Milli Şuur dergisi…
Milli Görüş Kuruluşları’ndan (MİLKO) olan Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞ-DER) tarafından, 3 aylık periyotlarla, “önce ahlâk ve maneviyat” umdesiyle yayınlanan dergi.
67. sayısı (Ağustos 2023), “Fıtrata Uygun Eğitim” kapak konusuyla çıktı.
Milli Şuur dergisi editörü, eğitimci Mustafa Aydın, -TV5’te gerçekleştirdiği programlarından aşina olduğumuz- editör yazısında şu hususlara vurgu yapıyor;
* “Yeni bakan Yusuf Tekin ve ekibinin yönetiminde okullar açılıyor. Halkın ve eğitimcilerin beklentileri yüksek…”
* “AYM tarafından bazı maddeleri iptal edilen 7354 sayılı ÖMK (Öğretmenlik Meslek Kanunu) öğretmenleri mağdur edecek mi, özellikle uzman ve başöğretmenlik için müracaat etmiş öğretmenlerin durumu belirsizliğini koruyor.”
*“Yeni bir Öğretmenlik Meslek Kanunu mu çıkarılacak yoksa birçok öğretmen STK’sının ucube olarak nitelediği yasaya yama mı yapılacak? Yusuf Tekin’i bekleyen önemli problemlerden biri olmakla beraber yasanın çözüme kavuşturulma biçimi adeta bir turnusol hüviyetinde. Bakana olan güveni zedeleme bakımından oldukça kritik bir durumu da var. Bekleyip göreceğiz.”
* “MGV kökenli bir bakan ve ekibini ‘milli bir eğitim’ ve milletimiz için önemli bir fırsat olarak görüyoruz. İçerikle ilgili değişiklik hazırlığı duyumlarımız var ama henüz bir yansımasını göremedik. Takipçisi olmaya devam edeceğiz.”
* “Milli Şuur dergisi olarak inanç, kültür ve medeniyetimize yaraşır özgün bir eğitim için elimizden gelen çabayı göstermeye, katkı vermeye devam edeceğimizi bir kere daha ifade ediyoruz.”
***
Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’den bahsetmişken…
Merak ettim; Yusuf Tekin Bey acaba Numan Gökmen liderliğindeki ÖĞ-DER heyetini kabul edip eğitime ilişkin teklif ve önerilerini dinledi mi, acaba?

“KARMA EĞİTİM BÜYÜK BİR YANLIŞTIR!”
Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞ-DER) tarafından yayınlanan Milli Şuur dergisinin son sayısında önemli konulara değiniliyor. Bazı dosyalar şöyle;
* Kur'an, Eğitim ve Kavramlar: Materyalist eğitim bir cehalet ve inkâr eğitimidir.
* Emperyalizm ve Eğitim: Fıtrat eğitiminin en önemli parametrelerinden biri de ahiret inancını yerleştirmesidir.
* Kıyafetli Eğitim mi Toplumu Etkiledi?: Dış görünüşüyle bu kadar uğraşan içini güzelleştirmeye zaman bulamaz!
* Eğitim-Öğretimde Cinsiyet Ayrımcılığı: Yaratılışları farklı olan kadın ve erkeklerin eşitliğini istemek ve beklemek ne derece doğrudur?
* Eğitim ve Öğretim Nasıl Olmalı: Otoriteden alınan eğitim, alanında uzmanlaşmış kişilerden alınan eğitim anlamına gelir.
* İdeoloji ve Ahlâk Kıskacında Karma Eğitim: Batılı bilim adamlarının da tespit ettiği gibi, karma eğitim büyük bir yanlıştır.
* Karma Eğitim Başarılı mı?: Dişi ve eril beynin kimyasal yapıları farklıdır. Her düzeyde kızlar daha başarılıdır.
* Arapça Öğretiminin Yöntem Sorunları ve Çözümleri: Dil bilgisini gerçek verimlilikte kullanır ve sıra dışı dil bilgisi hataları yapmaz.
