Geriye dönüp baktığımda kendilerinden feyz aldığım bir

takım muhterem şahıslar görmekteyim. Hepsinin olmasa bile bir kısmının

isimlerini zikretmeyi bir vefa borcu bilirim.

1. MUALLİM MAHİR İZ beyefendi. Kendisini liseden mezun

olduktan sonra tanıdım.  Okulda öğrencisi

olmadım ama ondan çok feyz aldım. Hayatım boyunca gördüğüm çok yüksek, çok

faziletli, büyük meziyet ve hasletleri olan bir zattı. 1952 den Türkiye yi terk

ettiğim 1969 a kadar on yedi yıl ona mülazemet ettim. Defalarca evine gittim.

Yemeğini yedim, çayını içtim, sohbetlerinde bulundum. 1952-56 yılları esnasında

Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi ndeki talebeliğim sırasında bendenizi değerli

mektuplarıyla şereflendirdi. On yedi yıl boyunca bir kere bile hem baba, hem

anne tarafından seyyid olduğunu söylemedi. Muhterem pederleri Medine de kadılık

yapmış. Onun ahlak ve karakterini anlatabilmek için, her ay, yegâne geçim

kaynağı olan maaşını aldığında bunun kırkta birini sadaka olarak dağıttığını

söylemek yeterlidir. Türkçe yi çok iyi bilirdi Bir kere bile gıybet ettiğini,

bir kimseyi arkasından çekiştirdiğini duymamışımdır. Gençliğimizde kıymetini

bilemedik. Allah rahmet eylesin.

2. Ord.  Prof. Dr.

ALİ FUAT BAŞGİL beyefendi. Doğum yeri Samsun Çarşamba idi ama gerçek bir

İstanbul beyefendisiydi İstanbul terbiyesi, görgüsü, nezaketi, kibarlığı

ondaydı. Ziyaretine gittiğimizde torunu yaşındaki öğrencilere bile beyefendi

diye hitap ederdi. Şöhreti, nüfuzu, tesiri üniversite bahçesinden taşmış,

yayladaki çobanlara kadar bütün yurdu kaplamıştı. Türkiye nin dördüncü

cumhurbaşkanı olacaktı ama sefil darbeciler onu ölümle tehdit ederek İsviçre ye

sürmüşlerdi. Değerli refikası Nüvide hanımefendi de asaletli bir hanımefendi idi.

Kültürlüydü, millî kimliğine bağlıydı, âdildi insaflıydı. Yerini doldurmak çok

zordur.

3. İstanbul Müftüsü ve Diyanet İşleri Başkanı Erzurumlu

dersiamdan ÖMER NASUHİ BİLMEN Efendi hazretleri. Bu zatın ilme, irfana, ümmete

yaptığı hizmetler saymakla bitirilemez. Yıl 1949 Ezan-ı Muhammedi (Salat ve

selam olsun ona) okumak yasak İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi onun

Hukuk-i İslamiyye ve Istılahat-ı Fıkhıyye Kamusu adlı muhalled ve muhteşem

eserinin birinci cildini yayınlamıştı. Hem de İstanbul Üniversitesi Rektörü

Ord. Prof. Dr. Sıddık Sami Onar ın İstikbalin kanun vazıları, hazırlayacakları

kanunları bu kitaptan çıkartacaklardır sözüyle. Sıddık Sami ye bu sözü

söyletmek başlı başına bir keramet ve fazilettir. Diyanet İşleri

Başkanlığı ndaki kısa Fransızca mütercimliğim esnasında hazretin hususi kalem

müdürlüğünü yapmıştım. Osmanlı Devleti yıkılış devrinde bile ne büyük ulema ve

fukaha yetiştirmiş. Ömer Nasuhi Efendi medrese talebesiyken bir roman yazmış,

bir de matbu Farisî divanı vardır.

4. Üstadları sayarken NECİP FAZIL KISAKÜREK ten

bahsetmemek mümkün mü Necip Fazıl Şeyh Abdülhakim Arvasî hazretlerinin

nazarıyla hidayete kavuşmuş büyük fikir adamı, büyük şair, büyük edip idi. Onun

için tek başına bir ümmet denilse şayestedir. Büyük hizmetleri dokunmuştur.

Benim üzerimde çok hakkı vardır. Rahmet ve minnetle anıyorum.

