BİZZAT yaşadığım bir hikâyedir.

Kurgu filan değil…

***

Genel başkana çok yakın bir milletvekili idi.

Yediği içtiği ayrı gitmezdi.

Partinin kurulma aşamasında da, öncesi ve sonrasında da kader birlikteliği yapmıştı, adeta.

Genel başkanın adı geçtiğinde onun adı da hemen peşi sıra gelirdi, o kadar yani!

Ailecek sık sık bir araya gelirlerdi. Çocukları da birbirlerine “kanka” derdi.

Moda deyimle genel başkanın “karakutusu” idi.

***

Gel zaman git zaman bu genel başkanın partisi seçimlere girdi, seçimlerden birinci parti olarak çıktı. Dönemin cumhurbaşkanı hükümeti kurmak için bu genel başkanı görevlendirdi.

Bakanlar Kurulu listesini Çankaya Köşkü’ne sunduğunda tüm dikkatler isimlerde, tüm gözler ekrandaydı.

Acaba, -artık başbakan olan- genel başkan, kendisine çok yakın olan bu milletvekiline Bakanlar Kurulu listesinde yer vermiş miydi

***

O kritik anlarda ben de TBMM bahçesindeydim.

O milletvekili ile birlikte…

Merakınızı hemen gidereyim; o milletvekili Bakanlar Kurulu listesinde yer almadı.

Ama o dakikalarda o vekil âdeta yıkıldı. Bir ara başı döndü, gözü karardı, kendi etrafında dönmeye başladı ve yere kapaklanıyordu ki son anda toparladı.

Hiç ama hiç beklemiyordu böyle bir sonucu.

En yakın arkadaşı kendisine nasıl böyle bir kazık atardı

***

Sonraki günlerde bu milletvekilinin siyasete ilişkin beklentilerinde ve planlamalarında radikal farklılıklar olduğunu gözlemledim. Çok beklentisi yoktu artık. Kendini bu uğurda parçalamıyor ve paralamıyordu.

Özetin özeti; son günlerde özellikle iktidar partisi milletvekili aday listelerine giremeyen isimlerin çarpıcı analiz ve açıklamalarına tanık oluyorum.

Alışırsınız… Alışırsınız…

BU SLOGANLARI NOT EDİN!

1) Zina insanlık suçudur ve yasaklanmalıdır. Zina aileyi yıkan en büyük hastalıktır.

2) Vesikalı “Modern Kadın Köle” bir insanlık suçudur.

3) Amerika’dan değil halkımızdan emir almalıyız.

4) Cezaevlerinde insanların cinsel taciz ve işkenceye uğratılmasına son.

5) Ülkemizi sokak çetelerinin değil, seçimle işbaşına gelen kişilerin yönetmesini istiyoruz.

6) Müslüman kimliğimizle sokaklarda dolaşabildiğimiz bir Güneydoğu istiyoruz. Çünkü bu topraklar İslam toprağıdır.

7) Elhamdülillah Müslüman’ız. Dinimize ve Peygamberimize hiçbir şekilde hakaret edilmesine müsaade etmeyiz.

8) Bu Müslüman ülkede dinine küfredilen bir mümin olarak ezilmek istemiyoruz.

9) Bir Müslüman kadının, dinine ve kıyafetine, çarşafına küfredilmeden özgürce yaşadığı bir Türkiye kuracağız.

10) Ne ezen, ne ezilen. İnsanca Hakk’ça bir düzen.

11) Katillerin cezaevlerinde ödüllendirildiği, hırsızların elleri kolları rahat dolaşabildikleri bir hukuk sistemini değil, bin dört yüz yıllık medeniyetimizin ceza hukukunu istiyoruz.

12) Yetimin hakkına ve harama uzanan eller kırılmalıdır.

13) Avrupa Birliği uyum yasalarının bu Müslüman halkın ihtiyaçlarını karşılamadığı ortadadır. İdamı konuşmak için bir kızımızın vahşice katledilmesi mi gerekiyordu

14) Bu güzel memleketin insanları neden çocuğuna istediği gibi et alamıyor

15) Üniversite bitirmiş beşyüz bine yakın işsiz var. Bu bir zulümdür ve bu zulüm engellenmelidir.

