Reklamı Kapat

Erbakan… Adil Düzen… Sömürüyü bitirmek-3

“Erbakan Hoca’mız Adil Düzen’i sömürüyü ortadan kaldırmak için kurdu” diyen Dr. Muhammed Maruf’un anlattıklarını kaldığımız yerden okumaya devam ediyoruz…

“ADİL EKONOMİK DÜZEN NEDİR?

Adil Ekonomik Düzen’in ne olduğunu anlatan Dr. Muhammed Maruf, insanlığın saadeti için fıtrata uygun bir sisteme ihtiyaç duyulduğunu belirtti: ‘Adil Ekonomik Düzen, zamanın ihtiyaçlarına cevap verebilecek İslam’ın ekonomik esaslarına dayalı bir sistem olarak ifade edilebilir. İnsanın saadetinin frekansı fıtrattır. Yani herhangi bir sistemin veya yaklaşımın insanlığın saadetine vesile olabilmesi için fıtrata uygun olması gerekir. Adil Ekonomik Düzen, her şeyden önce insan fıtratına uygun bir sistem alternatifi olma özelliğine sahiptir. Temel mefhumlara yaklaşım ve davranış modeli bakımından komünizm ve kapitalizm iki ucu ifade ederken, Adil Ekonomik Düzen fıtrata uygun orta yolu ifade etmektedir. Erbakan Hoca’mız, Adil Ekonomik Düzen’i yeryüzündeki sömürünün ortadan kaldırılması için bir alternatif olarak ortaya koydu ama ne yazık ki, Türkiye’de uygulama imkânı bulamadı. 11 aylık Refah-Yol iktidarı döneminde Adil Ekonomik Düzen’in esaslarının uygulanması için imkân bulunamadı. O dönemde Millî Görüş hareketinin ekonomik politikalarına uygun adımlarla Türkiye ekonomisini rahatlatacak adımlar atılmış ve geniş toplum kesimlerini oldukça rahatlatan, ülke ekonomisinin güçlenmesine vesile olan sonuçlar alınmıştı. Erbakan Hoca’mız Refah-Yol iktidarında Adil Ekonomik Düzen’in uygulanması konusunda ‘Refah-Yol Hükümeti döneminde Adil Düzen’in ancak kokusunu duyduk’ şeklinde bir ifade kullanmıştı.’

Millî Görüş hareketinin niçin farklı bir ekonomik model arayışı içine girdiğini anlatan Dr. Muhammed Maruf, ithal ekonomik ve finansal sistemlerle istenilen sonuçların elde edilmesinin mümkün olmadığını vurguladı: ‘Özelde Türkiye, genelde ise İslam dünyası mevcut sömürü düzeni içerisinde kendilerine biçilen edilgen rolü oynamak zorunda bırakılmıştır. Mevcut sistem içerisinde İslam ülkeleri münferit olarak atılım sağlama noktasında adımlar atmaya çalışsa da uygulanan ithal ekonomik ve finansal sistemlerle istenilen sonuçların elde edilmesi mümkün olamamıştır. İslam ülkelerinin ekonomik açıdan içinde bulundukları geri kalmışlıktan kurtulmaları ancak mevcut sömürü sisteminin kıskacından çıkmaları, paradigma değişimi ile kendi inanç ve değerleri doğrultusunda geliştirilen bir ekonomik sistemle mümkün olabilirdi. Millî Görüş hareketi tarafından ortaya konulan Adil Ekonomik Sistem, İslam dünyasına bu konuda bir değişim ve kurtuluş umudu sunmaktadır. İslam ülkeleri birlikte ortak bir irade ortaya koyarak hem İslam dünyasının hem de bütün insanlığın mevcut sömürü düzeninden kurtulmasına vesile olacak adımları birlikte atabilir. D-8 Ekonomik İş Birliği Teşkilatı’nın kuruluş gayelerinden birisi de budur kanaatimce.’

Adil Ekonomik Düzen’in üretim odaklı bir ekonomik sistem olduğunu vurgulayan Dr. Maruf, İslami anlayışa da uygun olarak dengeyi esas aldığını belirtti: ‘Adil Ekonomik Düzen tüm üretim faktörlerinin ortak olduğu ve üretim sonucunda ortaya çıkan katma değerden herkesin adil bir şekilde payını aldığı üretim odaklı bir ekonomik sistemdir. Adil Ekonomik Düzen’de emek, sermaye, doğal kaynaklar, girişimci, devlet yani üretime katkı sağlayan tüm unsurlar ortaktır, aynı hedef doğrultusunda bir araya gelmişlerdir. Komünizm ve kapitalizmde ise temel üretim faktörlerinden emek ve sermaye arasında çatışma, paylaşım kavgası vardır. Ulusların zenginliğinin temel dinamiği üretim olarak görüldüğü için Adil Ekonomik Düzen’de ekonominin tüm unsurları üretimi artıracak şekilde organize edilmiştir. Vergi ve kredi esasları başta olmak üzere tüm ekonomik düzenlemeler üretimi teşvik edici nitelikte belirlenmiştir. Adil Ekonomik Düzen, üretimi teşvik ederken tüketimde İslami anlayışa da uygun olarak dengeyi esas almaktadır. İsraf ve sınırsız tüketimin önünü kesecek düzenlemeler mevcuttur. Örneğin, kişinin katma değer üretmeden ve karşılığını kazanmadan tüketim yapmasının önü Adil Ekonomik Düzen’de kapalıdır. Tüketim amaçlı kredi kullanılamaz. Kredi ancak üretim yapılması koşulu ile kullanılabilir. Bu durum hem karşılığı kazanılmamış ölçüsüz tüketime engel olur hem de piyasa dengesinin korunmasına yardımcı olur.” (DEVAMI VAR.)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?