* Peygamberimizin (S.A.V.) Ruhaniyeti ile Kur’ân ve Sünnet Üzerine Bir Söyleşi: “Sünnet, Kur’ân’ın açıklayıcısıdır. Fakat Kur’ân, sünnetin açıklayıcısı değildir.”
* Gümüşhanevî Dergâhı Ahmet Ziyaeddin Gümüşhanevî: Nihaî hedefi; fikriyle, imanıyla ahlâkıyla kemale ermiş şuurlu Müslümanlardan oluşan bir İslam toplumu inşa etmektir.
* Kötü Dil Nesli de, Nefsi de İfsad Eder: Asıl garabet ise hislerin, aklın ve inancın önüne geçmesi, yalanlara ve yanlışlara alkış tutulmasıdır.
***
Diğer sayılarda olduğu gibi, Milli Şuur dergisinin son sayısı da dopdolu, muhtevası da zengin mi zengin...
Eğitime ilişkin “önce ahlâk ve maneviyat” bakışının ne demek olduğunu, milli bilinç ve şuurun nasıl kazanılması gerektiğini, Erbakan Hoca’mızın ortaya koyduğu eğitim hedeflerini Milli Şuur dergisi çok net bir bakış açısıyla koyuyor, ortaya. Tebrikler…
EĞİTİM VE ÖĞRETİM NASIL OLMALI?
Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞ-DER) tarafından yayınlanan Milli Şuur dergisinin son sayısında dikkat çeken dosyalardan biri, Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Doğan’a ait.
Süleyman Doğan, yazısında, “Eğitim ve öğretim nasıl olmalı?” sorusuna cevap arıyor. Okuyalım;
* “Eğitim sadece okulda öğrencilere öğretilen veya ezberletilen konulardan ibaret değildir. Bireyin fikir ve düşünce dünyasına, bilgi birikimine ve deneyimlerine katkıda bulunan her şey eğitim olarak adlandırılabilir. Bu durumda eğitim insan beyninin dış dünyayı kavrayabildiği andan itibaren başlar ve hayatı boyunca devam eder.”
*“Anne babanın çocuğuna oyuncaklarını paylaşması gerektiğini öğretmesi de eğitim olarak adlandırılabilir; üniversiteli bir gencin profesörlerden akademik bilgiler alması da eğitim olarak adlandırılabilir; 80 yaşındaki bir ihtiyarın online bankacılık öğrenmesi de eğitim olarak adlandırılabilir.”
* “Empati kurma yetisi, bireylerin vicdan sahibi olmasında en önemli etkenlerden birisidir. Anne ve babalar çocuklarına empati kurmayı düzgün bir şekilde öğretmeli, çocuklarının vicdan sahibi bireyler olarak yetişmelerini sağlamalıdır.”
*“Ailesiyle kaliteli vakit geçiren, ailesinden dengeli bir sevgi gören, doğru miktarda özgüven sahibi olması sağlanmış, sorumluluk bilincine sahip, empati kurma yetisi olan, vicdan sahibi olan, güzel ahlâklı bir bireyin yetişmesi aile tarafından verilecek ideal eğitimin sonucudur.”
* “İnsanın buhranını, sömürüyü, çağdaş adaletsizlikleri çağın ruhuna nüfuz ederek sorgulayan bir medeniyetin, bir değerler sisteminin yeniden dirilişini tartışmalıyız. Batı’yı iyi ve doğru anlamak gerekir…”
***
Dosyaların tümünü Milli Şuur dergisinden okuyabilirsiniz…
BİR KÜÇÜK SORU!
Milli Şuur dergisinin son sayısındaki “Arapça Öğretiminin Yöntem Sorunları ve Çözümleri” başlıklı dosyaya dikkat çekerek bir soru sormak isterim;
* İmam Hatip Lisesi’nde 7 sene boyunca Arapça dersi gördük. Ama Arapça öğrenemedik! İmam Hatip Lisesi’nde 7 sene, ardından da üniversitede 4 sene, toplamda 11 sene İngilizce dersi gördük. Ama İngilizce öğrenemedik! Çok ama çok tuhaf değil mi? Neden acaba? Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinin bu soruya ve çözüm yollarına da eğilmelerinde kanaatimce yarar var…