Hakan Fidan Üstüne Tezler

İstifa etti, milletvekili adayı olmak istedi.

Neden Cumhurbaşkanı Erdoğan medya üstünden iletti ona mesajını Kırgınım diyerek ..

Herkesin duymasından beklenen ne idi MİT Başkanlığı boşaldı. Fidan ın dönmesi kırgınlık düşünülürse zor olduğuna göre, ortaya çıksın yeni adaylar veya Cumhurbaşkanından başka birşey söylemek isteyen var mı Çekinilecek bir durum yok, konuşulsun, mu istedi Erdoğan ve hükumeti

- Ne oldu da herkeste bir Fidan dikme aşkı, şevki başladı, Hıdır kardeş

- Bizim Kemal ve adamları da farkında bunun. İktidara geldiğimizde şimdi dikilen bütün Fidanları Yalovalılara kestireceğiz; asırlık çınar olsalar bile, diyorlar.

Hiçbir isim çıkmadı ne muhalefetten, ne de medyanın kalemşörlerinden. Kimse Fidan ın yerine şu kişi olabilir veya uygundur demedi, yazmadı, teklif etmedi.

O eski savcı fezlekelerinden başka bir fikir beyan eden, bir yorum yapan da olmadı geçmiş icraatları için Fidan ın.

Meclis e gelmesi istenmedi, sonra bakan olabileceği, başbakan olabileceği ihtimali düşünülerek..

Bu şu demekti: Muhalefet partileri gelecekte kendilerinden umutlu değiller.

Bir AKP li de çıkıp şunu demedi: Partimizden kimin aday olacağına siz mi karar vereceksiniz

Netice: Hakan Fidan tekrar MİT in başına getirildi.

Muhalefetten oraya da itirazı var:

Dönmemeli

Yaklaşık bir aydır MİT dışında olan Hakan Fidan ın yeni öğrendiklerinden mi çekiniyorlar

İkinci soru da şu: Milletvekili olmasın, MİT e dönmesin. Peki ne olmasını istiyorsunuz Hiçbirşey olmadan özgür, özgür dolaşsın. Muhalefetin iktidardan fazla hakkı olduğunu göstermez mi bu durum.

Halbuki bu olayın analizi şöyle yapılmalı idi:

Gül ün Meclis e gelme ihtimali ortadan kalktığına göre, Fidan işinin başına dönmüştür. Cemiyetcilik oyunları ndan çekinmiştir iktidar tarafı. Refah Partisi ne grup başkan vekili yapılan İ.K. nın partiyi bölme çalışmaları yapmasını hatırlayın..

Hakan Fidan ın çok adı geçti ama, anlatılmak istenen Gül dü.

Erdoğan tedbirini aldı da denebilir. Ama şimdilik..

Saadet Partisi Meclis te olacağına göre.. AKP bu hesaplarını daha çok değiştirecektir.

Bugüne kadar kazananın yanında olanları yeni kazanan olanlar yanlarında isterler mi

Bu sorunun cevabı da çok eğlenceli olacak

Sayın Abdullah Ve The Şapgalı Baba

Köşküne Vardım Fincan Elinde

- Sayın Abdullah nasılsın Binaenaleyh ellerin böyle boş boş mu kalacaktı

- Bir elim boş değil the şapgalı baba. Huber köşkünün kahve fincanını tutuyorum.

- Ben senin ne tuttuğunu sormadım sayın Abdullah. Binaenaleyh seni niye tutmuyorlar, eline niye bir aday müracaatı formu tutturmuyorlar, onu merak ettim

- Beni bir sen merak ediyorsun the şapgalı baba. Bir tek sen, yanıyor mu huber köşkünün lambası diye soruyorsun.

- Benimki meraktan değil sayın Abdullah; kulaktan kulaktan.. Binaenaleyh kulaktan dolma haberlere kulak asmak fevkalade yanlıştır, hatadır, ayıptır.

- Asmadım, kulağıma küpe yaptım the şapgalı baba.

- Küpe ne yaptın sayın Abdullah Küpe ne koydun Binaenaleyh küplerin o benim küpüm, şu senin küpün denilerek paylaşılması fevkalade hatadır, yanlıştır, ayıptır.

- Bana bir şey düşmedi the şapgalı baba. Beni aday bile yapmıyorlar. Ben de kulağıma küpe olsun dedim.

- Bunu önce düşünecektin sayın Abdullah. Binaenaleyh beni örnek alacaktın. Beni örnek alman fevkalade kazançlı olman, karlı olman, alacaklı olman demektir.

- Seni numune aldım the şapgalı baba. Müracaat formunu Ahmet ten mi alacaktım.

- Benim neremden numune aldın, neyimi numune aldın Binaenaleyh Süleyman var Şubatlardan içeri, Süleymandan içeri

- Ben Şubat tan çıktım ama içeri girmek istemiyorum. The şapgalı baba. Ben de senin gibi yedi kere filan gelmek istiyorum.

