Yarın, 26 Ocak 2023, Perşembe…

Bundan tamı tamına 53 sene önce ne oldu biliyor musunuz?

Millî Görüş’ün ilk partisinin temeli 53 sene önce atıldı…

Bundan 53 sene önce, 26 Ocak 1970 tarihinde resmen kuruldu, Millî Görüş’ün ilk siyasi partisi… O siyasi partinin adı, Milli Nizam Partisi (MNP)… Millî Görüş’ün siyasi parti çatısı altında ilk haykırışıydı bu…

Yıllar sonra merhum Süleyman Arif Emre, MNP’nin kuruluşunu, “Irmak ırmağa karışmıştır” benzetmesiyle tasvir edecekti.

Millî Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, 1969’da, bir milletvekilinin seçilmesi için gerekli olan sayının birkaç katını alarak Konya’dan milletvekili seçildikten ve parlamentoda çalışmalara başladıktan hemen sonra, hiç vakit kaybetmeden âlim, arif ve fazilet sahibi kişi ve gruplarla istişarelerde bulundu.

Bu görüşmelerin neticesinde, Millî Nizam Partisi’nin kurulmasına karar verildi ve İçişleri Bakanlığı nezdinde, 26 Ocak 1970 günü Millî Nizam Partisi (MNP) resmen kuruldu.

***

Esasen, Millî Nizam Partisi’nin temelleri, Erbakan Hoca’nın Türkiye Odalar Borsalar Birliği’nde (TOBB) bulunduğu sırada atıldı. Şöyle ki, bu süreçte, milli ve manevi değerlere saygılı bir parti kurmak için Erbakan Hoca, yol ve dava arkadaşlarından Süleyman Arif Emre ve Osman Yüksel Serdengeçti ile sık temas halindedirler. Bu iki isim de, Erbakan gibi bir genel başkanı bulmanın mutluluğu ve süruru içerisindedirler.

Süleyman Arif Emre ve Serdengeçti, yolun başlangıcında, siyasi parti kurma düşüncelerini Erbakan Hoca’ya açtıklarında Hoca’nın mukabelesi bekledikleri gibi olur; “Benim de bu yönde bazı çalışmalarım var; henüz bir neticeye ulaşmış değilim, ama müspet bir noktaya gelirsem sizi haberdar ederim.”

***

MNP Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Adalet Partisi Genel Başkanı morrison Süleyman Demirel’in, yerli ve milli sanayiye karşı olduğunu TBMM Plan Bütçe Komisyonu’ndaki açıklamaları ile ortaya koydu. O kadar ki, dönemin Sanayi Bakanı, Bursa Milletvekili Ahmet Türkel, şu itirafta bulunmak durumunda kaldı; “Maalesef hükümetimiz verilen her misalde tercihini yerli müteşebbisler lehinde kullanmamış, yabancılar veya onlarla ortak olanlar lehinde kullanmıştır!”

Aynı dönemde Erbakan Hoca’nın, Ortak Pazar’ın (Avrupa Birliği) gerçek hedeflerini haykırması ve siyasi amaçlarının belli masonik çevrelerce gizli tutulduğunu ifade etmesi de TBMM’de büyük yankı uyandırdı.

***

Şu cümle ile bağlayayım bu bölümü; Millî Görüş’e ve uygulamalarına her zamankinden daha fazla ihtiyaç var, günümüzde. Hem de fazlasıyla…

----------------------------------

MİLLÎ GAZETE’M

* Ümmeti şefkatle kucaklayan bir annedir.

* Çocuklarına kol kanat germede bir babadır.

* Kardeşlerini tehlikelere karşı korumakta bir ağabeydir.

* Yere düştüğünde elbiseni temizleyen abladır.

* Milli ve manevi değerlerini öğretmede bir okuldur.

* Her işinde ahlakı öncelemeyi tavsiye eden bir yoldur.

* Hakikati haykırmakta bir nizamdır.

* Ümmetin kanayan yarasını anlatan aşktır.

* Emperyalizmin korkulu rüyası, Siyonizm’in kâbusudur.

* Muhafazakârların çözemediği bulmacadır.

* İslam Birliği yolunda uğranacak ilk handır.