5. Gazetecilikte ilk üstadım Sebilürreşad mecmuası ve

Asar-ı İlmiye Kütüphanesi sahibi Serezli EŞREF EDİP beydir. Galatasaray

Lisesi nde talebe iken ilk yazım, 1951 de Sebilürreşad da basıldı. Eşref bey

sabrın, sebatın, azmin mücessem heykeli idi. Doksan küsur yaşında bir hastahane

odasında vefat ettiğinde yatağına bitişik etajerin çekmecesinde son makalesinin

müsveddeleri varmış.

6. BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ hazretlerinden çok şeyler öğrendim.

İstanbul a geldiğinde kendisini ziyaret etmekle şereflendim. Onun Risale-i

Nurları başlı başına iman, İslam, Kur an hizmetleri mektebi idi. Kendileri

ihlasın mücessem timsaliydi. En karanlık günlerde, en ağır zulümler ve baskılar

altında büyük fütuhata nail olmuştur.

7. Talebelik yıllarımda büyük fıkıhçılarımızdan eski

Amasya kadısı, Temyiz Mahkemesi daire başkanlığından emekli üstad ALİ HİMMET

BERKİ yi ziyaret ederdim.

8. NURETTİN TOPÇU. Son derece kültürlü, ahlaklı,

karakterli, iffetli bir üstad idi. Yeni İstiklal e makaleler lütfederdi.

Kendisini Çemberlitaş tan Kadırga ya inen cadde kenarında Şatır sokaktaki

mütevazı devlethanesinde ziyaret ederdim.

9. HASAN BASRİ ÇANTAY. Meal sahibi, edip ve nezih bir

zattı. İlk Büyük Millet Meclisi nde Karesi mebusluğu yapmıştı. Müşkillerimizi

ona danışırdık.

10. CELALEDDİN ÖKTEM hocaefendi. Ayaklı kütüphane idi.

Dini konularda bilmediği yoktu. Sohbetlerinden yararlanır, müstenir olurduk.

11. ŞEYH MUHAMMED ZAİD KOTKU hazretleri. Onun imamlık

yaptığı İskenderpaşa Camii Türkiye nin her yerine nurlar saçan bir mabetti ve

günün beş vaktinde lebalep cemaatle dolu olurdu. İrşad sahibi, ehl-i sohbet,

ehl-i dua, mübarek bir zat idi.

12. Adanalı MAHMUD SAMİ Efendi hazretleri. Gizli bir

hazine idi. Büyük manevi hizmetleri olmuştur. Sessiz sedasız, mütevazı.

Mâneviyat âleminin sultanlarındandır.

13. Karagümrük Cerrahi Tekkesi postnişini ve sahhaflar

şeyhi MUZAFFER OZAK. Yurtiçinde ve yurtdışında çok hizmeti ve himmeti olmuştur.

En karanlık günlerde meydan açmış, zikrullah yaptırmıştır.

14. Medineli üstad ALİ ULVİ KURUCU. Sohbetlerinden

yararlandığım irfan ve feyiz sahibi bir zat-ı muhterem idi.

15. Beyazıt Camii imamlarından ABDURRAHMAN GÜRSES.

Sağlığında kıymeti yeteri kadar bilinemedi ama vefatından sonra cami imamı

nasıl olurmuş anlaşılmıştı

16. Sultanahmed Camii imamı mazanne-i kiramdan GÖNENLİ

MEHMED Efendi hazretleri. O da gizli hazinelerdendi. Takva ve keramet sahibi

idi. Nazarı ve nefesi kuvvetli idi. Arkasında çok namaz kılmışımdır.

17. Bulgaristanlı, Ezherî AHMED DAVUDOĞLU hocaefendi.

Bulgaristan da kızılların, Türkiye de Kemalîlerin hışmına uğramıştı. Konya da

yaptığı bir konuşmasındaki şer î nikah ile ilgili doğru beyanları üzerine ağır

ceza mahkemesine verilmiş, ağır hapis cezasına çarptırılmış, zindana atılmıştı.

Ehl-i Sünneti müdafaa etmiş, ehl-i bid atired cerh ve ibtal etmiştir.

Yakın tarihte gerek bendenize, gerekse Ümmet-i Muhammed e

(Salat ve selam olsun ona) hizmet etmiş bütün hocaları, şeyhleri, üstadları,

muallimleri, edipleri, minnet ve şükranla anıyor kendilerine rahmet diliyorum.

(Merhum ve mağfur Silistreli Şeyh SÜLEYMAN HİLMİ Efendi

hazretleriyle şahsen görüşmedim ama büyük hizmetleri dolayısıyla bu sütunlarda

kendisini minnet ve şükran ile anıyorum.)

15.03.2015