Hak ile halvet, halk ile celvet gerekir.
Yani Haktan ayrılmadan halkın içinde Hak ile beraber olmak gerekir.
Yunus aleyhisselam, Hak’tan izinsiz halkı terk etmemişti.
Kalem süresinde Rabbimiz, sevgili peygamberimize “Sabret, balık sahibi/arkadaşı (Yunus) gibi olma” demişti.
Tenimiz topraktan geldiğinden, yediklerimiz, içtiklerimiz, kullandığımız her şey topraktan gelir.
Bunların en başında insanlar, bizim en değerli gıdamızdır.
Onların sözlerine, gözlerine, süzmelerine, gülmelerine ihtiyacımız vardır.
Ama her şeyin bir kararı olduğundan sınırı aşmamaya, israfa gitmemeye dikkat edeceğiz.
Hem Sevgili Peygamberimize, hem Hazreti Ali’ye nisbet edilen:
“Sevdiğini dengeli sev, olaki bir gün ona kızarsın. Kızarken de dengeli kız, ola ki bir gün onu seversin” buyurmuş. (Tirmizi, Sünen, K. Birr, bab 60)
Yani sevgide de perhiz gerekir.
Sevdiğimiz herkesi ve her şeyi yaratanın Allah olduğunu unutmazsak ve yaratılanları onun kurallarına göre değerlendirirsek halk içinde celvette/dolaşırken Hak ile halvette oluruz.
Rabbimiz bize:
29- Gir kullarımın arasına,
30- Gir cennetime.” (Fecr süresi ayet 89/29-30) buyurmuş.
Rabbimizin kulları arasında iken yaratılan hiçbir servet, şöhret, şehvet bizi yolumuzdan alıkoymamalı.
Rabbimiz, yiğit erkek ve kadınları överken:
37- Öyle er kişiler ki; ticaret, alışveriş onları Allah›ı zikretmekten, namaz kılmaktan, Zekât vermekten alıkoyamaz. Gözlerin ve gönüllerin döneceği günden korkarlar.” (Nur süresi ayet 24/37)
Biz, kendimizi Rabbimizin kurallarına göre ayarlayalım. Çünkü bizi yaratan, ayarımızı kuran Allah cellecelalühtür.
Tenimizden bir tek hücrede katkısı olmayan şahıs, kurum ve kuruluşlara kul olmamaya dikkat edelim.
Bu yıl 2016’da tıp dalında Nobel ödülüne layık görülen Japon bilim adamı YoshinoriOhsumi hücrelerimizin de çöp bidonları olduğunu, onları atamadığı için hastalıkların meydana geldiğini, çöp bidonlarını boşaltacak henüz ilaç üretilemediğini ancak aç kalındığında hücreler kendi çöpünü yemek durumunda kalınca kendi kendini temizlediğini ortaya koymuş. Değerli Tıp adamlarımızın özetlediğinden anladığımı yazdım.
Sevgili Peygamberimiz de
“Oruç tutun, sağlıklı kalın” buyurmuş
(Ahmet, Müsned, 2/380, Ebu Hüreye hadisi)
Yediğimiz günlerde de dikkatli olmamızı:
“Ademoğlu, karnından daha şerli bir kap doldurmamıştır. Ademoğluna belini dik tutacak kadar yiyecek yeterlidir. Yediğinde de midenin üçte birini yemek, üçte birini içmek, üçte birini nefes almak için ayırmalıdır” “(Tirmizi, Sünen, K. Zühd, bab 47, Nesai, Sünen, K. Adab’ül-Ekl, bab 23, Hakim, Müstedrek, K. Rikak, hadis no 7945)