Bugün dindar ailelerin kızlarına okul yasağı getirenler, yakın geçmişte belli bir yanlışa takılıyorlardı. O da Osmanlı toplumunda ulemanın, kadı ya da müderrislerin kızlarını yâ da kadın akrabalarını okutmayıp, cahil bırakıp, eve kapattıkları yargıları idi.
Bu konuda yalan dolu pek çok tiyatro yazıp, kendi yalanlarına yine kendileri güldüler. Musahipzade Celal Bey in "İstanbul Efendisi" adlı oyun ilk akla gelenlerden biri.
Hâlbuki araştırmacılar, ortaya farklı bir durum çıkarmaktadır.
İlber Ortaylı nın deyişi ile "Ulema kızlarının Osmanlı toplumundaki ortalamanın üstünde eğitim gördükleri, babaları ve kocaları tarafından şımartıldıkları anlaşılmaktadır. Genelde de yükselmek isteyen genç ulema üyeleri, tanınmış hocaların kızları ile evlenir ve aile hayatında kadınlar bu nedenle üstün bir konumda olurdu. Bu biçimsel aristokrat sınıfın göze çarpan adetlerinden biri de kızlarına eğitim vermeleridir. Veziriazam ve sancakbeyi kızları ümmi olabilir ama İlmiyye nin kızları için, tahsilsizliğin ve okuma yazma bilmemenin istisnai olduğu ve Türk toplumunda okumuş kadın öncülerin bu sınıftan çıktığı görülmektedir. İlim ve sanatla diğer zümrelere göre daha çok uğraşan, paralı ve güvenli hayat süren ilmiye sınıfı için bu durum doğaldır."
Daha Selçuklular zamanında Hz. Mevlana, ailesinin kadınlarına ders vererek yetişmelerine yardımcı olmakta idi. Bugün için kaç kayınpeder gelininin tahsilini kendisine dert edinir ama Hz. Mevlana gelini Fatıma yı bir entelektüel olarak yetiştirmiştir.
Tahsilli Osmanlı kadınları güzel sanatlarla özellikle şiirle ilgileniyordu.
Fatih zamanında başkente göre taşra sayılabilecek Kastamonu da bir kadı kızı olan Şaire Zeynep Hanım hayli meşhurdu.
Yine 15. Asrın yetiştirdiği, şiir divanı Rusça basılmış Mihri Hatun, Amasyalı bir kadının kızıdır. Ki günümüz feminist akıma paralel şiirleri mevcuttur.
Ulema sınıfından şair Baki nin karısı Tuti Hatun gibi yine kocası ulemadan olan Hubbi Hatun.
Bursalı bir kadı kızı olan Emetullah Hatun.
Yine ünlü şeyhülislam İsmail Hakkı Esad Efendi nin kızı meşhur şair Fitnat Hanım. Soyunda şair ve musikişinas 9 şeyhülislam bulunan Fitnat Hanım, ilim ve sanat zevkini bu zarif dini çevreden almıştı.
Eski kazasker ve Süleymaniye müderrislerinden Ahmet Cevdet Paşa nın kızı Fatma Aliye Hanım "sosyal reformatörler" olarak toplumu yönlendirdiler. Kardeşi Emine Semiye Hanım daha farklı davranıp, siyasi söylemde sosyalizm sempatizanı oldu. Cevdet Paşa sadece kızlarının değil, eşinin, hatta baldızının eğitimi ile alakadar olup, onların sorularına zaman ayırmıştır. Karısı ile olan mektuplaşmaları, Cevdet Paşa nın tek eşli aile taraftarı olduğunu, kadın erkek eşitliğine önem verdiğini, kadın dünyasına saygılı olduğunu göstermektedir.
Osmanlı nın iki asrı bulan modernleşmesinde İlmiye sınıfının kızları başat bir rol oynadılar. Osmanlı feminizmi diyeceğimiz bir akımla toplumu aydınlatmak için dergi ve gazetelerde yazılar yazıp, kitaplar kaleme aldılar. Fatma Aliye Hanım babasının kendisine verdiği özgüven ve ilmi birikimle roman, hikâye, inceleme, siyasi hatırat ile edebiyatımızda önemli bir yer tuttu. Kadın yazarları teşvik etti. Yabancı Türkologlarla iletişim kurdu. Fatma Aliye lerin modernleşme çabaları, toplumun zarif bağlılığını hiç eksiltmediği İslam ahlak ve maneviyatından kopmadan, muasır medeniyetler seviyesine ulaşmaktı.
Ortaylı nın dediği gibi; "Osmanlı ilmiye sınıfının servet, eğitim ve görgü sahibi bir sınıf olması dolayısıyla bu sınıf kadınlarının da modernleşme hareketlerinde öncü rol üstlenmeleri doğal karşılanmalıdır."
Bugün gelinen noktada ne yazık ki dindar sınıfın ya da dine sempati duyan yurttaşların kızlarının önüne müthiş bir tahsil engeli bırakılmış durumda. İki asır önce kızların okutulması için çırpınanlar; bugün kızların cahil bırakılması için inanılmaz acımasız çaba verenleri, hiç affetmeyecekler gibi.