İnsanların hayatında çok önemli bir yeri olan din

eğitimi konusuna geçmeden önce, sevgi ve din kavramları üzerinde durmamız

gerekiyor.

Sevgi, akıl çizgisinin Ötesinde Allah ın insanlara

bahşettiği eşsiz bir duygudur. İnsanlığın ve hayatın temeli sevgi üzerine

kurulmuştur.

Sevgisiz hayat yaşanmamış bir hayattır.

Hayatın her safhasında sevgi vardır.

Allah (cc.) sevgisi,

Peygamber sevgisi,

Kur an sevgisi

Din sevgisi,

Namaz sevgisi,

İnsan sevgisi,

Anne-baba sevgisi,

Eş sevgisi,

Çocuk sevgisi,

Çalışma sevgisi,

Meslek sevgisi gibi duygular, insanı insan yapan ve

hayatı anlamlı hale getiren duygulardır.

***

Sevgi kavramı, sonsuz bir hazinedir.

Bu hazineden yararlanabilmek için, insan önce kendini

sevmeli.

Kendini seven Yaradanını da insanları da sever.

Bununla ilgili bir başka önemli duygu da, sevilme

duygusu dur.

Sevilme duygusu, sevmekten de önde gelmektedir.

Çünkü İnsan sevile sevile sevmeyi öğreniyor.

Sevmeyi ve sevilmeyi becerebilenler de, mutluluğu ve

başarıyı yakalamış olurlar.

İnsan ruhunun sevgiye ihtiyacı olduğu kadar, bedenin de

ihtiyacı vardır.

Çocuğun beden ihtiyacı da, oyun dur.

Eğitimcilerin ortak tespiti, çocuk oyunla büyür,

sevgiyle gelişir diyorlar.

Bu iki ihtiyaç, çocuklarda hava-su kadar önemli bir

ihtiyaçtır.

Netice itibariyle, sevgiyle birlikte çocuğun oyun

ihtiyacı giderildiğinde, çocuklarımızın geleceğe yönelik eğitimlerine de

kendimizi hazırlamış oluruz.

***

İnsan, sevmek ve sevilmek için yaratılmıştır.

Sevgiyi en güzel verecek olanlar da anne ve babalar dır.

Anne ve babanın vereceği sevgiyi hiçbir eğitimci veremez.

Kurumlar, kuruluşlar, eğitimciler çok iyi eğitim ve

öğretim verebilirler.

Ancak, anne ve babaların, okul öncesinde verecekleri

sıcak ilgi ve sevgiyi asla veremezler.

Kurumlar, kuruluşlar ve eğitimciler çok iyi sevgi

kuralları öğretebilirler ama anne ve babanın vereceği sevgiyi vermeleri mümkün değildir.

Anne ve babalar sevgi öğretmezler, onlar sevgiyi

verirler. Bu sevgi de, çocuğu besler ve hayata hazırlar.

Sevgi sürekli çoğalan ve paylaşılan bir duygudur,

özellikle çocuklar, bu duyguyu çok daha yoğun olarak arzularlar.

Çünkü Çocukların temel gıdaları sevgidir.

Bedenlerinin gelişmesi için beslenmeye ihtiyaçları olduğu

gibi, kişiliklerinin gelişmesi için de, sevmeye ve sevilmeye ihtiyaçları

vardır.

Çünkü Sevgi var eder insanı.

***

Peygamber Efendimiz (sav), peygamberlik Nübüvvetini iki kelime

üzerinde yoğunlaştırmıştır.

Bunlardan birincisi, Rab dır.

İkincisi, Sevgi dir.

Efendimiz, sevgiyle ilgili bir hadisinde: Sizden birisi

kendisi için sevdiği hayırlı bir şeyi, din kardeşi için de sevip arzu

etmedikçe, hakiki Mü min olamaz buyurmaktadır.

Gerçekten sevgi sonsuz bir hazinedir.

İnsanları, eşleri, aileleri ve toplumları birbirlerine

bağlayıp yakınlaştıran sonsuz bir hazine...

Bu hazineyi kullanabilen hem kendini, hem dünyasını, hem

de ahretini kurtarır.

İnsan sevmeye başlayınca, hayatın anlamını ve zevkini

hissetmeye başlar.

Sevginin bir anlamı da, hissetmek tir.

İşte bu duygu, insanı hayata bağlayıp yaşatıyor.

Bir filozofun dediği gibi, İyilik gördüğünde artmayan,

kötülük gördüğünde eksilmeyen sevgi, gerçek sevgidir.

Sevginin en güzeli ve en kalıcı olanı da Allah (cc)

sevgisidir.

Burada yapılması gereken durum, dini değerleri nasıl

öğreteceğiz, meselesinden önce, dini değerleri nasıl sevdireceğiz prensibi

üzerinde durmalıyız

Öğrenme eylemi daha sonraki durum...

Bu bağlamda biz anne ve babalar, çocuklarımıza dini

değerleri öğretmeden önce, sevdirmek için gerekli olan yolları mutlaka arayıp

bulmalıyız.