* Manevi kirlerimizden temizleyen hamamdır.

* Okumayanın dünyevi ve uhrevi saadeti kaçıracağı servettir.

* Sen benim için bir gazeteden öte sevdamsın.

* Mücadele azmimsin.

* Bitmeyen cihadım, medeniyet tasavvurumsun.

* Ümmeti aydınlatmak için 12 Ocak 1973’te doğan Erbakan Hocamın emanetisin.

* Millî Görüş’ün ikinci evladısın.

* Rabbimize hamdolsun.

* Doğum günün ve kutlu yürüyüşün mübarek olsun.

* Selam ve dua ile…

(Cuma Şahin, AGD-MGV Adana)

---------------------------------------

24 OCAK KARARLARI…

Dün, 24 Ocak’tı. Yani, meşhur 24 Ocak Kararları’nın yıl dönümüydü...

24 Ocak 1980’de hangi ‘ekonomi kararları’ alındı ve etkisi neler oldu? Bunları yeniden yeniden irdelememiz lazım…

Bu kararlar, 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra esasen uygulamaya konuldu. Askeri darbe, alınan bu kararların uygulamaya konması için gerekli “idari” zemini oluşturdu, bir bakıma.

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) dikte ettiği kararlardı, bu kararlar.

Kararların mucidi Turgut Özal’dı.

Peki, neler oldu 24 Ocak Kararları’ndan sonra?

* Türkiye’de, 24 Ocak Kararları ile birlikte, “sosyal refah devleti” anlayışı terk edildi ve serbest piyasa anlayışı uygulanmaya başladı.

* Muhalefetin olmadığı, sendikalar ve derneklerin feshedildiği bir askerî rejim hükümran oldu.

* “Küreselleşen, globalleşen, liberalleşen dünya”nın bir parçası olduk!

* Devalüasyon yapıldı, birçok sübvansiyon kaldırıldı, Kamu İktisadi Teşebbüsleri’ne (KİT) verilen destek sınırlandırıldı. IMF, 500 milyon dolar dış kaynak sözü verdi.

* Özetle, kapitalizmin vahşi yüzü, farklı maskeler ve kamuflajlarla millete yutturulmaya çalışıldı.

***

Zenginin daha zengin, fakirin daha fakir olduğu, gelir adaletsizliğinin ve uçurumunun gittikçe büyüdüğü, işsizliğin had safhaya yükseldiği, üretimin yerini montaj sanayiinin aldığı, fabrikaların haraç mezat elden çıkarıldığı, tarım ürünlerinde dışa bağımlılığın arttığı günümüze bakarsak…

Sahi, söyler misiniz; 24 Ocak Kararları’nın neresindeyiz?

***

Ekonomide üç farklı sonuç vermek istiyorum;

* Bir zincir markette 28 gramlık peynir satılmaya başlandı. Peynir fiyatlarına zam üstüne zam gelmesinin ardından bir market zincirinde 28 gramlık mini peynir satışı başladı. Son yapılan zamlarla kaşar peynirinin en ucuzu 150 liradan, beyaz peynir ise 200 TL’den satılmaya başlandı.

* Sütlere alarm takıldı! Süt fiyatlarının giderek artması sonrası marketlerde artık süte de alarm takılmaya başlandı. Marketlerin “güvenlik önlemi” aldığı ürünlere bebek bezi ve mamalardan sonra süt de eklendi. Açık söylemek gerekirse böyle bir uygulamayla da ilk kez karşılaşıyorum.  

* Üçüncü olarak önemli bir sonuç daha; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), 2022 Aralık’a ilişkin kurulan ve kapanan şirket istatistiklerini açıkladı. Yapılan açıklamayla, 2022 yılında toplam 24 bin 303 şirketin kapandığı öğrenildi.

***

Bu sonuçların doğmasında 21 yıllık iktidarın son derece yanlış ve hatalı ekonomi uygulamaları en büyük etken, elbette.

Bunun yanı sıra yıllarca önce alınan ve bir kırılmayı ifade eden 24 Ocak Kararları’nın da payı yadsınamaz.

Hatırlatmış oldum. Hatırlamak iyidir…