Cenab-ı Hakk insan yaratmamış olsaydı hiçbir varlığı

yaratmazdı. Her şeyi insan için, insanların faydalanması için yaratmıştır. Eğer

insan yaratılmamış olsaydı:

Melekler olmayacaktı.

Cennet-Cehennem olmayacaktı.

Dünya - ahiret olmayacaktı.

Ay, güneş ve yıldızlar olmayacaktı.

Bütün bunlar, insanlar yaratıldığı için var. İnsana

hizmet için var. Dünyadaki her şey, insana hizmet etmesi için yaratılmıştır.

Bunun böyle olduğu ile ilgili olarak Kur an-ı Kerim de Halik-ı Zülcelal Hacc

suresi, ayet: 36, 37 ve 65 de; Câsiye suresi, ayet: 12 de; İbrahim Suresi,

ayet: 32-33, Lokman Suresi, ayet:  20 de

net ifadelerle beyanda bulunmuştur. Bu ayetleri tetkik etmenizi tavsiye ederim.

Allah (c.c.) insanlardan:

Kendisini tanımalarını,

Emirlerini yerine getirmelerini,

Yasakladıklarından kaçınmalarını,

Kısacası, kendisine kulluk etmelerini istiyor.

Allah a kulluk, Müslüman olmakla başlar. Müslüman olmak

için Allah bizden bir kelime istiyor, O da: Kelime-i Şahâdet, Bir de Kelime-i

Tevhid var. Bunlar ayrı ayrı kelimeler. Birbirlerine karıştırmamak lâzım.

Bunlarla İslâm dairesine girdikten sonra kulluk şuuru oluşur. Allah ın emirleri

artık bundan sonra gerçekleşir.

Muhterem Müslümanlar!

Bizim yaratılış hikmetimizi Allah (c.c.) şu ayetiyle

açıkça bildiriyor. Buyuruyor ki:

Ben cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etsinler diye

yarattım. (Zariyat suresi, âyet: 56)

Yaratılış hikmetimiz kulluk yapmak. İnsan olarak en

yüksek izzet ve şerefe nâil kılınmışız. Her şey bizim emrimize ve hizmetimize

verilmiş; bu sebeple yaratılmış. (Tin suresi, âyet: 4)

Öyle ise bize, kulluk yapmak ve kulluğumuzun icaplarını

yerine getirmek düşüyor. En değerli iki büyük sermayemiz var: Biri, iman;

diğeri imanımızın varlığına delil olacak olan ibâdetlerimizdir. Bunlar

varlığımızın ve şuurlu olmamızın temel taşlarıdır. Bunlarla dünya ve ahiret

saadetini ancak kazanabiliriz...

Hepimiz bize verilen ömür sermayemizi en kazançlı şekilde

değerlendirmek durumundayız. Allah ın bize lütfettiklerini O na kulluk yapmaya

engel hâle getirmeyelim.

Mallarımız, evlâtlarımız, makamlarımız, maddi

sermayelerimiz, uzuvlarımızın kuvveti bizi Allah a kulluktan alıkoymamalı.

Bunların her biri birer imtihan içindir. Aldanmamak gerekir. Çünkü geçici

şeylere aldananlar kaybediyor. Dünya ve ahiret kaybı böyle oluyor.

Muhterem Müslümanlar!

Kulluk şuuruna eren her Mü min elinde fırsatı varken

sâlih ameller işler. (İbni Mace, ikame, 78.) Hayatını verimli kılar. Hayırlı

hizmetleri onu hayırlı ve şuurlu kul yapar.

Camilerde görüyorsunuz. Bazı kardeşlerimiz namazlarını

sandalyelerde kılıyor. Onlara sorsanız namazdaki kıyamın, rükunun, secdenin ne

büyük özlemini çektiklerini size söyleyecekler. Şunu demek istiyorum:

Allah ın bize verdiği imkânları O nun emirlerini yerine

getirerek değerlendirelim. Kul olmanın ve Allah a kulluk yapmamızın şuuruyla

haz alalım. Bu haz, ahiret kazancımızın da sermayesi olur.