- Nereye gittin, nerden geleceksin Binaenaleyh geldiğinde ne olacaksın

- Milletvekili olacaktım.

- Sonra..

- Bakan olacaktım.

- Sonra..

- Başbakan olacaktım.

- Sonra..

- Ben de sarayda oturacaktım.

- Senin sadece oturmak alışkanlığın mı oldu Binaenaleyh onun için mi gittiğin yerde hep oturuyorsun. Oturacaksın, oturacaksın da ne olacaksın

- Artık aday bile olamıyorum the şapgalı Baba. Seni numune almıştım halbuki.

- Kabahat benim mi oldu sayın Abdullah Beni örnek alman demek, partini kapatman demekti. Binaenaleyh ben öyle yaptım. Aday yapmadılar diye ağlamadım, sızlamadım, dövünmedim. İnsanın kendini düşünmesi, milletini düşünmemesi, sırtından düşmemesi fevkalade hatadır, yanlıştır, günahtır.

İyi tarafı

Bir 12 Mart daha geçti.

Bizim Adnan Öksüz unutma, unutturma diye yazmış.

Ben de bilinmesi gereken bir gerçeği bir kere daha yazmak istiyorum. Geleceğin Milli Görüşçü sosyologlarından çok ümitliyim ve onlara not olsun istiyorum.

12 Mart muhtırasının bu ülkeye, görülmek istenmeyen bir iyiliği olmuştur.

İsmet İnönü ne siyaseti bıraktırmak.

12 Mart ın içinde, 27 Mayıs ta olduğu kadar bulunmasa da, beklentisi aynı idi İnönü nün.

Başbakan olmak!..

Lakin 12 Mart cılar, 27 Mayıs cılar kadar saygılı olmadılar paşa larına..

İhtilal yaptık, gel başbakan ol, diyen 27 Mayıs cıları bilmiyorlarmış gibi davrandılar.

Teklif dahi etmediler.

Üstelik, partisinin elemanı olan, fakat anlaşmakta çok zorlandığı adamı Nihat Erim i başbakan yaptılar.

İnönü yıklımştı.

Erim in başarısız olacağını da biliyordu. Ondan sonra yapılacak bir başbakanlık teklifini kabul etmek ise yakışmayacaktı. İhtilallerinden ve astıklarından belli olurdu bir ihtilalci. 27 Mayıs nere, bunlar nere.. Diye düşündü ve partisini Ecevit e bırakarak senato da oturmaya geçti.

12 Mart cılar, herkesteki İnönü CHP nin başında ölecek kanısını yıktılar. Siyasetten de uzaklaştırdılar.

Bu dahi bir iyilik değil mi

Yeni İtirafcılar

- Ben bu partinin kurucularındanım.

Abdullah Gül gazetecilere söylemiş bunu. Bu parti dediği, iktidardaki AKP.

AKP yi tutan fakat kendisine ılık bakmayan gazetecilere söylediğini tahmin ediyoruz; o anda karşısında kim vardı, bilmesek de

Zira ince bir sitem var sözünde.

Bir AKP kurucusunun yıllar sonra bunu hatırlatmaya çalışması, bir acılık vermedi mi sizin tat alma organınıza da..

Elbette bu deyişi, rahmetli üstadın Boyu posu altıkulaç devrilesice diye ilendiği o eski AKP linin deyişi ile bir tutmayız; kelimesi kelimesine aynı cümle çıkmış olsa da ağızlarından.

- Ben bu partinin kurucularındanım.

Yakında çok kişilerden duyacağız bu yakınmaları, acındırmaları, merhamete çağırmaları..

Benim öğrenmek istediğim başka.

AKP nin kurucularından olmasına ragmen neden bir kere bile böyle konuşmadı A.Latif Şener.

Ha, sahi şimdi o Esad a konuk olmanın ötesinde nerdedir ve nerde duruyordur.

AKP yi kuranlardan olanı bir kenara koyun, bulaşanlardan olanların zararı daha hesaplanmadı bu ülkede.

İnad-ı Kemal

Bizim yahudiler veya diğer dinlerin inananları hakkında alay içeren fıkra uydurmak, üretmek gibi bir niyetimiz ve gayretimiz hiç olmadı.

Zaman zaman bu sayfada yayınladığımız ve içinde genellikle yahudi geçen fıkraları geçmişin CHP yayın organı dergilerinden aldık. Hem o günlerin sosyal hayatı üstüne bir fikri olsun okuyucularımızın istedik, hem de günümüze nasıl uyarlanırsa bu fıkralar yerini bulur, bir düşünsünler dedik.

Spor Olsun

Müsademe-i Efkar Barika-i Hakikat

Galatasaray keşke 3-0 yenilseydi de aslanlar gibi oynamış olsaydı.

GS li Gökmen ÖZDENAK

Derbinin en muhteşem yorumudur bu. Anlayana sivrisinek saz ama, davul zurnasını biz çalalım; Telegol cüler dahi Ne demek itirazındaydılar zira.

GS niçin aslanlar gibi oynamadı

Maçın hakeminden dolayı.

