yıl önce gazeteci-yazar Hulusi Turgut, Sabri Ülker’in hayat öyküsünü kaleme almış, kitaplaştırmıştı.
Önemli bir eser; Sabri Ülker'in Hayat Hikâyesi.
Kitapta Sabri Ülker’in kızı Ahsen Özokur, babasının Bilecik’teki yatılı okul yıllarından bir anıyı onun anlattığı şekilde kitapta şöyle aktarıyor:
* “Gurbete çıkmak üzereydim. Beraberimde götüreceğim kılık kıyafetimle ilgili hazırlık yapıldı ama ayağıma giyeceğim doğru dürüst bir ayakkabı yoktu. Mevcut ayakkabım, çürük çarıktı. Babamın parası olmadığı için bana yeni bir ayakkabı alamıyordu. İnsanlardan da borç para isteme tabiatı yoktu.”
* “Ertesi gün yola çıkacaktık. Komşulardan biri bu durumumuzu işitmiş. Kendisine de o günlerde çok güzel, ısmarlama bir ayakkabı yaptırmış. Ayakkabı, komşumuzun ayağını ya sıkmış ya da bol gelmiş. O ayakkabıdan kurtulmak istiyormuş. Ayakkabıyı bir güzel paketlemiş, bu özel ayakkabısını bana hediye etti.”
* “İstanbul’dan Bilecik’e geldim. Pansiyona yerleştim. İlk gün ayakkabının paketini açtım ve ayağıma giydim. Ayakkabı 43 numaraydı. Adım attıkça, ayağımdan fırlar gibi oluyordu. Ama hiçbir öğretmenim, “Oğlum bu ne biçim ayakkabı...” demedi. Hiçbir arkadaşım da halime gülmedi. Bilecik’teki ilk senemi bu ayakkabıyla geçirdim. Yani, kocaman ayakkabılarla utana sıkıla da olsa sene sonunu buldum.”
***
Ülker’in öyküsü… Çürük çarıkla çıkılan ve bugünlere gelen bir müthiş yolculuk…
DOKUZUNCU ÖDÜL!
Sabri Ülker Bilim Ödülü…
Toplum sağlığı üzerinde araştırmalar yapan genç bilim insanlarını teşvik etmek için Sabri Ülker Vakfı’nın her yıl verdiği bir ödül…
Bu yıl dokuzuncusu verilecek…
Ödül töreni bugün akşam gerçekleştirilecek, Zeytinburnu/Fişekhane’de…
Ben de bu ödül töreninde olacağım, nasipse.
Anlatırım neler oldu, neler yaşandı?
