Feyzullah Gümüştekin…
Daha geçenlerde, hac ibadeti sonrası, “Hayırlara vesile olsun. Allah (C.C.) mebrur eylesin’e gittik, Millî Gazete ekibi olarak…
Her zamanki şuuru, samimiyeti ve vakarı ile karşıladı bizi. Çay içtik, sohbet, muhabbet ettik.
Akşamki programa da katılmayı çok arzu ettik ama kısmet olmadı.
Önceki gün telefonda konuştuk, Feyzullah Gümüştekin abimizle; yine göz yaşartan, duygulandıran, iyiye, doğruya, güzele, Hakk’a, hakikate yönelten cümleler eşliğinde…
Şunları anlattı, Feyzullah Gümüştekin;
* “Hanıma geçenlerde şunu söyledim; ‘Ben ölürsem Millî Gazete aboneliğimi sona erdirme!’ Çünkü Millî Gazete aboneliği benim amel defterim. Kim, hangi Müslüman amel defterinin kapanmasını ister? Amel defterim kıyamete kadar açık olmalı. Bu yüzden hanıma dedim ki, ‘Ebediyete göçtüğümde, Hak vâki olduğunda benim Millî Gazete’m evime gelmeye devam etsin. Millî Gazete aboneliğim sürsün…”
* “Sivas'ın ilçesi İmranlı benim ilçem. Özellikle Saadet Partisi divan toplantılarına katıldım, İmranlı, Suşehri ve diğer bazı ilçelerinde. Memleketime gittiğimde mutlaka toplantılara iştirak ederim, anı ve hatıralarımı anlatırım. Uzun süredir Saadet Partimizin İmranlı ilçe teşkilatının kirasını ben karşılıyorum. Geçenlerde Saadet İlçe Teşkilatı’nın bulunduğu mülk sahibi aradı. Dedi ki, "Şu kadar liraya kiraya tutmak isteyenler var, ne diyorsunuz?” Dedim ki, “Ne diyeceğim, o miktarın daha fazlasını ben veriyorum, yeter ki Saadet Partisi tabelası var olmaya devam etsin. Millî Görüş'ün gür sesi İmranlı'da yankılanmaya devam etsin…”
Hazine’den tek kuruş yardım almadan yoluna devam eden Millî Görüş’ün yegâne partisi Saadet Partisi teşkilatlarının, nasıl hayatta kaldığına ilişkin küçücük bir misaldi bu…
Bilmeyenler ve anlayamayanlar için…
***
Feyzullah Gümüştekin ağabeyimiz…
1946, Sivas-İmranlı doğumlu.
İlk ve ortaokulu memleketi İmralı’da tamamladı. İstanbul Haydarpaşa Lisesi mezunu.
Akıncılar ve Millî Gençlik Vakfı’nda (MGV) görevlerde bulundu.
1969’dan itibaren Millî Nizam Partisi (MNP), Millî Selamet Partisi (MSP), Refah Partisi, Fazilet Partisi ve Saadet Partisi’nde farklı kademelerde vazifeler üstlendi.
Neredeyse yarım asırdır İstanbul/Bağcılar’da ikamet etmekte.
Evli. Emekli.
***
Millî Görüş çınarlarından, Millî Gazete sevdalısı Feyzullah Gümüştekin büyüğümüze Rabbimden hayırlı, sağlıklı, uzun ömürler temenni ediyoruz.
BİR MİLLÎ GÖRÜŞ KAVRAMI: İNTAÇ!
Zaman zaman burada Millî Görüş kavramlarına yer veriyorum. Hangi Millî Görüş kavramı ne anlamlara geliyor, nasıl anlaşılması icap ediyor?
Okurlarımızdan gelen talepler doğrultusunda -son olarak Feyzullah Gümüştekin abimizin de talebi oldu bu yönde- bugün ‘intaç’ kavramının ne manaya geldiğini derledik. Buyursunlar;
* Millî Görüş lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Erbakan, bir işi başarmanın sadece çalışmakla olmayacağını, başarının; inanç, bilgi, plan, program, kadro, takip ve intaç, yani sonuçlandırma gibi aşamalarının olduğunu dile getirirdi, sık sık.
* Şu soru tam da bu aşamada önemlidir; başarmak istediğimiz işlerde merhum Erbakan Hocamızın belirtmiş olduğu bu aşamalara ne ölçüde riayet ediyoruz, işlerimizde başarılı olacağımıza ne ölçüde inanıyoruz? Bu sorulara cevap verebildiğimiz ölçüde başarılı olacağımızı asla unutmamalıyız!