GS futbolcuları bilseydi ve inansaydılarki, hakem Cüneyt Ç. dengeli ve tarafsız olacak, bir önceki derbide olduğu gibi olmayacak; yahut Avrupalı bir hakem altılısı olsaydı sahada, neler mi olurdu

Burak, o aşırtma vuruşunu  kaleye yapardı. Fırsatlar gani, ilki bu.. Bir sonrakini muhakkak gol yaparım, düşüncesinde olmayacak, konsantrasyonu tam olacaktı.

Selçuk, Volkan ın boşalttığı kaleye, Volkan ın ulaşmasının mümkün olmayacağı bir vuruşu yapabilirdi. Ama onun ayaklarında da acele etme prangası vardı.

Test edilmişti hakem Cüneyt Ç. Bizzat Selçuk tarafından edilmişti hem de.. Diego ya ceza sahası önünde yaptığı o faul, test sorusu idi. Hakem Cüneyt Ç. okudu bunu ve cevabını düdük çalmayarak verdi. GS li futbolcular işte bu noktada aslanlar gibi oynamamıza gerek yok kanısına vardılar. Bize düdük yoksa, 3 yememiz de sözkonusu değildir.

Yavuz eski hakemler, Çulcu çaputcu eski hakemler nasıl olsa görecekleri kartların kırmızı olmamasının yasalara tam uygun olduğuna yemin edecekler tv kanallarında, gövdelerini basacaklar inandıkları kitaplara. Taş olanı mı var içlerinde

Olcan ın Gökhan a yaptığı hareketin kartlık faul olduğunu hakem Cüneyt Ç. biliyordu. Lakin Olcan ın garanti vermiştin hani, diyerek üstüne yürümesi ihtimali öttürtmedi düdüğünü.

Gerçi iyi de oldu. Selçuk un Diego ya hareketini, Türkiye de yabancı futbolcuların başarılı olmasını istemediklerinden.. diye yorumlamaya niyetlenen Batı basınına, bu düşüncelerinin doğru olmayabileceği kuşkusunu düşürdü. Gökhan hem Türk, hem Diego dan daha ağır bir darbenin mağduru..

Muslera da da var mı idi hakem Cüneyt Ç. Ile ilgili o kanaat kompleksi, denirse, kesin cevap şöyle olur: Muslera değil ama, o golü yememeliydi diyen her ünlü yorumcularda vardı.

FB golü, açık ve net hazırlanıp atılmıştı. Herkes görmüştü hakem Cüneyt Ç. nin hiçbirşey yapamayacağını.

Sabri neredeydi sorusu, golü önleyeceğine inanmaktan ziyade, hakeme yardımcı olabilirdi dileklerinin Türkçe ifadesidir.

Duygun Yarsuvat Başkanın Gelenek bozulmadı yorumunu, hakem Cüneyt Ç. beklentisindekilerin yüzünü okşaması olarak anlarsa insanlar, FB nin büyüklüğünün yanında, Başkan Yarsuvat ın da büyüklüğünü kabul etmiş olurlar.

Bu derbi böyle okunmalıdır.

Öyle Olmadı, Böyle Olacak

Omuzunda baltası, baında kukuletası, gidiyor! Gözleri çakmak çakmak. (Resim 1)

Omuzunda baltası, başında kukuletası, merdivenleri iniyor. Niçin iniyor merdivenleri Çünkü o yüksek bir yerde bulunuyordu. İcraata gittiği yer ise daha aşağılarda bir yerdi. Seviye farkı yani. (Resim 2)

Omuzunda baltası, başında kukuletası, hala gidiyor. Gözleri daha da çakmak, çakmak. (Resim 3)

Artık klasikler sınıfına girmiş altmış yaş üzerindeki bu italyan karikatürüne baktığımda ben, tekin görünmeyen bu baltalı erkeği, CHP nin kahramanı Gürsel Tekin e çok benzettim.

Gazetelerin tamamına el koyacağını ilan eden ve taraftarlarına bunu garanti eden Kılıçdaroğlu yardımcısı Gürsel Tekin bey e niçin benzettiğimi düşündüm sonra.

Bakışlardan benzetmiştim.

İki bakışın kin ve nefretle doluluğu ancak bu kadar paralellik arzedebilirdi.

Resim 1,2 ve 3 ü CHP nin erkek sözcüsü olarak düşünün. Günlerden 8 Haziran sa, düşünmeniz daha da kolaylaşır.

Baltalı kahraman Gürsel Tekin bey gazetelere el koymaya gidiyor!

Fakat o da ne Odun peşinde adam yahu. (Resim4)

Günlerden 8 Haziran dır dedik. El koyma niyetleri değişmiştir. Ortalığı ateşe vermek kararı almışlardır. Hazırlıkları bu yöndedir.

Bu haziranda düştükleri yeri mi yakacaklar Yoksa cirimleri kadar mı yer yakacaklar

İtalyan karikaturist diyorki: Onu da siz bilin!