Vefatının sene-i devriyesi münasebetiyle merhum Ali Nar Hoca ile ilgili anı ve hatıraları anlatmaya devam ediyorum…
* “İstanbul Gaziosmanpaşa İmam Hatip Lisesi’nden öğrencisi olan Nurettin Yıldız Hoca, onu meslek derslerini okutan bir hocadan ziyade, şahsiyetine yön veren bir insan olarak hatırladığını ifade eder.
Gençlerin meydanlarda bağırıp çağırdığı, 12 Eylül İhtilali’nden önceki günlerde sağ-sol örgütlerin peşinden savrulduğu günlerde kendisini kalemle, kitapla, muteber şahsiyetlerle tanıştırdığını anlatır.
Kendisini dönemin âlimlerinden Ahmet Davudoğlu hocaya götürdüğünü, ondan Riyâzüs-Sâlihin okumasına vesile olduğunu aktarır.
İkinci olarak kendisini Arapça ile buluşturduğunu; hocanın Arap ülkelerinden kendisine gelen Arapça dergileri okuması için verdiğini ve böylece Arapçayı sahiplendiğini söyler.
Üçüncü olarak kendisine bazı kitaplarını ve yazılarını daktilo ettirerek yazı heyecanı kazanmasına vesile olduğunu; bir başka vesileyle kendisini Milli Gazete'ye götürdüğünü, bu ziyaretin de basın ve yayın konusunda kendisinin ufkunu açtığını dile getirir.”
***
* “Ali Nar Hoca, sadece öğrenci yetiştirmeye çalışmaz. İmam-hatiplerin idarecilerinden öğrencilerine kadar imam-hatiplik ruhuna uygun yaşamalarını ister. Bundan dolayı da gördüğü hatalara ve yanlışlıklara da müdahale eder. Çalıştığı okullarda bazı idarecilerin yaptıkları haksızlık ve yolsuzlukları tespit eder, şikâyetlerde bulunur.
Öğrencinin hakkının yenmemesine azami derecede gayret gösterir. Bununla birlikte İslam düşmanlığı yapan isimlerle de mücadeleyi hiç bırakmaz. Bunlardan dolayı tepki görür ve gittiği yerlerden sürgün yiyerek ayrılmak zorunda kalır.”
ALİ NAR HOCA BİR GÜN DERSE TEYP VE EZAN KASETİ İLE GELDİ…
İmam Hatip Neslinde İz Bırakan Öğretmenler isimli kitabın yazarlarından Sedat Özgür, Ali Nar ile ilgili bir anısını anlattı:
* “Sedat Özgür olarak yaşadığım bir olayı paylaşmak istiyorum. Ali Nar Hoca’nın cenazesinin defnedileceği gün, telefonum çaldı, açtım. Telefonun ucundaki ses kendisini tanıtıyor. İzmit İmam Hatip Lisesi’nden 1976 mezunu, Ali Hoca’nın talebesi Himmet Sevici olduğunu söylüyor. Taziyelerini bildiriyor. Ardından da, ‘Bir anımı anlatmak isterim!’ diyerek başlıyor;
“Bir gün Ali Hoca derse teyp ve ezan kaseti ile geldi. Kaseti teybin içine koydu ve sınıfa güzel bir ezan dinlettirdi. ‘Buna kim çalışmak ister?’ diye sordu. Sonra kaseti bana vererek; ‘Bunu dinle ve çalış!’ dedi. Ben o kasetteki ezandan o kadar etkilendim ki, o günden bugüne kadar ezan okumak benim için büyük bir zevk oldu.”
Ali Nar Hoca öğrencinin meylini keşfeder, o yöne doğru şevklenmesini sağlardı.
***
Bu anekdotları yazarken YEKDER Yayınları arasında çıkan, Hafsa Nur Aslanoğlu ve Sedat Özgür’ün editörlüğünü yaptığı "İmam Hatip Neslinde İz Bırakan Öğretmenler" isimli kitaptan istifade ettim. Teşekkürler.
“UZAY ÇİFTÇİLERİ’Nİ BÜYÜK BİR ZEVKLE OKUDUM!”
