YÜZLERCE yıldır bölgede olan Müslümanların aklına
gelmemiş miydi ki binlerce yıllık tarihi heykelleri kırmak, 3 bin yıllık
Süryani antik kenti Nimrud u dozerlerle yıkmak, Asur döneminden kalma, binlerce
yıllık antik yerleşkeyi tarumar etmek, kayıtlara geçmekte.
Asırlardır herkes geçmişin eserlerini saygı ile korudu
ise bugün niye heykeller kırılıp antik kentler dozerlerle sürülmekte.
İnsanlık nefesini tutmuş korku ile izlemekte, videolar
eşliğinde kafalar kesilmekte, küçük çocuklar infazcı olarak kullanılmakta.
Ne ki bu korku, gerilim, ürkünç görüntüler bile örgüte
sempati duyanların sayısını azaltmamakta.
Yüzlerce genç yabancı savaşçı , ülkelerini, rahat
hayatlarını terk edip örgüte katılabilmekte.
ABD nin, Irak ve Afganistan ı işgalinin demokrasi
getirmek değil vahşice bir katliam olduğunu gören bu gençler, adeta kanı kanla
yıkamaya kalkışmakta.
Guantanamo ve Ebu Gureyb hapishanelerindeki ABD
işkenceleri de, zalim imparatorluğa başkaldırıyı hızlandırdı.
Kendi ifadeleri ile: Medyanın uydurduğu yalanları duymak
istemeyip işkenceciler için tek yolun silah olduğunu, bu gaddar sistemi
devirmek için daha büyük bir devrime inanan ve bu uğurda ölmek için yola çıkan
gençler.
Aslında sahnede görünenler onlar olsa da; perde gerisinde
çok daha kanlı bir proje, çoktan uygulamaya konmuş bile.
Suriye ve Irak tarihinde bu kadar karışık olmamıştı. Bu
bize bin bilinmezli kargaşa gözükse de, bu projeyi hazırlayanlar pipolarının
dumanını çoktandır keyifle savurmakta.
Artık bize düşen, sınırımızda açılmış savaş cephelerinden
birini beğenmek zorunda bırakılmak.
Irak ın kumaşından yola çıkan proje, bu kumaştaki Şii
motiflerle, Sünni desenleri çarpıştırmaktan haz duymakta.
İran da IŞİD benzeri örgütünü çok kısa sürede kuruyor,
adını İran-Şam İslam Devleti veriyor.
Eline son sistem silahları, kaleşnikof, sniper, roketatar
verip Kerbela-Necef kültürünü korumak, IŞİD in ümüğünü sıkmak için
Mezopotamya ya yolluyor.
Artık kim ne kadar keskin nişancıları ile insan öldürüp
yok edip yakıp yıkarsa başarı sayılıyor.
Milyonlarca dolar harcanarak binlerce ağır silahlı
militan, insanlığın kökünü kurutmak için Mezopotamya nın altını üstüne
getirecek.
Herkes birbirinin değerinden daha fazla nefret edecek.
Güçlerimizi birleştireceğimize biraz daha parçalanıp un
ufak olacağız.
Onlar ilkel bir kinle çarpışırken biz de çarpılacağız.
Dünya buna bir çözüm bulamayacak, Müslümanlar
konforlarından vazgeçmeyecek, daha çok mazlum ölecek.
Mezopotamya da nergisler, zerrinler açmayacak.
Ayrık otları bile başını uzatamayacak kan ve barut
kokusundan.
Binlerce yılın sanat eserleri daha çok yıkılacak.
İnsanlık daha fazla kaybedecek.
Kazanan kimse olmayacak.