Arayan, Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Başkanlığı’na bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren, İstanbul Harbiye’de bulunan Askerî Müze ve Kültür Sitesi Komutanlığı’ndan bir yetkili idi...
- “Ekrem Bey, özel bir gösteri yapacağız. Komutanımız, törene sizin de katılmanızı arzu eder...”
- “Hay hay. Memnuniyetle…”
Sonra düşünür, “Hayırdır inşallah. Askerî Müze ve Kültür Sitesi Komutanı, Millî Gazete yazarını neden davet eder ki!” diye düşünmeden de edemez.
Ancak davete icabet etmek de sünnettir.
“Çağrılan yere erinme (davet edildiysen orada bulun, bu sana güç gelmesin), çağrılmayan yere de yerinme (istenmediğin yerde bulunma, zoraki gitme)!” diye çok isabetli ve naif bir atasözümüz de vardır… Bu duygu ve düşüncelerle Komutan’ın davetine icabet eder, Ekrem Şama… Harbiye’deki Askerî Müze ve Kültür Sitesi Komutanlığı’na gittiğinde, kendisini son derece duygulandıran ve aynı derecede memnun eden bir sahne karşılar; 2005 Mart ayında kaleme aldığı ve sanatçı Esat Kabaklı tarafından bestelenen “Bayrak” şiirinin bir başka bestesiyle karşılaşır.
Sinan Kayabaşı tarafından biraz daha farklı bir makamda bestelenen, eski milli boksör Cemal Kamacı’nın oğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ’ın danışmanlarından Mustafa Kamacı tarafından icra edilen “Bayrak” şiiri, Askerî Müze ve Kültür Sitesi Komutanlığı Mehteran Takımı tarafından seslendirilmektedir… Gördükleri ve duydukları karşısında nasıl bir tutum alacağını şaşırır, Ekrem Bey.
Bu arada orada bulunan paşalardan biri yanına kadar gelerek Ekrem Şama’yı tebrik eder ve kucaklar...
Bu besteyi, Harbiye Mehteranı Repertuvarı’nadahil ettiren Albay Erhan Altınok da oradadır.
Ekrem Şama, Askerî Müze ve Kültür Sitesi Komutanlığı’ndan hoş hatıralarla ayrılırken, “İyi ki bu şiiri yazmışım…” diye düşünmeden edemez.
BAYRAK ŞİİRİ BAŞKA NERELERDE SESLENDİRİLİYOR?
Millî Gazete yazarı Ekrem Şama’nın “Bayrak” şiiri başka nerelerde seslendiriliyor?
* Çanakkale Abidesi’ni ziyaret edenler bu şiiri genelde koro halinde seslendiriyor. 500 kişilik bir koronun bu besteyi seslendirmesini izlemeniz lazım… Biliyorsunuz Çanakkale Savaşı, Ekrem Bey’in özel ilgi alanına giriyor, bu alanda yazdığı kitapları da bulunuyor.
* Okul müsamerelerinde seslendiriliyor, “Bayrak” şiiri…
* Ülkenin farklı noktalarında, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesindeki birlik, karakol ve değişik birimlerde “motivasyon” amaçlı okunuyor.
ESAT KABAKLI’NIN RİCASI…
Esat Kabaklı… Gakkoş… Elazığlı… Türkülerini kendi ruhunda yaşayarak seslendiren, bu şekilde dinleyenlere de yaşatan çok iyi bir türkücü… TRT Müzik kanalında fırsat buldukça programlarını izliyorum. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ’ın ve bir grup arkadaşının Külliye’ye zaman zaman davet ettiği ve sohbet-muhabbet ettiği bir isim, Esat Bey. Merhum yazar Ahmet Kabaklı’nın da yeğeni.
Neyse…
Birkaç yıl önceydi…
Ekrem Şama’nın telefonu çaldı.
Arayan Esat Kabaklı’ydı;
- “Ekrem Bey sizin bu Bayrak şiirinizi bestelemek ve okumak istiyorum, ne dersiniz?”
- “Memnuniyetle… Sizden para pul da istemiyorum! Yalnız bir şartım var!”
- “Buyur, gardaşım!”
- “Bu parçayı seslendirdiğinizde adımı zikretseniz yeter…”
- “Elbette, tabii ki bu talebinizi seve seve yerine getireceğim…”
***
Esat Kabaklı’nın, Ekrem Şama’nın “Bayrak” şiirini bestelemesinin öyküsü böyle başladı…
İŞTE O ŞİİR; BU BAYRAK
Diyeceksiniz ki, “Tamam Adnan Bey, iyi güzel de bu kadar konuşulan, bestelenen bu şiir hangisi? Bir de şiiri görsek!”
Haklısınız... Bu kadar perde arkası öyküsü yazılan şiiri de vermek lazım, öyle değil mi? İşte o şiir;
BU BAYRAK
Malazgirt’te Alpaslan’ın dilinde,
Surlarda Ulubatlı’nın elinde,
Çanakkale cihadının yılında;
Zemin kan kırmızı, ayyıldızı ak,
O mübarek bayrak, işte bu bayrak!
*
Rasül’ün övgüsünü kazanmıştı,
Düşmanlarımız kahrıyla yanmıştı,
Viyana önlerine dayanmıştı;
Zemin kan kırmızı, ayyıldızı ak,
O mübarek bayrak, işte bu bayrak!
*
Gelibolu’dan Ankara ’ya baktı,
Kocatepelerden İzmir’e aktı.
Aşkıyla milleti ısıtıp yaktı;
Zemin kan kırmızı, ayyıldızı ak,
O mübarek bayrak, işte bu bayrak!
*
Kafkaslar’da bizi kaldırdı şaha,
Yemen çöllerinde sığınak vaha,
Gönderlerinden hiç inmedi daha;
Zemin kan kırmızı, ayyıldızı ak,
O mübarek bayrak, işte bu bayrak!
*
Destanlar yazıldı zalime karşı,
Mazlumun duası kapladı arşı,
Uğruna yazıldı İstiklal Marşı;
Zemin kan kırmızı, ayyıldızı ak,
O mübarek bayrak, işte bu bayrak!
*
Peygamber kabrinde sadık muhafız
Bayraktan alırdı mücahitler hız,
Unutana yine hatırlatırız;
Zemin kan kırmızı, ayyıldızı ak,
O mübarek bayrak, işte bu bayrak!
(İstanbul:27.03.2005)
NEFES ALMADAN KOŞTURAN BİR İSİM; EKREM ŞAMA
Ekrem Şama…
Gazeteye gelip gittiği zamanlar görüşüyoruz. Çantası her dem dolu…
Millî Gazete başta olmak üzere Milli Görüş kuruluşlarında sorumluluk alan, görev/ler üstlenen bir virtüöz aslında Ekrem Şama. Esas işi mali müşavirlik; 30 yıla yakın muhasebeci ve mali müşavirlik mesleğini icra etti. Ama son dönemde kendisini tamamen araştırmaya ve kitaplara adadı. Mesela, son yazdığı kitaplardan “Allah Dostu Erbakan” büyük bir emek ve gayretin ürünüydü. “İşte Bu Bayrak” kitabı dokuzuncu kitabı… (İsteme adresi: [email protected])
***
Benim gördüğüm ve tanıdığım Ekrem Şama, 67 yaşında bir delikanlı; yıllardır üreten, sürekli koşturan, taş üstüne taş koymaya çalışan bir isim…
Allah’tan (C.C.) kendisine hayırlı, sağlıklı ve uzun ömürler temenni ediyorum…
Adnan ÖKSÜZ