Bir dönem gazetemizde makaleler kaleme alan Afet Ilgaz hanımefendi Ali Nar hakkında şu görüşlerini paylaşmıştı;
* “Bilim-kurgu romanları okumaktan sıkılırım. Çünkü bunların, insan muhayyilesiyle, sınırlanarak hayal kurduklarını iddia etmeleri bana yapmacık gelir. Ama itiraf edeyim ki korka korka başladığım Uzay Çiftçileri’ni büyük bir zevkle, elimden düşürmeden okuyorum.”
*“Bütün kitapları, konuşmaları, sohbetleri ve hatta hayatı zevkli, çekilir ve cazip kılan tasavvufî kokular var çünkü kitapta. Öyle uyduruk bir uzay macerası değil. (...) Evet, bu kitap ilk Türk bilim-kurgu romanı... Hem de en iyisinden...”
DİNLER ARASI DİYALOG FİTNESİ
Dinlerarası Diyalog nedir? Hangi amaca hizmet etmektedir? Yayılma süreci nasıl gelişmiştir? Dinlerarası Diyalog fikrini ilk ortaya atan kimlerdir? Bugün, hangi tehlikeli noktaya gelmiştir? Amacı son Peygamber'i aradan çıkarmak mıdır?
Bu soruların cevabı, Ali Nar Hocamızın Dinler Arası Diyalog Fitnesi kitabında.
Kitapta, Dinlerarası Diyalog farklı yönleriyle gündeme getiriliyor.
Eserde her biri alanında uzman ve toplum tarafından kabul görmüş akademisyen ve fikir adamları tarafından yazılan yazılar yer alıyor; Mehmet Bayrakdar, Ali Nar, Ebubekir Sifil, Yümni Sezen, Kadir Mısıroğlu, Ali Eren, Tahsin Görgün, Mehmed Şevket Eygi, Lütfü Özşahin, Ahmed Ali Aksoy, Hızır Çakır, Haşim-el Attar, M. Akif Gül’ün yazıları dikkat çekiyor.
***
Yıllarca Ali Nar Hocamızın en yakınında bulunan gazetemiz yazarı Siyami Akyel’in bu husustaki şu satırları dikkat çekicidir;
* “Hükümet ile cemaat ittifakının yaşandığı 2006 yılında merhum Ali Nar Hocamızla birlikte hazırladığımız 'Dinlerarası Diyalog Fitnesi' kitabı ve 2008 yılında hocamızın binbir zahmet ve imkânsızlıklarla çıkarttığı 'Doğru Yorum' gazetesi büyük bir mücadele örneğidir.”
* “O günlerde Dinlerarası Diyalog fitnesiyle deyim yerindeyse tek başına mücadele eden merhum Ali Nar Hocamız takdir yerine tedip edilmek istenmiştir. Ama hocamız şartlar ne olursa olsun hak bildiği yolda ilerlemiş, yolundan asla dönmemiştir.”
* “Geldiğimiz noktada bir taraftan FETÖ’nün siyasi yapılanmasıyla mücadele edilirken, diğer yandan da Dinlerarası Diyalog fitnesiyle gerektiği gibi mücadele edilmelidir. Bu mücadelede, daha önce diyalog faaliyetlerine medh-ü sena edenlere asla yer verilmemelidir. Dün Dinlaraası Diyalog fitnesini savunan, bugünse konjonktür değiştiği için karşı olduğunu iddia edenler güven telkin etmez.”
"CÂNI CÂNANLA, ŞÂNI VATANLA EVERDİ TURGUT!"
* “İyi bir hatip olan Ali Nar Hoca, öğrencilerini de bu yönde geliştirmek ister. Hitabet derslerinde veya yurdun pansiyonunda bulunduğu zamanlarda öğrencilere çeşitli görevler verir. Şiir okutur, tiyatro oynatır.
Bununla özgüven kazanan öğrenciler, gelecekte bulundukları yerlerde birer milletvekili, belediye başkanı, vali, kaymakam, üniversite hocası, esnaf gibi farklı görevlerle insanlara hitap etme imkânı bulurlar.”
***
* Ali Nar’ın Turgut Cansever’in vefatına düştüğü tarih;
“Can severdi şan severdi vatan severdi Turgut
Cânı cânanla, şânı vatanla everdi Turgut” (1430/2009)
***
Ali Nar Hocamıza Allah’tan (C.C.) rahmet diliyorum…