* ‘İslam’ın dışında, hiçbir hak ve hakikat kaynağı yoktur’ diyerek yaşamı boyunca birçok zorlukla karşılaşmasına rağmen inandığı hak ve hakikatler doğrultusunda mücadele eden merhum Necmettin Erbakan Hocamız, malıyla, canıyla cihad etmiş bir Müslüman olarak ahirete intikal etti.
* Hâlâ belleklerdedir; Erbakan Hocamız, yapılması gereken işler vaktinde yapılmadığında, “İntaç! İntaç!” diye tatlı sert uyarırdı!
* Erbakan Hocamızın öğrencisi, Refahyol Hükümeti’nin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve Refah Partisi 20. Dönem Adana Milletvekili, Makina Yüksek Mühendisi Ertan Yülek, Erbakan Hoca’nın üslubu hakkında “İntaç, yani sonuç odaklı bir anlayışı vardı. Erbakan hem teorisyen hem pratisyen bir mühendisti.” ifadelerine yer vermişti, bir konferansında...
* Tekrar etmek gerekirse -ki, ettekrârü ehsen, velev kâne yüz seksen- güzel bir şeyi yüz seksen kere de tekrar etsen, güzeldir- Erbakan Hoca teşkilatçılığı şu sıralamayla formüle ederdi; inanç, bilgi, plan, program, kadro, takip ve intaç yani sonuçlandırma…
* Öncelikle bir işin yapılıp başarılarına kesin olarak inanmak şart, elzem…
* Ardından söz konusu iş için gerekli olan bilgiye sahip olunması gerekiyor.
* İşin genel planı yapılır.
* İşin nerede nasıl uygulanacağı programlanır.
* Bu programı yürütecek uygun nitelikte vasıflı kadrolar belirlenir.
* İşi başından sonuna kadar takip etmezseniz, işin kontrolünü sağlayamazsınız. Takip şart!
* Ve işte intaç! Yani işi tam olarak sonuçlandırmak, bundan emin olmak…
SESİMİZİ DUYAN VAR MI?
“Depremzede kentlerin ve kentimizin (Kahramanmaraş) başlıca sorunları şunlar…
- Yakın zamanda okullar açılacak, okulların durumu ile ilgili net bir bilgi yok! Hasta çok, yeterli hastane yok!
- Rezerv alan diye belirlenen bölgelerde, sağlam binaları bile yıkıyorlar. Sebebini bilen yok!
- Milli servet heba ediliyor. Buna bile kafa yoran yok!
- Acil durum hastanesi niye bu kadar gecikti. Söyleyen yok!
- Sağlam binaları yıkmayın diyorsunuz. Dinleyen yok! Yıkılan öğretmenevi yapılacaktı! Haber yok!
- Mücbir sebep uzatılsın diye tüm STK’lar bağırıyor. Lütfedip cevap veren yok!
- Lig başlayacak, şehrin takımlarının maça çıkacak sahası yok!
- Şehrin psikolojisi bozuk, takan yok!
- Kent merkezinde inşaatlar tüm hızıyla devam ediyor, ne yapıldığını bilen yok!
- Kentin çeşitli yerlerinde ağır hasarlı binalar var. Ne zaman yıkılacak, ses yok!
- Havaalanına kışın daha sık olmasına rağmen yaz aylarında bile uçak inmediği oluyor, ILS cihazı yok!” (Ali Eskalen, Ekonomim gazetesi, Kahramanmaraş)
***
Depremler ve son depremde etkilenen başlıca illerimiz; Kahramanmaraş, Hatay, Malatya, Osmaniye, Adıyaman, Diyarbakır, Şanlıurfa, Elâzığ, Kilis, Gaziantep, Adana…
54 bine yakın canımız vefat etti. 122 binden fazla kişi yaralandı.
Deprem bölgesindeki insanlarımızın acıları acımız… Dertleri derdimiz… Sıkıntıları sıkıntımız olmalı…
Bu da sadece lafta kalmamalı, yaptıklarımızı icraatla göstermeliyiz.
İcraatı yapacak olan da merkezi iktidarlar, yerel yönetimler, Sivil Toplum Kuruluşları, iş adamları-iş dünyası vb.
Depremden etkilenen ve yardım bekleyen illeri unutma, unutturma!
NE MUTLU!
Ne mutlu Filistinli
Zeyneplere, Ahmetlere.
Katlanıyorlar İslam için,
Nice nice zahmetlere.
***
Ne mutlu hepsi hafız
Tüneldeki o erlere.
Muzafferiyet için çıkıp
Yaslanıyorlar siperlere.
***
Ne mutlu ne mutlu!
"Dur" demek için ezenlere,
Elinde bayrak, sallayarak
Sokak sokak gezenlere...
(Abdullah Kara)
---


