Herkes bir yerlere not almakta.

Dünyanın bu denli çaresiz kalışına, şaşkınlığını.

Sabahın ayazında konfeksiyon atölyesinin kapısına servislerle yığılan emekçi kadınların, ağızlarında maskelerle yılgın bakışları takılıyor notlarıma.

Tozlu kumaşları silkelemeyin diyorlar, makine başında iki büklüm zehirli kumaş boyalarını ciğerlerine çekerek rızkının peşinde, ölümüne direniş vermekteler.

Ancak inşaatlarda iş bulabilen komşumun kiracısı, bu soğuk ve virüslü günlerde, birilerinin bahçe kazdırmak için seçmek üzere geldikleri cami önüne de gidemiyordur muhtemelen.

Malum mesafe korunacak.

Fakat Allah’tan karısının sigortalı bir işi var, bir film setinde çaycılık ve temizlik yapmakta.

Virüs film setlerini de vurduğuna göre o da muhtemelen evdedir, inşallah maaşını veriyorlardır.

Kâğıt toplayıcısına rastladım pencereden bakarken, manolyalı bahçeler içindeki güzel evlere başını kaldırıp bakmadan gidiyordu.

Yüreğindeki öfke patlamasını bastıramadığından değil, yolda bulabileceği en küçük kâğıttan gözünü ayırmak istemediğinden bakmıyordu güzel evlere.

Evsizlerden birkaç sınıf yukarısı, kâğıt toplayıcıları.

Onur bakımından evsizlerin çok gerisinde, zengin de olsa dilenciler.

Kâğıt toplayıcılarının çok sade de olsa başlarını sokacakları yuvaları, aileleri, kaynayan çorbaları bulunmakta.

Evsizlerin sokağın tekinsizliğinden, suça karışma ya da zarar görme olasılığından; kâğıtçıları kurtaran korunak, güven ve saygınlık da içermekte, yaptıkları meslek.

Zira el arabaları üzerine geçirdikleri kocaman çuvallarda topladıkları yüzlerce kilo kâğıtla helalinden, çalmadan çırpmadan ellerinin emeğini yemekteler.

Sayıları beş yüz bine ulaşmış.

Aileleri ile birlikte iki milyon kişi.

Çin çöp ithalatına sınır koyunca.

Türkiye o çöplere talip olup, ithal etti.

Bizim 500 bin toplayıcımızın ellerindeki kâğıtlar, sanayicilerce pahalı bulundu.

Zira bizim çocukların topladığı kâğıdın kilosu bir liraysa, ithal zehirli çöp 30 kuruştu.

Ucuz olanın tercih edilmesi, her zaman genel geçerken.

Bu çocukların atık kâğıtlarla israfı önlemeleri bu kadar saygınken.

Acı çeken taraf olmaktalar, ellerinde kâğıtları kalıp da, çoluk çocuklarına rızk götüremediklerinde.

Virüsün Amerika’ ya ettiği, sadece 100 bin ceset torbası siparişi ile kalmamış.

Amerikalılar 800 bin silah siparişinde de bulunmuşlar.

Olası bir kaos ortamında, evlerin, mağazaların, marketlerin yağmalanması için hazırlık yapmaktalar; ya savunma refleksi ya da güzel evlerden intikam yemini.

Hamd sancaklarını ufuklarında dalgalandıran.

Şükür burçları altında iki zeytini ile öğün savan.

Tevekkül sahibi salihlerin süslediği ülkemizde, insanlar o bir avuç ekmeğin peşinde.

Başkalarının malına dönüp bakmayacak kadar onurlu.

Ya Rabbi! Bu soylu halka sen zeval verme.