BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM;
ERBAKAN Hoca nın şu sözleri onun çetin bir mücadeleden
yüz akıyla çıktığının belgesidir:
- Asıl marifet, yük altında ve hizmet esnasında sadık ve
sağlam kalabilmektir. Yoksa çay sohbetlerinde, edebiyat kürsülerinde
kahramanlık satmak kolaydır.
Hoca, yalnız bir fikir adamı değil; aynı zamanda canla
başla çalışarak o fikirleri hayata geçirme mücadelesi veren kurmay bir
liderdir. İçte ve dıştaki amansız saldırı ve engellemelere karşı sağlam
maneviyatı ve tevekkülüyle direnmesini bildi.
O, manevi derinliği olan bir insandı. İyi bir aile
eğitiminden geçti. Ağır Ceza Reisi olan babası Mehmet Sabri Bey, Osmanlı nın
son döneminde iyi bir eğitim ve terbiye alma fırsatı bulmuştu. Annesi Kamer
Hanım Sinoplu Seyyit Bilal Efendi nin torunu olup; Şeyh Şamil kanalından
soyunun Allah Resulü ne (sav) dayandığı anlatılır.
Yetişme tarzı, onun manevi ilimlere meyletmesini sağladı.
Pek çok hoca efendiden ders aldı. İstanbul Erkek Lisesi yıllarında Gümüşhanevi
Dergahı nın önde gelen şeyhlerinden Hacı Hasip Efendi ve Abdülaziz Bekkine
Hazretleri nin; üniversite yıllarında da Mehmet Zahit Kotku nun (ks)
Zeyrek teki Ümmü Gülsüm Camii ve Fatih İskenderpaşa Camii ndeki sohbetlerine
devam etti.
Gittiği il ve ilçelerde oranın maneviyat erlerini sorar,
onların dua ve tavsiyelerini aldıktan sonra siyasi çalışmalarına devam ederdi.
Temiz fıtratı, iyi bir aile eğitimi alması, kamil
mürşitler elinde yetişmesi, Allah dostlarıyla irtibat hainde olması onu tam bir
maneviyat eri haline getirdi. Dağ misali çetin engelleri aşabilmesinin temel
sebebi buydu!
EFENDİMİZ İ (sav)
ÖRNEK ALDI
İSLAM I tasavvuf boyutuyla yaşaması sabır ve tevekkülünü
artırdı. İnancını ciddiye aldı, ona uymakta titizlik gösterdi. Kur an-ı
Kerim in büyük bir bölümünü; Ramuz-ul Ehadis adlı Hadis kitabının tamamını ezberledi.
Hocası, Erbakan için, O bir Hadis alimidir derdi.
Allah Resulü nü (sav) örnek aldı. O nun (sav) yolunu
izledi. O nun (sav) ismini büyük bir edep ve hürmetle anarken adeta bir haşyet
hali yaşardı. 35 yıl onun Özel Kalem Müdürlüğü görevinde bulunmuş İbrahim Titiz
Bey onun bu özelliğini şöyle anlatır:
- Efendimizi, aleyhisalatü ve sselam diyerek ismini
öylesine içten ve onun
huzurundaymış gibi anardı ki; biz, yoksa Allah Resulü
(sav) aramızda mı, diyerek etrafımıza bakma durumunda kalırdık.
Hangi kademede olursa olsun, bir kez olsun aşağılık
kompleksine kapılmadı. İslam ahlakını şerefle taşıdı; en güzel temsil etmeye
çalıştı.
Başbakanlığı döneminde bazı bakan arkadaşlarıyla yemek
yiyorlardı. Yediği yemeğin tabağını iyice sünnetlemiş, tabak sanki yıkanmış
görünüme gelmişti. Bu durum, DYP kanadından Devlet Bakanı merhum Yıldırım
Aktuna nın dikkatini çekti. Ona takıldı:
- Sayın Başkan, bulaşıkçıya bir şey bırakmamışsınız
Hoca vakarla cevap verdi:
- Ben Allah Resulü nün (sav) bulaşıkçısıyım!
BESMELESİZ İŞ
YAPMAZDI
ERBAKAN Hoca, her işine besmeleyle başlar, besmelesiz bir
şey yazmazdı. Uzun süre mesai arkadaşlığı yapmış Şevket Kazan Bey der ki:
Erbakan Hocamız müsvedde de olsa bir kağıda besmelesiz yazı yazmazdı. Kağıdı
önüne alır, sağ üst köşesine hattatların bildiği bismihi işaretini koyardı.
Bakanlar Kurulu kararnamelerinin üst kısmına, kimsenin fark etmeyeceği şekilde
bismihi kordu. Besmelesiz iş yapmazdı. (Milli Gazete, 1. 3. 2012)
Besmele berekettir. İlkokuldan üniversiteye, girdiği bütün
okulları birincilikle bitirmesinin sebebi buydu! Hatta zamanının gözde
okullarından İTÜ ye, bir sınavı kazanması sonucu 2. Sınıftan başlaması
meşhurdur. Türkiye nin en genç doçenti, en genç profesörü unvanını alması da!
Manevi donanıma sahip olması ona büyük sorumluluklar
yükledi. Hocası ona Osmanlı sonrası başlayan manevi huruç hareketinin öncüsü
olma görevini layık gördü. Kendisini; çevresine, Türkiye mize, İslam âlemine,
bütün insanlığa karşı sorumlu hissetti. Bu sebeple, İnsanların hayırlısı, insanlara
faydalı olandır Hadis-i Şerif ini çok okurdu.
Besmele ve manevi donanımın bereketine bakın ki; ona
nasip olanlar, hiçbir lidere nasip olmadı. Vefatında Fatih Camii nden Merkez
Efendi arasındaki kilometrelerce yolun insan selini andırması tesadüfi değildi.
81 ilimiz ve 67 ülkede gıyabi cenaze namazları kılınması da. Hâlâ onun ruhuna
Kur an hatimleri okunmaya devam ediyor.
Yaşadığımız dünyada, bize böyle bir liderin peşine
düşmeyi nasip eden Rabbimize hamdolsun! Hepimizi, onun öncülüğünü yaptığı ulvi mücadele
uğrunda çalışıp o davayı hedefine ulaştırmayı nasip etsin!