Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c)›a hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’ya, âline ve sahabelerine olsun.
Türkiye’nin yakın ve uzak çevresi; Suriye başta olmak üzere, Irak, Suriye, Yemen, Libya, Filistin, Afganistan, Pakistan, Keşmir, Myanmar “kan gölü”ne dönmüştür. Bunun sebebi, ABD, AB ve İsrail şer ittifakının kurmaya çalıştığı “Irkçı Emperyalizmin” dünya hâkimiyetidir. Bu niyetin merkezinde “Siyonizm” ideoloji bulunmaktadır. Bu ideolojinin dayandığı din ise, beni İsrail ırkına tahsis edildiğine inanılan “Vadedilmiş Topraklar” üzerinde “Büyük İsrail’i” kurmaktır. Bu dinin sahip olduğu inanç ise “Mesih” akidesidir. Bu akidenin açılımı ise “Yeryüzü Yahova’nın mülküdür ve Yahova mülkünü has evlatları Beni İsrail’e tahsis etmiştir” inanışıdır. Bu batıl din ve akide bilinmeden bölgemizde ve dünyada yaşanan olayları doğru okuyamayız. “Vadedilmiş Topraklar” konusunun biri, Yahudiler ile ilgili görünen, diğeri ise Hıristiyan Batı ile ilgili görünmeyen iki yüzü vardır. Bu konunun Siyonist ırkçı Yahudiler ile Siyonist haçlı Hıristiyanlar bir tarafta, Müslümanlar karşı tarafta olmak üzere iki tarafı vardır. Tarih boyunca Kudüs merkezli “Ortadoğu Meselesi” Yahudiler ile Hıristiyanların ortak konusu olmuştur. Bu, aralarında yorum ayrılıkları olsa da, bu bölgenin kutsallığı ve kendilerine “Tanrı tarafından vadedilmiş” topraklar olması inancındandır. Bu inanış sebebiyle bu bölge, her zaman Yahudi ve Hristiyanların hâkimiyet kurmak istediği topraklar olmuştur. Yahudiler ve Hıristiyanlar, Ortadoğu’da sağlanacak hâkimiyetin beklenen bir “Mesih” önderliğinde kurulacağına da inanmaktadırlar. Yahudi ve Hristiyanların kurtarıcı olarak beklediği “Mesih’in” gelmesi için tanrının elinin kıyamete zorlanması gerektiğini de ileri sürerler. Bugün “Siyonizm” olarak bilinen ideoloji, beklenen “Mesih’in” gelmesi için bölgenin hazır hale getirilmesi hareketi olarak doğmuştur. “Siyonizm” günümüzde Yahudiler yanında Hıristiyanların önemli bir kısmını da ilgilendiren müşterek bir davaya dönüşmüştür. Siyonizm’in üç kutsalı vardır. Birincisi Kudüs ve çevresidir. İkincisi Nil’den Fırat’a kadar olan kısım ve Türkiye’nin bir kısmını da içine alan Ortadoğu’dur. Üçüncüsü ise bütün dünyadır. Osmanlı Devleti’nin güçlü döneminde servet ve mevki sahibi olan “Siyonist Yahudiler” ile “Hıristiyan Siyonistlerin” telkinleriyle ABD, İngiltere ve Fransa gibi “süper devletler” Osmanlı topraklarında yaşayan dindaşları için haklar istemeye başlamışlar, devletin ekonomik durumu bozulunca fırsattan istifade “Arzı Mevud” konusunu sahneye koymuşlardır. Batının büyük ve güçlü bazı devletlerinin teşvik ve desteğinden cesaret alan Yahudiler, Osmanlının “Dış Borçlarını” ödeme karşılığında Filistin’i satın almak istemişlerdir. Ancak Abdülhamid bu talebi şiddetle reddetmiştir. Sultan Abdülhamid’in tahttan indirilmesi, Osmanlının savaşa sokulması, Filistin’in İngilizler tarafından işgal edilmesi, Sevr’in imzalanması ve Anadolu topraklarının batılı ülkeler tarafından işgal edilmesi, bunların hepsi “Vadedilmiş Topraklar” üzerinde Büyük İsrail’in kurulması için atılmış adımlardı. Bu adımlar, milletimizin Milli Görüş’e sarılarak başlattığı kurtuluş savaşıyla kesintiye uğratılmıştır. Batılılar 2. Dünya savaşını çıkardılar. Bu savaştan da arzu ettikleri neticeyi alamayınca 1. Yalta konferansını yaptılar. ABD, İngiltere ve Rusya aralarında anlaşarak bugünkü Birleşmiş Milletleri kurdular. İlk karar olarak da, Küçük İsrail devletinin kuruluşunu ilan ettiler. O günden bugüne Ortadoğu “Kan Gölüne” döndü.
