Seçim telaşı bakın bize neleri unutturdu?

*Dolar ve Euro’nun füze gibi yükselişini,

*Türk Lirası’nın değerinin düşüşünü,

*Afrin Harekâtı’nı,

*Trump’ın tuhaf açıklamalarını,

*Emperyalistlerin an itibariyle karanlık plan ve programlarını,

*Zamları,

*Saman ithalatını,

*Myanmar’daki utanç verici insanlık dışı muameleleri,

*Çin’de Müslüman Uygur Türklerine uygulanan ‹Çin İşkenceleri’ni,

*Ortadoğu’nun çıbanbaşı, işgal ve terör devleti olan İsrail’in Kudüs adımlarını,

*Ortadoğu’nun çıbanbaşı, işgal ve terör devleti olan İsrail’in Filistinlilere yönelik şiddet ve baskısını,

*Ortadoğu’nun çıbanbaşı, işgal ve terör devleti olan İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ambargoyu daha da arttırarak sürdürdüğünü,

*Bu ay (Mayıs) içinde yine bir terör devleti olan ABD’nin büyükelçiliğini Telaviv’den Kudüs’e nakledecek olmasını ve açılışa Trump’ın da büyük olasılıkla katılacak olmasını,

*Boğazlarımızdan üst üste Rus savaş gemilerinin silah teçhizatlı şekilde geçmesini,

*Asgari (sefalet) ücreti,

*15 Temmuz hain ve alçak darbe girişimini ve FETÖ operasyonlarını,

*Şeker fabrikalarının satılmasını,

*Cari açığı,

*İç ve dış borçlarımızı,

*Eğitim sistemimizde bitmek tükenmek bilmeyen aksaklıkları,

*1000 TL ikramiye verilecek diye bayram havasına giren emeklilerin halen çok düşük emekli maaşı aldıklarını ve emeklilerin Erbakan Hocanın Başbakanlığı’ndan bu yana adeta sahipsiz bırakıldıklarını…

Bunları konuşmaya konuşmaya kanıksıyor muyuz ne, sanki!

ÜLKEMDEN “TUHAF” MANZARALAR!

*100 bin imza olayı... Şayet TBMM’de grubunuz yoksa ve de cumhurbaşkanı adayı çıkarmak istiyorsanız 100 bin seçmen imzası toplamanız gerekiyor. Parti genel başkanı olsanız bile bu yeterli görülmüyor. Bu biraz tuhaf değil mi, gerçekten! Oysa, “Seçime giren siyasi partilerin genel başkanları yeterli şartları taşıyorlarsa Cumhurbaşkanı adayı gösterilebilirler...” dersiniz, olur biter... İmza çarkını da bağımsız adaylar için işletirsiniz. Ahan da size sistem…

*Devlet Başkanı’ndan çarpıcı itiraf: Ülkemde sinir gazı üretildi ve depolandı. Çekya Devlet Başkanı Milos Zeman, Batı’nın ‘Novichok’ olarak kodladığı A-230 sinir gazının ülkesinde üretilip depolandığını açıkladı.

*İYİ Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener’in Üsküdar’daki evinin karşısındaki duvara “Her An Her Şey Olabilir” yazısını yazan 2 kişi gözaltına alındı.

*GENAR Araştırma Şirketi Genel Müdürü Mustafa Şen, anlaşılmayan bir açıklamada bulunarak, “Recep Tayyip Erdoğan tarafından, politik uzay zaman bükülmüştür” ifadelerini kullandı. “Politik uzay zamanın bükülmesi” ne demek ki, acaba?

*Turhal, Yozgat, Çorum, Kırşehir ve Bor şeker fabrikalarının satışı onaylandı. Bir ülke altın yumurtlayan tavuğunu yok eder mi?

BU DA BİR HANDİKAP DEĞİL Mİ?

Biliyorsunuz, 24 Haziran 2018 seçimlerinde TBMM’de grubu bulunmayan partilere Cumhurbaşkanı adayı göstermeleri için 100 bin imza toplama zorunluluğu getirildi. 

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı için verilen imza sayısı 100 bini aştı… Bu arada, Çarşamba gününe kadar, ilçe seçim kurullarına gidilerek imza verilebilecek. Ama, bakar mısınız;

*Kars’ın Digor ilçesine bağlı bir köyde yaşlı amca ilçe seçim kuruluna gelip nasıl imza verebilirdi ki!

*Diyarbakır’ın Eğil ilçesine bağlı bir köy çobanı nasıl ilçe seçim kuruluna gelip imza verebilirdi ki!

* Bodrum’un dağ köylerinde yaşayan yaşlı bir teyzemiz ilçe seçim kuruluna gelip nasıl imza verebilecekti ki!

* Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı köylerde -ki Karadeniz bölgesindeki yerleşim alanlarının ne kadar engebeli olduğu bilinir- yaşlı hacı emmi ilçe seçim kuruluna gelip nasıl imza verebilecekti ki!

100 bin imza meselesinde burada da bir handikap sizce de yok mu?

SİSTEM TAMAM DA BU NE, PEKİ?

Yer; Ankara, Mamak… Neşet Ertaş Caddesi Boğaziçi Mahallesi…

Öyle altyapısı olmayan, çok kenar bir semt/mahalle de değil, hani…

Kaldı ki belediye alt yapıyı inşa etmekle mükellef…

Bildiğim kadarıyla Ankara/Mamak Belediyesi yıllardan bu yana iktidar partisi AK Parti’nin uhdesinde. 

Fotoğraftan anladığımız kadarıyla felaketin yaşandığı bölgede çok katlı yeni-sıfır binalar inşa edilmiş. Tsunamiyi andıran sel sularının önüne geleni sürüklediği bölgede gördüğüm kadarıyla otobüs durağı da var. Belli ki burası en azından bir cadde…

Hafta sonu öğle vakti…

Sağanak yağış aniden bastırdı…

O sağanak yağış sele neden oldu.

Bir kişi sele kapıldı, 6 kişi yaralandı, sel suları önüne araçları katarak sürükledi.

Onlarca araç (150 tane) kullanılamaz hale geldi.

Sel nedeniyle çok sayıda ev ve işyerini su bastı. Vatandaşlar, yağmur sularından korunmak amacıyla güvenli yerlere sığındı.

Yaşanan sel sırasında cadde üzerindeki direklerden kopan elektrik tellerinden kıvılcımlar çıkması, tehlikeli anların yaşanmasına neden oldu.

Kısacası…

Yıl; 2018… Aylardan Mayıs…

Dünya Mars’a yerleşmeye hazırlanırken, Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara bu çağda felaketi yaşadı...

***

Şimdi…

Sistemleri değiştirelim, eyvallah!

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni getirelim, tamam!

Tamam da, tüm bakanlar, genel müdürler, müsteşarlar, daire başkanları, birim müdürleri, şefler tek elden atansa ne olur, atanmasa ne olur?

Biz Türkiye’nin kalbi konumunda bulunan başkentimizde, daha alt yapıyı sağlıklı hale getiremediysek oturup bir düşünmemiz lazım!

***

Haa, diyeceksiniz ki benzer felaketler alt yapısı mükemmel olan başka memleketlerde de oluyor! Doğru! Ama varsayalım ki New York’ta böyle bir felaket yaşandığında New York’un mahalli yöneticileri eleştirilmiyor mu?