Çocukları ibadetlere teşvik için ecdadımız birçok
güzellikler sergilemişler.
Çocukluğumdan hatırladığım, köyümüzde küçük çocukların
oruç tutmasını teşvik için orucunu tutan küçüğü iftar vaktinde sırtta gezdirme
yarışına girilirdi.
Ailenin fertlerinden biri çocuğu kaptığıyla sırtına
aldığı bir olur ve ailenin diğer bireyleri gülerek eğlenirlerken çocuğu
sırtında taşıyana, Haydi yine kaptın çocuğun sevabını derlerdi.
Şehirliler ise çocuğun oruç sevabını para ile çocuktan
satın alırlarmış.
En az bir fitre karşılığı parayı çocuğa vererek orucunu
satın alırlarmış (Bakınız, Talat Onay, Mazmunlar, Oruç Satmak maddesi).
Benim çocukluğumda para, ceplerde bulunmadığından, çocuğa
para verilse bile demir tıngırtısından başka çocuğun işine yaramayacağından
para geçerli değildi. Çünkü köyde parayla satın alacağı bir şey yoktu.
Ama ablasının, ağabeyinin, babasının veya annesinin veya
yakınlarından birinin sırtında gezinirken aldığı sevinç, çağımız zenginlerinin
milyarlarıyla alabileceği bir şey değildi.
Çocuklarımız bizim devamımızdır.
İbrahim aleyhisselam, Rabbim, beni ve çocuklarımı puta
tapmaktan uzak tut diye dua eder (İbrahim süresi ayet 35).
Bir başka ayette ise Rabbim, beni ve zürriyyetimi namaz
kılanlardan eyle diye rabbine yalvarır (İbrahim süresi ayet 40).
Çocukluğumuzda akşamdan, anne ve babamıza, Beni de
sahura kaldırın der ve onlardan söz alırdık.
Onlar da kaldırırlardı.
Dayanamadığımız zaman yerdik ve yine oruca devam ederdik.
Biz çocukların bu orucuna Tekne Orucu denirdi.
Ekmeğimiz, ekmek teknesinde tutulduğu için, biz de arada
bir ekmek teknesinin başına uğradığımız için Tekne Orucu derlerdi zannederim.
Çağımızın imkânlarına uygun teşvik yolları bulunmalı ve
uygulanmalı.
Anneler, saçınızı süpürge ettiğiniz yavrularınızın iki
dünyasının güzel olması için başta iman esaslarını çocuklarınıza, onların
dilini ve bilgisini göz önünde tutarak akıl ve mantıklarına uygun ifadelerle
ezberletiniz.
Namaza ve oruca zorlamayınız ama teşvik ediniz.
Çocuk yaştakiler orucu bozduklarında bile onları
sevindiriniz ve devamını getirmesini sağlayınız.
Çocuklarınızı camiye götürünüz.
Yüz verirsen omzuma çıkar sözü yanlıştır.
Sevgili Peygamberimiz, namazında torunları Hasan veya
Hüseyin i omzuna alıp namazı öyle kıldırdığını haber verir hadisler.
Cami kurslarına gönderiniz.
Hocalarımız, çocuğun çokluğundan fazla olanları geri
göndermesinler.
Yetişemediği çocukların camide oynaması bile çevre
eğitimine devam demektir.
Mekânların en değerlisi camilerdir buyurmuş Sevgili
Peygamberimiz.
Değerli yerlerde büyüsünler, değerli insanlardan olsunlar
ve iki dünyalarında insanlık değerlerini yitirmeden ahiretin değerli yeri olan
cennete layık hale gelsinler.