3. DÜNYA SAVAŞINA DOĞRU
Mesih’in gelmesi, Yahudi ve Hıristiyanların arzu ettikleri kurtuluşa erebilmeleri için “Büyük Bir Savaşa” ihtiyaç duyulmaktadır. Bu savaş için ABD tarafından “Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)” hazırlanmış ve yürürlüğe konulmuştur. ABD eski başkanlarından Bush’un 20. Haçlı savaşını başlattığını ilan etmiş olması boşuna değildir. Şimdi biz bu savaşın içindeyiz. BOP, gündeme gelir gelmez dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, “Biz bu Projenin dışında olamayız” ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da, Diyarbakır Büyük Ortadoğu Projesi’nin yıldızı olacaktır” açıklamasıyla “Proje”ye destek olmuş ve eş başkanlığını üstlendiğini ilan etmiştir. Bir zamanlar, Hicaz Emiri Şerif Hüseyin’in oğlu Faysal, 1917 yılında yapılan Siyon Kongresi’ne katılmış ve şu talihsiz konuşmayı yapmıştır: “Yahudilere kendi yurtlarında başarılar diliyoruz. Yahudi hareketi, bizim kendi özel hareketimiz gibi, emperyalist değil millidir, Suriye’de her ikimiz için de yer vardır. Ben yürekten inanıyorum ki her iki millet, ancak birbirine yardım ederek başarılı olabilir”. Bu konuşmayı yapan Faysal, Osmanlı’dan koparılan Irak’a kral yapıldı. Günümüzde BOP ile yapılmak istenen de, bölgenin İsrail’in güvenliği için yumuşatılması ve Büyük İsrail için yutulabilir lokmalar haline getirilmesidir. Bölgede vekâlet savaşı yürüten PKK, PYD, İŞİD, ENNUSRA gibi örgütler BOP için beslenmektedirler. “Ortadoğu Sorununun” çözümü bu “tarihi arka planın” iyi okunmasına ve doğru anlaşılmasına bağlıdır. Zira tarihi arka plan bilinmeden, geçmiş iyi değerlendirilip ders çıkarılmadan günümüzdeki gelişmeleri kavramak, akılcı ve kalıcı çözümler üretmek zor gibi görünmektedir. ABD ve AB zikredilen “büyük savaşı” çıkarmak istemesinin temelinde Müslümanlara duydukları derin kin ve nefret bulunmaktadır. Onlar, Ortadoğu’daki dini, siyasi ve ekonomik çıkarlarını korumak için bu savaşı körüklüyorlar. Kendileri savaşmıyorlar, savaştırıyorlar. PKK ile Türkiye’yi meşgul eden ABD ve AB ülkeleri İŞİD ve benzeri örgütler ile bütün İslam âlemini meşgul ediyorlar. Savaşan Müslümanlar, bu savaşın rantından istifade eden ABD ve AB ülkeleri. Türkiye, böylesi kirli bir savaşın içinde yer almamalıdır. Türkiye’nin yapması gereken bu kirli savaşı engelleyecek yeni bir harekete öncülük yapmaktır. Türkiye’ye ABD ile stratejik ortaklık, AB ile birlik, İsrail ile dostluk yakışmamaktadır. Türkiye için doğru olan Milli Görüş istikametidir. Öncelikle Türkiye ADİL BİR DÜZENE geçmelidir. Türkiye’nin İSLAM BİRLİĞİNE yönelmesi dünya barışına en büyük katkıyı sağlayacak bir adım olacaktır. Selam hidayete tabi olanlara…