16) Siyonizm bizi aç bırakarak düşünemez hale getirmek istiyor. Siyonizm’in bu kardeş kavgası oyununu bozalım.

17) Bir genci okutup, üniversite mezunu yaptıktan sonra, onu işsiz bırakmak kaynak israfıdır. Bu israf önlenmelidir.

18) Adil bir ekonomik dağılım şart.

19) Sünni ve Şiilerin kardeş olduğu bir İslam Birliği istiyoruz.

20) 1994’te Bingöl’de Kürtlerin yok sayılmasına karşı çıktığı için 1 yıl ağır hapis ve 220 bin lira para cezası alan Necmettin Erbakan Hoca’nın öğrencileriyiz. Bize mi Kürt meselesini soruyorsunuz Eğer bizi dinleseydiniz bugüne kadar otuz bin masumun kanı dökülmemiş olacaktı.

21) Biz ırkçılığın her türlüsüne, Türkçülüğe de Kürtçülüğe de karşıyız. Kürt’ün de, Türk’ün de ezilmediği insanca, Hakk’ça bir düzen.

22) Halkın vergileri ile lüks saraylar kurmak yerine sefalete son vermek lazım.

23) Hayvancılık neden teşvik edilmiyor Neden yurtdışından 2010 yılından beri yüzbinlerce inek getirildi.

BİR ÇAYIN YANINDA OLABİLECEK EN GÜZEL ŞEYDİR MİLLİ GAZETE

“Selamünaleyküm.

Müminlere çay dağıtmayı şerefli bir iş olarak görürüm.

Zaman zaman sohbetlerde çay dağıttığım günleri ne çok özlerim. Milli Gazete okurken çay içmeyi de severim. Herhalde bir çayın yanında olabilecek en güzel şeydir Milli Gazete. Acaba yazarken nasıl bir his olsa gerek; bunu da siz bilirsiniz.

Ahmet abiyi, yazdığınızın haricinde tanımam. Fakat sizin deyişinizle; ne kadar hoşuma gitti, anlatamam. Teşekkürler Ahmet abi. Bizden ona selam eder misiniz. Selam ile…” (YASİN KARA)

BEN BU GAKKOŞU ÇOK SEVDİM…

ADI; Musa Hacıbekiroğlu.

Saadet Partisi Elazığ Milletvekili Adayı. 1981 Elazığ doğumlu. Kamu Yönetimi mezunu. Evli ve üç çocuk babası. Şu anda kasaplık yapıyor. Bakın neler söylüyor;

“Muhterem kardeşlerim!

* Ben üniversite mezunu bir kasabım.

* Benim tek sermayem, ellerimdir.

* Kazancım, kasabımdaki helal satırımdır.

* Alnımın teri, aşımdır; gururumdur.

* Size fildişi kulelerden seslenen zengin bir işadamı ya da bürokrat değilim. Sizin et aldığınız kasap benim!

* Haram yemedim; yedirmem.

* İşçimi ezmedim; ezdirmem.

* Çalmadım; çaldırmam.

* Faiz yemedim; yedirmem.

* Hakk’a inanırım; Hakk’ı çiğnetmem.

* Zulmetmedim; zulme boyun eğmem.

* Ellerim nasırlıdır; nasırlı ellerin sömürülmesine izin vermem.

* Bu dünyaya Zaza geldim; hiç kimseyi ırkından ve dilinden dolayı ezdirmem.

* Amerika’nın ithal ineğine de sömürüsüne de karşıyım.

* Müslüman’ım; sadece Allah’a boyun eğerim.

* Ben Karakoçan Sarıcan’lıyım.

* Milli Görüşçüyüm ve Saadet Partisi’nden adayım.”

***

Siz ne diyorsunuz bilmiyorum ama ben bu Gakkoşu çok sevdim.

Keşke tüm adaylar benzer satırlar karalasa.

Ne iyi olur…

NOT: Bugün, 15 Nisan 2015, Çarşamba. 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!